1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Emre: Kocaman'a abartılı bir şekilde.
Emre: Kocaman'a abartılı bir şekilde.

Emre: Kocaman'a abartılı bir şekilde.

Futbol yaşantısını İspanya 1. Ligi ''La Liga'' takımlarından Atletico Madrid'de sürdüren milli futbolcu Emre Belözoğlu, Türk futbolunun bulunduğu yerden daha yukarılara çıkabilmesi için oyuncusuyla, hocasıyla, yöneticisiyle birlikte mutlaka vites yükseltm

A+A-

Emre Belözoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu'nun aylık resmi yayın organı  Tam Saha Dergisi'nin kasım sayısında yer alan röportajında, tecrübe kadar  eğitimin de gerekliliğine inandığını anlattı.Deneyimli futbolcu, ''Tecrübe önemli elbette ama ben eğitimin de  gerekliliğine inanıyorum ve eğitim de almak istiyorum. Bu röportaj 'Ben her şeyi  biliyorum' gibi algılanmasın. Bazı cümlelere özellikle vurgu yapıyorum. Türk  futbolunun vites yükseltmesi gerektiğinin üzerinde özellikle duruyorum.  Oyuncunun, hocanın, yöneticinin vites yükseltmemesi halinde Türk futbolu böyle  rölantide kalır. Bunları söylerken, Milli Takımımızın Türkiye'de oynanan futbolun  üzerinde bir kaliteye sahip olduğuna da inanıyorum'' ifadelerini kullandı.                 

-''Herkes kendi iç muhasebesini yapacak ve vites büyütecek''-                 

Türkiye'de iki büyük takımda şampiyonluk yaşayan, faal oyuncular içinde  (A) milli formayı en fazla giyen, UEFA Kupası kaldıran, iki kez UEFA Süper Kupa  kazanan tek Türk futbolcusu olan, dünyanın en büyük üç liginde oynayan (A) Milli  Takım'ın kaptanı, faal futbolculuk hayatını noktaladıktan sonra teknik  direktörlük yapıp yapmayacağı yönündeki bir soruya, böyle bir düşüncesi  olmadığını belirterek, şöyle yanıt verdi:         ''Hocalık hedefim yok. 'Türkiye'de çok hoca var' deniyor ama ne kadar  hoca var diye düşünmek de gerekiyor. Eleştirmek haddim değil ancak Türkiye'de  hocaları, yöneticileri oyuncuları, medyayı, taraftarları nerede görüyoruz, buna  bir bakmamız gerekiyor. Ben çok hoca olduğunu düşünüyorum ama yeterli değiliz.  Futbolcu olarak da başta ben Emre Belözoğlu olmak üzere yeterli değiliz. İleriye  hedefler koymak, İtalya, İspanya, Almanya gibi Avrupa'nın istikrarlı futbol  ülkelerinden birisi olmak istiyorsak, saydığım grupların hepsinin vites büyütmesi  gerekiyor. Herkes kendi iç muhasebesini yapacak ve vites büyütecek.''                 

-''Hiç kimseye kin gütmedim''-                 

Deneyimli oyuncu, Fenerbahçe'den ayrılışıyla ilgili olarak da şunları  kaydetti: ''Dört senelik döneme baktığımızda, performans üzerinden konuşursak çok  şükür ki Fenerbahçeli taraftarların sevgisini, saygısını kazandığımı düşünüyorum.  Benim açımdan çok güzel bir dört seneydi. İçinde zorlukları da barındıran, ama  mutlulukları daha fazla olan bir dört seneydi. Dört yılın sonunda ayrılmamız  gerekiyordu, çünkü böylesi Fenerbahçe adına da Aykut Kocaman adına da daha iyi  olacaktı. Emre Belözoğlu olarak hiç kimseyle aramda kişisel bir problem  yaşamadım. Hiç kimseye kin gütmedim. Hayatta her zaman her şeyi oluruna  bıraktığım gibi bu konuyu da çözülür veya çözülmez oluruna bıraktım. Çözülmeden  devam eden bir problem olduğu için ayrılmam Fenerbahçe ve Aykut Kocaman adına da  benim adıma da doğru oldu.''                 

-Aykut Kocaman ile arasında geçenler-                 

Emre Belözoğlu, Bursaspor maçının ardından kadro dışı bırakıldığı olayda  teknik direktör Aykut Kocaman ile yaşadığı iddia edilen tartışmaya da açıklık  getirdi. Milli futbolcu, şu ifadeleri kullandı: ''Detayına girmeden anlatmam gerekirse, doğru olarak anlatılan şeyler de  var, gerçekle hiç ilgisi olmayan şeyler de var. Hocanın bana bir hareketini  yanlış anlamam ve bunun üzerine abartılı tepki göstermem var ama üzerine küfür  falan gibi konular ekleniyor; ben bunlara girmek bile istemiyorum, çünkü ben  bunları söyleyenler kadar hadsiz biri değilim. Evli ve annesine düşkün biri  olarak kiminle nasıl konuşacağımı çok iyi bilirim. Özellikle böyle hadsizlik  yapan insanlara cevap vererek hadsiz durumuna düşmek istemiyorum. Ama benim adıma  yapılan bir hata vardı ve çıkıp bu hata için her şeyden önce hocanın evine  giderek özür diledim. Bunu kadro dışı bırakılma cezamın kaldırılması için  yapmadım. Hocanın yüzüne de söylediğim gibi, 'Bir gün teknik adamlık ve  futbolculuk hayatlarımız bitebilir, o zaman karşı karşıya geldiğimizde size  sarılmak isterim' diyerek özür diledim. Tamamen insani bir özürdü bu. Hoca da sağ  olsun Fenerbahçe'nin menfaatleri adına böyle bir karar verdi. İyi de oldu. Ben de  6 ay boyunca iyi oynadım. Sonunda da bu ayrılık yaşandı. Biraz uzun anlattım ama  hiçbir şekilde beni kıran, üzen bir ayrılık olmadı. Sadece Fenerbahçeli Emre  olarak futbolu bırakmak isterdim ama hayatın neler getireceğini hesap  edemezsiniz. Böyle bir ayrılık oldu.''                

 -Sahadaki agresif halinin nedeni-                 

Emre Belözoğlu, Fenerbahçe'de oynadığı dönemde zaman zaman saha içindeki  agresif hareketleriyle ilgili soruya ise şu yanıtı verdi: ''İki futbolcunun saha içindeki tartışmasına sık sık şahit oluyor  musunuz? Oluyorsunuz. Bir oyuncunun diğerine kasıtlı sertlik yaptığına ya da iki  oyuncunun birbiriyle itişip kakıştığına şahit oluyor musunuz? Oluyorsunuz.  Futbolun içindeki olaylar bunlar. Açıkçası ben bu konularda medyadan bana  yöneltilen eleştirilerden rahatsız değilim. Şöyle değilim; 'Demek ki beni  konuştuklarında gerçekten izleniyorlar ya da beni yazdıklarında gerçekten  okunuyorlar.' Bu benim PR'ım anlamında iyidir. Ama bir yandan sizin topluma nasıl  lanse edildiğiniz de önemli. Eğer diğer yandan işinizi de kötü yaparsanız Allah  korusun. Çok şükür ben bugüne kadar işimi iyi yaptım. Bu yaşadıklarım biraz da  algıyı kontrol etmekle ilgili bir şey. Bir ben varım, bir de benim algılanmam  var. Ben bu algıyı kontrol etmek adına medyayla ilişkilerimi sıcak tutmaya  çalışmadım. Bu benim bir hatam olabilir. Türkiye'de şöyle bir şey var; oyuncular  kendi algılarını yönetemiyor, yöneticiler de süreçleri yönetemiyor. Böyle bir  durum varken, medya da zaten oluşan kaosun üzerine haberlerini inşa ediyor. Böyle  bir döngü içinde benim hatam, yönetici hatası ve medyanın da bundan beslenmesiyle  bir üçgen devam edip gidiyor. Medyanın beni böyle göstermesinde hatam yok dersem  de yalan olur.        

Ben zaten sinirli bir adamım. Bu güzel bir malzeme. Tekme yediğimde  sinirlenirim, küfür yediğimde sinirlenirim... Ama kamera benim ağzımda olur,  karşılık verince ben küfür etmiş olurum. Cangele bana boğaz kesme hareketi yapar,  aklımın ucundan geçmeyen bir harekettir, karşılık verince yine sadece ben yapmış  olurum. Halbuki bunların hepsi futbolun içinde var.''                

 -''Milli Takım'dan çok ümitliyim''-                 

Emre Belözoğlu, ''(A) Milli Futbol Takımı'nın bugünkü kadrosunun neler  yapabileceğini düşünüyorsun?'' şeklindeki bir soru üzerine, ''Böyle bir takım ilk  defa oluştu. O yüzden çok ümitliyim. Ben burada olurum veya olmam, bilmiyorum.  Çağrılırsam elbette gelirim. Ama geçirdiğim dört kamp döneminde gördüğüm şey,  Abdullah hocanın oyuncularıyla muhteşem bir iletişimi var'' dedi.        

Deneyimli oyuncu, şunları kaydetti:''Türk futbol tarihinde ilk defa bugünkü gibi bir durum var. Aslında  Fatih hoca da bir Olimpik Milli Takım serüveninin ardından çok başarılı bir (A)  Milli Takım ekibi yakalamıştı. O ekip hem Galatasaray'da hem de Milli Takım'da  çok başarılı işler yaptı. Aynı kadro Fatih hoca, Mustafa hoca ve Şenol hoca gibi  Türk futbolunun en önemli üç teknik direktörünü ortaya çıkardı. Bu grubun  içindeki oyuncular da çok karakterli adamlardı. İçlerinde bulundum ve bundan da  çok büyük bir gurur duydum. Bugünkü takımın içinde de çok değerli oyuncular var  ve bu takım çok büyük bir avantaja sahip. Genç Milli Takım düzeyindeki hocaları,  bugün de o oyuncuların başında. Abdullah hoca daha bebek denilecek yaştan  itibaren bu oyuncuların çocukluk yapılarını, karakterlerini, saha içinde neler  yapabileceklerini, psikolojilerini, onlara nasıl yaklaşabileceğini çok iyi  biliyor. Zaten Abdullah hoca oyuncuyla ilişkiyi çok iyi yönetebilen bir teknik  adam. Böyle bir hocanın burada olması hem oyuncular hem de Türk futbolu için çok  büyük bir avantaj. Böyle bir takım ilk defa oluştu. O yüzden çok ümitliyim. Ben  burada olurum veya olmam, bilmiyorum. Çağrılırsam elbette gelirim. Ama geçirdiğim  dört kamp döneminde gördüğüm şey, Abdullah hocanın oyuncularıyla muhteşem bir  iletişimi var.''                

 -(A) Milli Takım'daki kadro tercihi konusu-                 

Emre Belözoğlu, (A) Milli Futbol Takımı'ndaki kadro tercihleriyle ilgili  yöneltilen bir soruya ise, ''Milli Takım için Avrupa'dan çok sayıda oyuncu tercih  ediliyorsa, Türkiye Ligi'nde bulunan oyuncular bu durumu irdelemeli. Bir durum  karşısında gösterdiğiniz ilk tepki eğer karşı tarafı yargılamaya dönükse o zaman  siz muhasebenizi yapmıyorsunuz demektir. Önce kendinizi irdeleyip sonra  karşınızdakine bakarsanız meseleyi çözebilirsiniz'' ifadelerini kullandı.        

Milli futbolcu, şunları kaydetti:''İspanya futbolunu o kadar ince ayrıntısına kadar incelemedim ama  bizimle ilgili olarak şunu biliyorum; daha 5-6 yıl öncesine kadar (A) Milli  Takımımız 4-2-3-1 oynarken Ümit Milli Takımımız 3-5-2 oynuyordu. Bu durumda (A)  Milli Takım hocasına sorsanız, 'Ben oradan oyuncu bekliyorum' der, haklıdır. Ümit  Milli Takım hocasına sorsanız, 'Maç kaybetsem beni gönderecekler' der, o da  kendisine göre haklıdır. Burada bir haklı-haksız durumu yok. Sistemin geneline  bir eleştiri yapılmalı ve herkes sorumluluk almalı. Futbolcusu, antrenörü, kulüp  yöneticisi, federasyonu birlik olmalı. Türk futbolu vites yükseltecekse herkes  birlikte hareket etmeli. Bazen bunları söylüyoruz, 'Bu adam ne kadar çok  konuşuyor' diyorlar. Ama işin gerçeği bu. Kimse kusura bakmasın.''

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.