1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Eski şampiyonluk aşkına mı dediniz!
Eski şampiyonluk aşkına mı dediniz!

Eski şampiyonluk aşkına mı dediniz!

Sadece kadınların alındığı bir maçın havası daha farklı oluyor. Daha şenlikli, neşeli. Şarkılı ve türkülü. Dans edip oynuyorlar. Eğleniyorlar.

A+A-

TSYD'nin adıma hazırladığı akreditasyon kartımı ve davetiyeyi alıp, bir saat önce Şükrü Saracoğlu'ndaki basın tribününde yerimi aldım. Kablosuz internet şifresinin ikinci bölümü bile 1907.
İki camia arasında gerginliğin zirve yaptığı bir dönem. Trabzon'un şampiyonluk ilanıyla birlikte psikolojik iklim iyice ısınmıştı.
O da ne?
Kadınlar da küfürlü tezahürat yapıyor.
'Yaşa Fenerbahçe' eşliğinde, maça 45 dakika kala sarı lacivertli takım ısınmak üzere sahaya çıktığında, kadın çığlıklarını duymalıydınız. En çok seslerinin çıktığı an ise 'I love you Alex' diye bağırdıkları zamanlardı. Bir de 'Bir şarkısın sen' diyen Muazzez Ersoy'a eşlik ederken...
Küçük Fenerbahçelilerin kaybolmaması için 'yanınızdan ayırmayın' anonsları yapıldı.
Şu da dikkatimi çekti, 'Fenerbahçe Cumhuriyeti'nin türbanlı yurttaşları da çok.
Bu arada, niye Trabzonlu kadınlara da bir tribün ayrılmadı anlamadım.
Kadrolar geldi, Alex ilk 11'de. Stoch da. Bakalım '10', bugün ne yapacak ve kaç dakika oynayacak?..
Maça Trabzon başladı. Fener 3. dakikada gole çok yaklaştı. İlk bölüm heyecanlıydı, hızlıydı. 11. dakikada Sapara'nın füzesi direkte patlamasa, bordo mavililer de öne geçebilirdi.

BOŞ ALANA DEPAR YOK!
Fenerbahçeli oyuncuların teknik kapasitesi yüksek. Üst düzey takım değilse bunun sebebi 'bir makinenin dişlisi gibi sisteme sahip olmayışları'.
Trabzonspor ise daha çok fizik güce ve çok koşmaya dayalı oynadı. Uzaktan şutlarla gol aradı. Onlarınsa bir lidere ve bir yıldıza ihtiyacı var.
21'de Alex hücum presle, evet evet hücum presle kazandığı topa çok güzel vurdu ama gole direk izin vermedi. O top gitti bordo mavililere gol pozisyonu oldu ama Olcan değerlendiremedi.
Maç, orta saha mücadelesine döndükçe, Güneş oyuncularına sürekli 'ileri çıkın' talimatı veriyordu.
Fenerbahçe koşan bir takıma dönüşemedi. Aykut'un asıl eksiği burada. Topla bu kadar hızlı oyuncular var ama takımda topsuz alana depar atan yok. Alex topla gerçekten çok iyi ama takımın gözü ondan başkasını görmüyor. Sow, 43'te bomboş depara kalkacakken kendisine pas vermek yerine Alex'le oynayan Stoch'a sitem etti. Bu, maç içinde sıkça tekrarlandı. İlk yarı vasat bir futbolla golsüz sona erdi.
İkinci yarı çok sayıda top kaybıyla başladı. Hem konsantrasyon hem de kondisyon zaafı. İki takımın birbirinden hiç farkı yoktu.
Zemin böyle teknik bir takıma yakışmıyor ve kesinlikle hız kesiyor. Devre arasında görevliler el ve ayaklarıyla zemin düzeltiyorlar.

O KÜFÜRLERE NE DEMELİ
Kadın seyirci iyi güzel de öyle ilgisiz zamanda aniden bağırıyorlar ki, 'sanırsınız radyodan da diğer takımın maçını takip ediyorlar ve rakip gol yiyor'.
Hani TV'de ses ve görüntü arasında senkronizasyon sorunu olur ya, o his.
Bir de Volkan'ı ayrı seviyorlar. Boylu boslu, yakışıklı çocuk.
Küfürlü tezahüratlarına ise ne demeli bilemedim. 'Keşke Aziz Başkan anons etse' diye gönlümden geçmedi değil.
İkinci yarı tatsız tuzsuz geçiyordu, ilk pozisyon 63'te Fener'den geldi.
67'de Alex çok ağır kalınca golü kaçırdı, böyle pozisyonlara bir foto muhabirleri bir de kaleciler sevinir.
75'te Aykut Hoca iki oyuncu değişikliği yapıp Semih ve Baroni'yi aldı, yine de Alex'i sahada tuttu.
Trabzon son bölümde Olcan ile etkili ataklar yaptı ama maç başladığı gibi bitti, 2 takım da kazanmayı hak etmemişti.
2010-2011 sezonunun resmi şampiyonu Fenerbahçe ama bu yıl sahada dün akşam izlediğim iki takımdan birinin ligi zirvede tamamlaması çok mümkün gözükmüyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.