1. YAZARLAR

  2. Dr. Abdulrezzak ÇİL

  3. İyi Bir Kariyer İçin Mutlu Bir Yuva
Dr. Abdulrezzak ÇİL

Dr. Abdulrezzak ÇİL

Yaşam ve Kariyer Koçu Psikolojik
Yazarın Tüm Yazıları >

İyi Bir Kariyer İçin Mutlu Bir Yuva

A+A-

İçinde yaşadığımız zaman diliminde üzerinde en fazla tahribat yapılan sosyal kurumlardan bir tanesi olan aile ile ilgili onlarca farklı tanıma ulaşabilirsiniz. Modern zamanlarda aile dediğinizde çekirdek aile akla gelmektedir.

           Çekirdek aile; anne-baba ve evlenmemiş çocukların ayni evi paylaştığı toplumun en küçük parçasıdır. Toplumun en küçük parçası olan aile kurulurken aile müessesesini sağlıklı bir şekilde şekillendirmek gerekmektedir. İyi bir başlangıç yapmak iyi bir hazırlık dönemi ile alakalıdır. Aile kurulurken hazırlık aşaması, eğitim seminer ve kişiye özel danışmanlıklarla mutlaka desteklenmelidir.

              Nasıl ki bir araba kullanırken, bir işin başına getirilirken veya bir yere yönetici atanırken kişinin yetkinliklerine ve ehliyetine bakılır. Aile kurulurken de ya örgün bir şekilde kurslarla yâda aile büyüklerinin özel takibi ile bir eğitimden geçirilmeli ve bireyler evlilik hayatında karşılaşılması muhtemel tüm durumlara hazırlıklı hale getirilmelidir.

Genellikle aile ve evlilik üzerine yapılan çalışmalar ve konuşmalar aile ile ilgili düzen bozulduktan sonra düzeltme ile ilgili yapılmaktadır. Aile ile ilgili çalışmalarıyaparken öncelikle sorunların çıkmasını engelleyecek şekilde kurgulamak en doğrusudur. İyi inşa edilmiş bir yapı, zemin etüdü yapılmış ve malzemeden çalınmamışsa yüz yılı belki de daha fazlasını görür. Kısa evliliklerin sebeplerinden önce uzun ve sıhhatli evliliklerin sırları çözülmeli ve bunlar bir anlamda modellenmelidir.

Uzun evliliklerin yaşanması, sağlıklı bir aile hayatının olması için öncelikle evliliğin kurulum aşamasına dikkat edilmeli, eşlerin birbirlerini tanımalarına fırsat verilmeli ve eşlerde birbirlerini tanıma adına gayret göstermelidir. Evlilik öncesinde evlilik hazırlık eğitimini örgün veya yaygın olarak almış gençler birbirlerini tanımanın önemini anlamış  ve bu süreci iyi yönetme gayretinde olacaklardır. Yunus Emre’nin de dediği gibi “gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz.”

Tanışma işlemine eşlerin birbirlerinin kişilik ve karakteristik özelliklerini tanımaları ile başlanmalıdır. Bu süreç eşlerin zevkleri, hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları bağlamında genişletilmeli gizlemeden doğruları ifade ederek sonradan oluşabilecek yanlış anlamaları en aza indirgemelidir. Sorunları önceden ön görme adına tanıma sürecinde kişilik testlerinden mutlaka yararlanılmalıdır. Kimseyi değiştirmeye çalışmamalı kendisi gibi olmaya zorlamamalıdır. Eşini hatta herkesi konumunda kabul etmeli ve iyi ilişkiler kurma esasından hareketle bir sistem oluşturmaya çalışmalıdır.

İki farklı bireyin,  kültür ve aile yapısının bir araya gelerek aile oluşturması yeni bir sistemin oluşması demektir. Yeni sistemin eski ailelerle ilişkileri devam etmelidir. Kayın aileler süreci olumlu destekleme adına, yeni kurulan aile ile alakalı olarak sürekli müdahil olarak değil, ne halleri varsa görsün de demeden sürecin içinde onlar istedikleri zaman yanlarında olmayı severek ve isteyerek kabul etmelidirler. Kayın aileler yeni oluşan ailenin oluşumuna madden ve manen destek oldukları gibi psikolojik ve moral değerler olarak da desteklemelidirler.

Yukarıda söylenenlerden de anlaşılacağı gibi ailenin uzun soluklu sağlıklı bir şekilde bir ömür boyu devam edebilmesi için yapılandırılırken iyi yapılandırması gerekmektedir. İlişki yönetimi, finans yönetimi, mekân(ev) yönetimi ve kriz yönetimi adına stratejinin olması çok önemlidir. Yani aile karşılaşacağı yeni durumlara karşı senaryosunu/haritasını eline almalıdır. Bununla birlikte “haritanın yüzeyin aynisi olmadığı” bilinmeli ve aileler kendilerinin yanlarında olacaklarını bildikleri bir aile danışmanını önceden aralarında anlaşarak belirlemelidirler. Bu ister gönüllü olsun isterse de kurumsal bir aile danışman olsun mutlaka hazırda bulundurulmalıdır. Sadece kriz anlarında danışılan değil karşılaşılan yeni durumlarla baş etme noktasında görüş alınabilecek biri (aile koçu-aile danışmanı veya aile büyüğü) olmalıdır.

Bunlar önleyici çalışmalarla alakalı söylenmesi gerekenlerdi; ancak unutulmamalıdır ki aile içinde çıkabilecek sorunların giderilmesi konuşulduğu kadar kolay olmayacaktır.    Örneğin aile içi şiddet eşler arasında bir güven kaybına sebep olacak belkide sevgi azalmasını tetikleyecektir. Onun için aile içinde şiddete yönelmek bir anlamda “testiyi kırmak” gibidir. Eskisi gibi olmasını beklemektense hiç kırmamak en doğrusudur. Sadece fiziki şiddet için değil, aşağılama, bağırma, hakir görme, maddi imkânlardan mahrum bırakma, yok gibi kabul etme, görüşüne başvurmama gibi psikolojik şiddetin de benzer sonuçları doğurması mümkündür.

Evlilik kurumunun hem maddi hem de manevi tarafı/hedefleri vardır. İşin fizyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel yanları bilinerek aileler konumlandırılmalıdır. Bu anlamda aileden beklentiler maddi ve manevi içeriği ile beraber düşünülmelidir. Aile içinde iletişim sağlıklı bir şekilde kurgulanmış ve devam ettiriliyorsa orası “cennet bahçelerinden bir bahçeye dönüşmüştür.” Eğer ihmal ediliyorsa ve çatışılan bir ortama dönüşmüşse “cehennem çukurlarından bir çukur olmuştur.”

Eşler evliliği bir fedakârlık olarak görmelidir ama fedakârlıkta herkes elini taşın altına koymalı bunun için ortak planlama yapılmalı maddi ve manevi fedakârlık yapılırken bile aile içinde yapılan toplantılarla şekillendirilmelidir. Aileler eşlerinin görüşlerini almadan hareket etmemeye dikkat etmelidirler. Aile toplantılarında alınan kararlarla yapılan tüm adımlar evliliği ve yapılan işi bereketlendirir. Aile fertleri, evliliği sağlıksızsa yürütme yönünde sürekli bir şeyleri içine atarak fedakârlık yaptıklarını düşünseler bile “ölü evliliklerin” oluşmasına sebep olacaklardır. Fedakârlık yerini her şeye rağmen katlanmaya dönüştürecektir. Eşlerin bu süreci iyi yönetmeleri alacakları tüm kararları aile meclisinde almaları ve kararlarının arkalarında durmaları birlikte hareket kabiliyetini arttırdığı gibi ben yerine biz olmayı gerçekleştirmiş olacaklardır.

            İyi kurgulanmış/kurulmuş aile hayatı içerisinde dünyaya gelmiş çocuklar yaşları büyüdükçe anlattıklarını yaşayan veya yaşadıklarını anlatan anne-baba olarak çocuklarının karşısına iyi bir model olarak çıkacaklardır. Eşlerin, çocuklarının eğitimi adına okul çağı öncesinde atacakları her adımı, davranış kazandırma adına öncelikle kendilerinin yapıyor olması gerekmektedir. Herhangi bir biyolojik engel yoksa çocuklar ailenin meyvesidir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki çocuklu aileler de boşanma oranları daha düşüktür.

            Sonuç olarak aile yapısı kuruluş aşamasında iyi planlanırsa ve üzerinde bir emek harcanırsa yıkılması da hemen düşünülmez, hemen vazgeçilmez, bir ufak problemle sarsılmaz. Aileler evlilikleri sürecinde bazı olumsuzluklarla karşılaşabilirler, bu problemlerin olmaması mümkün değildir. Ancak öncesinde kriz planları varsa daha da güçlenerek krizden çıkarlar. Bir plan yoksa sonuç malum. Yeni kurulacak/kurulan evliliklere ve devam eden yuvalara aile yapıları ile alakalı olarak günlük, haftalık, aylık ve yıllık bakımlarını ihmal etmemelerini bir söz, bir saz,  bir ufak hatırlanma ve güzel bir hitapla nelerin değişebileceğini bilmeli ve ona göre hareket emelidirler. Mutlu huzurlu bir yuva için tüm emeklere değer.

Bu yazı toplam 2379 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.