1. YAZARLAR

  2. Uzm.Psk.Dan. Eyüp SARI

  3. Övgü Özgüveni Nasıl Yıkabilir ?
Uzm.Psk.Dan. Eyüp SARI

Uzm.Psk.Dan. Eyüp SARI

Çift ve Evlilik Terapisti
Yazarın Tüm Yazıları >

Övgü Özgüveni Nasıl Yıkabilir ?

A+A-

Bugünlerde çocuklarımızı övgüye boğuyoruz. Övgü, özgüven ve akademik başarının birbiriyle bağlantılı olduğuna inanılıyor. Fakat yeni araştırmalar aksini işaret ediyor son on yılda gerçekleştirilen özgüvenle ilgili bir dizi çalışma, bir çocuğu "zeki" olduğunu söyleyerek övmenin okul başarısına yardımcı olmadığını söylüyor. Tam aksine, başarısının düşmesine bile neden olabiliyor. Çünkü çocuklar övgüye genellikle vazgeçerek karşılık veriyor - ‘’en iyisini’’ zaten yaptıysam niye yeni bir resim yapayım? Veya çocuk aynı performansı yineliyor eskisi onca alkış aldığına göre niye yeni bir şey çizeyim? -

Küçük çocukların olduğu her yerde, çocuk parkında, Starbucks'da ya da anaokulunda arka planda övgü korosunu duyabilirsiniz: "Aferin oğlum," "Aferin kızım" "Harikasın canım." Çocuklarımızı takdir etmekle, harika çocuklara sahip olan harika bir ebeveyn olduğumuzu çevremize sergileyip bir süreliğine kendi özgüvenimizi yükseltebiliriz fakat aslında çocuklarımızın benlik duygusu için faydalı bir şey yapmıyoruz. Kendi anne babamızdan farklı olmak için bunca çabalarken aslında hemen hemen aynı şeyi yapıyoruz çünkü tıpki düşüncesizce eleştiren önceki kuşak gibi, düşüncesizce boş övgüler dağıtıyoruz, hepsi bu. Şayet çocuğumuzu; onun dünyasını, neler hissettiğini düşünmekten kaçınmak için övgüleri peş peşe sıralıyorsak, tıpkı tenkit yağdırırken olduğu gibi aslında kayıtsızlığımızı ifade ediyoruzdur.

Çocuğun özgüvenini güçlendiren övgü değilse nedir?

Küçük bir çocuğa, zaten yapıyor olması gereken şeyler için takdir edilememeli, bu taktir etmeninde işlevini etkisiz hale getirecektir. "Gerçekten zor yada bir üst davranışta bir şey yaptığı zaman övülmeli, oyuncağını paylaşmak veya sabır göstermek gibi. Teşekkür ederim demenin de önemli olduğunu düşünüyorum. Anne, acıkan bir çocuğa atıştırmalık bir şeyler vermekte geciktiğinde, yardım etmek gerektiği anlarda sabırlı davrandıklarında teşekkür edilebilir. Ama oyun oynayan veya kitap okuyan bir çocuğa övgüler yağdırmak, çocuğu bir üst davranış hedefine götürmüyor.

Ne büyük ödüller, ne korkunç cezalar verilmeli, bunların yerine bir çocuğun ne yaptığına ve nasıl yaptığına odaklanılabilir, literatürde aynalama olarakta geçer.  Aile terapisi seanslarımın bir tanesinde, danışanlarımdan Ezgi Hanım ve resim yapan 4 yaşındaki oğlu Okan ile diyaloglarını izlemiştim. Resim çizmeye başladıktan belli süre sonra Okan, çizmeyi bırakıp belki de övgü beklediği bir an, başını annesine doğru kaldırdığında Ezgi Hanım gülümsedi ve ‘’Resminde bol bol mavi kullanmışsın," dedi. Çocuk, "Anneannemin evinin oradaki göl, üzerinde köprü de var," diye yanıt verdi. Kahverengi pastel boyasını alıp "Sana göstereyim," dedi. Ezgi Hanım çocukla acele etmeden konuşuyordu ama daha önemlisi gözlemliyor, dinliyordu. Aklı başka yerlerde değildi, benliğinin tümü oradaydı.

Zihnen, bedenen ve duygusal açıdan hazır bulunduğumuzu göstermek çocuğun özgüvenini güçlendirir çünkü çocuğa hakkında düşünmeye değer olduğu bilgisini verir. Bu olmadan, çocuk yaptıklarının kendi içinde bir amacı olmadığı, yalnızca övgü almaya yaradığı düşüncesine kapılabilir. Ona dikkatimizi verip özen göstermiyorsak, çocuktan dikkatini verip özen göstermesini bekleyebilir miyiz?

Bütün benliğimizle orada olmak, çocuklarımızla, dostlarımızla hatta kendimizle baş başayken bile zordur. Fakat birinin özenli dikkatini hissetmek, birinin hakkımızda düşünmeye çalıştığını  duyumsamak, hepimiz övgüden çok bunu istemez miyiz?

Sevgiyle kalın..

Uzm.Psk.Dan.Eyüp SARI

Çift ve Aile Terapisti

Kaynakça: Güven Duygusu – David Richo

Bu yazı toplam 1215 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.