1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Yaşam dijitalleşiyor. Peki, buna sevinelim mi yoksa üzülelim mi?
Yaşam dijitalleşiyor. Peki, buna sevinelim mi yoksa üzülelim mi?

Yaşam dijitalleşiyor. Peki, buna sevinelim mi yoksa üzülelim mi?

Eğitimden sosyal yaşama, alışverişten haberleşmeye kadar her şey sanallaşıyor. Bir an için bilgisayarın, internetin hayatımızdan çıktığını düşünün!

A+A-

Düşünmesi bile abes diyenler çok olacaktır. Özellikle de gençler...
Yaşını başını almışlar için belki bir süre daha internetsiz yaşam düşünebilir ama yirmili yaşlar ve altındakiler için siz siz olun böyle bir öneride bulunmayın çünkü kafayı yemiş muamelesi görebilirsiniz...

Önce internet!
Intel’in “Genç Türkiye Araştırması”, dijital cihazlar, internet ve sosyal ağların, pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de  günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor.
Görünen o ki FATİH Projesi’nden sonra gençlerimizin yaşamı daha da sanallaşacak.
Peki, bu iyi mi, yoksa kötü mü?
Olaya nereden baktığınıza bağlı. Ama şunu iyi bilelim ki, özellikle kalkınmış ülkeler, böylesi bir dijitalleşmeye çok sıcak bakmıyor.
Çocuklarının bilgisayar başında geçen sürelerini azaltmak için çareler arıyorlar...
Genel değerlendirmeye geçmeden önce isterseniz gelin bu çarpıcı araştırmanın sonuçlarına bir göz atalım:
-  Genel nüfusun yüzde 29’unu oluşturan 13-29 yaş arası gençlerin yaşadığı hanelerin yüzde 71.4’ünde bilgisayar bulunuyor.
-  18-24 yaş aralığındaki gençlerde dizüstünde önceliğin her yerden internete girmek olması dikkat çekiyor. 13-17 ve 18-24 yaş aralığındaki gençler masaüstünü en çok oyun amaçlı kullanırken, 25-29 yaş grubundaki gençler önceliklerini araştırma yapmak olarak belirtiyor.

Cep telefonsuz ev yok
-  Türkiye’nin yüzde 98’inde standart ya da akıllı telefon bulunuyor. Gençlerin cep telefonu sahipliğinin en fazla olduğu bölge, yüzde 96’lık sahiplik oranıyla Doğu Karadeniz. Telefonların günlük ortalama kullanım suresi 128 dakika. Araştırmaya göre, kadınlar günde ortalama 104 dakikalık telefon konuşması yaparken, erkeklerde bu oran 110 dakikaya çıkıyor.
-  Türkiye’de 5 gençten 3’ünün (yüzde 56,9) düzenli internet erişimi bulunuyor. Kırsal kesimde ise 5 gençten 2’si düzenli olarak internete erişebiliyor. Düzenli internet erişiminin en yüksek olduğu il yüzde 79,6 oranla İzmir, en düşük olduğu il ise yüzde 15,5 oranla Van.
-  Gençlerin yüzde 8,3’ü, sabah kalktıklarında tuvalete bile gitmeden internete giriyor. Araştırmaya katılanların yüzde 4,7’si yataktan çıkmadan internete girdiğini söylüyor. 4’te 1’i (yüzde 28,4) evden çıkmadan internete girmiş oluyor. Gençlerin bilgisayar başında günde geçirdikleri ortalama 330 dakikanın 228 dakikası internette geçiyor
-  Her 3 gençten 2’si dijital cihazların insanların sosyal statülerinin bir parçası olduğunu düşünüyor. Gençlerin yarıdan fazlası (yüzde 53,9) teknolojik cihazları kullanmayan kişilerin çağın gerisinde kaldığı görüşünde.
-  Gençler interneti en çok sosyal ağlara bağlanmak (yüzde 54,7) için kullanırken, haber okumak (yüzde 39,9) ve bilgi almak (yüzde 39,3) onu takip ediyor.

Çağdaşlaşma mı, yoksa?..
-  Gençlerin günde ortalama 53,5 dakikaları sosyal ağlarda geçiyor. Bilgi paylaşımı da artık sosyal ağlar üzerinden gerçekleşiyor. Gençler e-posta kontrolü için günde sadece 18 dakika harcıyor. Sosyal ağlarda en fazla vakit geçirenler, 13-17 yaş arası gençler. Yaş ilerledikçe sosyal ağlarda geçirilen süre azalıyor. İnternette gençlerin en uzun süreli yaptığı ikinci eylem ortalama 42,7 dakika ile oyun oynamak iken, 28,2 dakika ile müzik/film indirmek 3. sırada yer alıyor.
-  İnternet, günümüzde gençler için hayatlarıyla ilgili önemli konular hakkında bilgi almak için kullandıkları mecralar arasında açık ara ilk sırada yer alıyor...

Nereye gidiyoruz?
Eğitim baştan aşağı dijitalleşiyor. Bunu mucizevi başarı gibi sunanlar var. Oysa, eğitim ve öğretim iki ayaklı bir süreçtir. Öğrenmeyi teknoloji desteğiyle çok daha iyi gerçekleştirebilirsiniz. Peki ama eğitim dediğimiz sosyalleşme ve terbiye ne olacak?
Onu da mı internete havale edeceğiz?
Bilişim Çağı’nı tartışırken bu konuyu da enine boyuna irdelemeliyiz. Yoksa gençlerimizi sosyalleştiriyoruz derken asosyalleştirdiğimizin farkına vardığımızda vakit çok geç olabilir...
Özetin özeti: Medeniyet hiçbir zaman tek ayaklı bir süreç değildir.

Abbas GÜÇLÜ

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.