1. HABERLER

  2. FEN BİLİMLERİ

  3. Biyoçeşitliliği etkileyen faktörler
Biyoçeşitliliği etkileyen faktörler

Biyoçeşitliliği etkileyen faktörler

Yukarıda, kelaynak kuşlarının sayısının çeşitli faktörlere bağlı olarak azalması anlatılmıştır. Biyoçeşitliliği etkileyen faktörlerin neler olabileceği hakkında Genel Ağ adreslerinden araştırma yapalım.

Artan Dünya nüfusunun gıda, sağlık ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması ve teknolojinin hızla ilerlemesi ile birlikte insanın doğadan daha çok yararlanma isteği, ekosistemlerin bozulmasına, dolayısıyla biyolojik çeşitliliğin azalmasına neden olmaktadır. Örneğin insanların neden olduğu aşırı otlatma, orman yangınları, çevre kirlilikleri, yanlış tarım uygulamaları, tarımda aşırı kimyasal kullanımı, kontrolsüz avlanma, yol ve baraj inşaatları, nüfus artışı nedeniyle yeni yerleşim alanları açılması gibi faktörler ekosistemleri, dolayısıyla biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir. Bundan dolayı da Dünya’nın hemen hemen her ülkesinde nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan birçok bitki ve hayvan türü vardır.

Son zamanlarda teknolojinin gelişmesi, bireylerin yaşam düzeylerinin artması ve şehirlerin giderek büyümesi doğal çevrenin değişmesine, birçok canlı habitatının ortadan kalkmasına ve Dünyanın her geçen gün daha da yaşanması güç bir hale gelmesine sebep olmaktadır. İletişim organlarında, dünyanın herhangi bir yerinde ortaya çıkan çevre sorunlarıyla ilgili haberlere sürekli tanık oluruz.

Son yıllarda ülkemizi çevreleyen denizlerde görülen kirlilikler sonucunda balık türlerinde ve sayısında azalma olmuştur. Denizlerimizdeki kirliliğin en önemli nedeni, başka ülkelerden geçerek denizlerimize dökülen akarsuların sanayi ve çevresel atıklarla kirlenerek gelmesidir. Sulardaki kirliliğin etkisi bazen göllerde ve akarsularda ortaya çıkan toplu balık ölümleriyle görülebilmektedir.

Dünyadaki çevre sorunlarından biri ormanların tahrip edilmesidir. Ormanlar birçok canlının habitatıdır. Ormanlar kereste elde etmek, tarım alanı ve yerleşim alanı açmak, yol yapmak vb. nedenlerle kesilerek ve yakılarak tahrip edilmektedir. Böylece birçok canlının habitatı kaybolmakta, bu da canlıların nesillerinin tükenmesine yol açmaktadır.

Güneş’ten gelen ışınlar atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Isının atmosfere yükselmesiyle yeryüzü ısı kaybeder ve böylece sürekli ısınmaktan korunur. Dünyanın etrafını saran atmosferde azot, oksijen, argon, karbon dioksit, hidrojen, su buharı gibi çeşitli gazlar bulunur. Atmosferdeki bu gazlar, özellikle karbon dioksit, yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve atmosferde yükselmesini önleyerek yeryüzünün sürekli ısı kaybetmesini ve aşırı soğumasını engeller. Böylece bir denge oluşur. Kömür, doğalgaz ve petrol ürünleri gibi fosil yakıtlar kullanıldığında çok fazla karbon dioksit açığa çıkar ve atmosfere karışarak karbon dioksit oranının yükselmesine neden olur.

Sanayi kuruluşları, fabrikalar, iş yerleri, evler ve otomobillerin çevreye verdikleri atık gazlar havanın bileşimini değiştirir. Havaya karışan bu gazlardan özellikle kükürt dioksit ve azot dioksit havanın nemiyle birleşerek bazı asitli bileşikleri oluşturur. Bu asitli bileşikler yağışlara karışınca asit yağmurlarına neden olur.

Dünya’mız için tehlikeli olan bir çevre kirliliği kaynağı da biyolojik silahlardır. Bu amaç için üretilmiş bir virüsün nerede ve kime karşı kullanıldığı önemli değildir. Çünkü toplumlar ve ülkeler arası insanların hareketliliği ve ulaşım kolaylığı salgın hastalıkların çok hızlı yayılmasını sağlamaktadır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.