11. Sınıf Meb Edebiyat Ders Kitabı Sayfa 289-297 Cevapları

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı MEB Yayınları Cumhuriyet Dönemi’nde Röportaj konusu sayfa 289, 292, 295, 296 ve 297 cevapları; özgün, açıklayıcı ve öğrenci seviyesine uygun şekilde hazırlanmıştır.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 289

Hazırlık

Soru: İnsanları macera arayışına yönelten etmenler sizce nelerdir? Düşüncelerinizi görselden de yararlanarak belirtiniz.

Detaylı Cevap: İnsanlar bazen alışılmış hayatın dışına çıkmak, yeni yerler görmek ve farklı deneyimler yaşamak ister. Görseldeki hareketli sahne de insanın risk alarak kendini sınama ve heyecan yaşama isteğini çağrıştırır. Macera, kişiye hem bilinmeyeni keşfetme hem de kendi gücünü fark etme imkânı verir.

Bu nedenle insanları macera arayışına yönelten en önemli nedenlerden biri meraktır. Bunun yanında özgür hissetme, sıradanlıktan uzaklaşma, yeni deneyimler kazanma ve hayata anlam katma isteği de insanı maceraya yönlendirebilir.


Soru: “Ekmek kavgası” sözüyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.

Detaylı Cevap: “Ekmek kavgası” ifadesinde ekmek, insanın temel ihtiyaçlarını ve geçimini temsil eder. İnsanlar ailelerini geçindirmek, ihtiyaçlarını karşılamak ve yaşamlarını sürdürebilmek için çalışır. Bu mücadele bazen zor, yorucu ve sabır gerektiren bir süreçtir.

Bu söz özellikle emek veren, alın teriyle geçinen insanların yaşam mücadelesini anlatmak için kullanılır. Balıkçıların, işçilerin, çiftçilerin ve diğer çalışanların çabası bir bakıma ekmek kavgasıdır.


11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 292

Metni Anlama ve Çözümleme

Soru: Metnin ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini söyleyiniz.

Detaylı Cevap: “Görülmemiş Lüfer Akını” metninde İstanbul’da yaşanan büyük lüfer bolluğu anlatılır. Bu olay, yalnızca bir balıkçılık faaliyeti olarak değil, halkın günlük yaşamını etkileyen önemli bir olay olarak verilir. İnsanların balığa yönelmesi, balıkçıların çalışması ve çevrede oluşan hareketlilik metnin temelini oluşturur.

Yardımcı düşünceler arasında emeğin değeri, halkın sevinci, balıkçılığın geçim kaynağı olması, deniz kültürü ve toplumsal dayanışma yer alır. Metin, sıradan bir olayı canlı gözlemlerle toplumsal bir tabloya dönüştürür.


Soru: Metinden yola çıkarak yazarın üslubuna dair çıkarımlarda bulununuz.

Detaylı Cevap: Yaşar Kemal, metinde olayları yalnızca aktarmakla kalmaz; çevreyi, insanları, sesleri ve hareketleri canlı biçimde betimler. Balıkçıların konuşmalarına yer vermesi, metne doğallık ve gerçeklik kazandırır. Bu da yazarın halk yaşamını yakından gözlemlediğini gösterir.

Üslubunda sade ama etkileyici bir anlatım vardır. Cümleler canlıdır, olaylar hareketli bir şekilde ilerler. Bu nedenle metin okuyucuya yalnızca bilgi vermez; aynı zamanda onu olayın yaşandığı ortamın içine çeker.


Soru: Metnin, yazıldığı dönemin gerçekliğiyle ilişkisini değerlendiriniz.

Detaylı Cevap: Metin, 1950’li yılların İstanbul’unda denizle iç içe yaşayan insanların hayatına ışık tutar. Lüfer bolluğu, halk için yalnızca doğal bir olay değil, aynı zamanda geçim umudu ve sevinç kaynağıdır. Balıkçılar, kayıkçılar ve halk arasındaki konuşmalar dönemin sosyal yaşamını gösterir.

Bu nedenle metin, yazıldığı dönemin ekonomik ve toplumsal gerçekliğiyle yakından ilişkilidir. İnsanların balıktan kazanç sağlamaya çalışması, emek mücadelesi ve deniz çevresindeki hareketlilik dönemin yaşam şartlarını yansıtır.


Soru: Metindeki bilgi ve yorumları tespit ederek bunları iki başlık altında sıralayınız.

Bilgi: İstanbul’a lüfer akını olması, Haliç ve Karaköy çevresinde balıkçıların bulunması, kayıklarla balık tutulması, balıkların satılması, balıkçıların çalışma düzeni.

Yorum: Lüfer bolluğunun halkta sevinç uyandırması, balıkçılığın insana umut vermesi, emeğin değerli görülmesi, deniz yaşamının sıcak ve hareketli bir dünya olarak anlatılması.


Soru: Görülmemiş Lüfer Akını metninin, hangi edebî türlerle benzerlikler gösterdiğini gerekçeleriyle açıklayınız.

Detaylı Cevap: Metin, gerçek bir olaya ve yazarın gözlemlerine dayandığı için öncelikle röportaj türüne yakındır. Yazar, olayın yaşandığı yere gider, insanlarla konuşur ve gözlemlerini aktarır. Bu yönüyle metin haber ve gözlem niteliği taşır.

Metindeki canlı betimlemeler, konuşmalar ve olay akışı ise hikâye türünü hatırlatır. İstanbul’un belli mekânlarının anlatılması, Haliç ve Karaköy çevresinin tasvir edilmesi de metni gezi yazısı türüne yaklaştırır.


11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 294

Mülakat/Röportaj Türlerinin Türk Edebiyatındaki Önemli Temsilcileri

Soru: Türk edebiyatında mülakat ve röportaj türlerinin önemli temsilcileri kimlerdir?

Kısa Cevap: Türk edebiyatında mülakat ve röportaj türünün önemli temsilcileri arasında Ruşen Eşref Ünaydın, Yaşar Kemal, Hikmet Feridun Es, Fikret Otyam, Suat Derviş, Tahir Kutsi Makal, Yaşar Nabi Nayır, Sermet Sami Uysal, Hıfzı Topuz, Celalettin Çetin ve Necmi Onur yer alır.

Detaylı Cevap: Türk edebiyatında mülakat ve röportaj türleri, gazete ve dergilerin gelişmesiyle yaygınlaşmıştır. Ruşen Eşref Ünaydın, mülakat türünün tanınmasında önemli bir yere sahiptir. Yaşar Kemal ise röportajlarında Anadolu insanını, toplumsal sorunları ve yaşam gerçeklerini güçlü gözlemlerle anlatmıştır.

Bu türlerin gelişmesinde Hikmet Feridun Es, Suat Derviş, Fikret Otyam, Tahir Kutsi Makal, Yaşar Nabi Nayır, Sermet Sami Uysal, Hıfzı Topuz, Celalettin Çetin ve Necmi Onur gibi isimler de etkili olmuştur. Bu yazarlar, yaptıkları görüşmeler ve röportajlarla hem sanatçıları tanıtmış hem de toplumun farklı yönlerini okuyucuya aktarmıştır.


11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 295

Dil Bilgisi

Soru: Aşağıdaki parçada büyük harflerin kullanım amaçlarını söyleyiniz.

Kısa Cevap: Parçada büyük harfler cümle başlarında kullanılmıştır.

Detaylı Cevap: Parçada yer alan “Hatıra”, “Kuvvete” ve “Ayakta” kelimeleri cümle başında bulunduğu için büyük harfle yazılmıştır. Türkçede her cümle büyük harfle başlar. Parçada özel isim bulunmadığı için büyük harflerin kullanım amacı yeni cümlenin başladığını göstermektir.


Soru: Aşağıdaki parçada yer alan noktalama işaretlerinin kullanım amaçlarını belirleyip yazınız.

Kısa Cevap: Noktalama işaretleri konuşmaları göstermek, soru anlamı vermek, açıklama yapmak ve cümleleri ayırmak için kullanılmıştır.

Detaylı Cevap:

Tırnak işareti (“ ”): Doğrudan aktarılan konuşmaları göstermek için kullanılmıştır.

Soru işareti (?): Soru anlamı taşıyan cümlenin sonunda kullanılmıştır.

İki nokta (:): Konuşma veya açıklama başlamadan önce kullanılmıştır.

Virgül (,): Cümle içinde kısa duraklamaları ve ara ifadeleri belirtmek için kullanılmıştır.

Nokta (.): Tamamlanmış cümlelerin sonunda kullanılmıştır.


Soru: Tabloda verilen cümlelerdeki anlatım bozukluklarının nedenlerini yazınız.

Kısa Cevap: Cümlelerdeki anlatım bozuklukları çatı uyumsuzluğu, gereksiz sözcük, ek yanlışlığı, özne-yüklem uyumsuzluğu ve öge eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanır.

Detaylı Cevap:

Cümle Anlatım Bozukluğunun Nedeni
Edebî eserler ait oldukları dönemin şartları içinde inceleyip değerlendirilmelidir. Çatı uyumsuzluğu vardır. Doğrusu “incelenip değerlendirilmelidir” olmalıdır.
Hepsi kendi derdine düşmüş, bizim içinde bulunduğumuz kötü durumla ilgilenmiyor. Özne-yüklem uyumsuzluğu vardır. Yüklem “ilgilenmiyorlar” olmalıdır.
Yazarın tabiata ait tasvirleri, betimlemeleri oldukça gerçekçi. Gereksiz sözcük kullanımı vardır. “Tasvir” ve “betimleme” aynı anlamdadır.
Şiirlerinde bol bol abartılmış kelimeler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır. Özne-yüklem uyumsuzluğu vardır. Hitabet havası taşıyan “şiirleri”dir.
Basımı bitmek üzere olan kitabın birinci cildinde deniliyor ki… Yüklem kullanımında anlatım bozukluğu vardır. Daha doğru ifade “deniyor ki” veya “şöyle denilmektedir” olabilir.
Büyüklerimizin nasihat ve öğütlerini dikkate almamız gerekir. Gereksiz sözcük kullanımı vardır. “Nasihat” ve “öğüt” eş anlamlıdır.
İnsanların bir araya geldiklerine vesile olan bayramlarımızın kıymeti bilinmiyor. Ek yanlışlığı vardır. “Geldiklerine” yerine “gelmelerine” kullanılmalıdır.
İnsanları çoğu zaman mutlu eden şeyler kimi zaman hüzünlenmelerine sebep olabilir. Ek yanlışlığı vardır. “İnsanları” yerine “insanların” kullanılmalıdır.

Soru: “Biz ailece onu seviyor ve çok güveniyoruz.” cümlesindeki anlatım bozukluğunun “bağdaşıklık” açısından ele alınmamasının sebebini açıklayınız.

Kısa Cevap: Bu cümledeki sorun anlam uyuşmazlığı değil, öge eksikliğidir.

Detaylı Cevap: Cümlede “seviyor” fiili onu nesnesiyle kullanılabilir. Ancak “güveniyoruz” fiili ona sözcüğünü gerektirir. Bu sözcük kullanılmadığı için cümlede anlatım bozukluğu oluşmuştur. Doğru cümle “Biz ailece onu seviyor ve ona çok güveniyoruz.” şeklindedir.

Bu bozukluk, kelimelerin anlamca uyuşmamasından değil, cümlede gerekli bir ögenin eksik olmasından kaynaklanır. Bu nedenle anlatım bozukluğu bağdaşıklık değil, bağlaşıklık açısından değerlendirilir.


11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 295

Dil Bilgisi

Soru: Aşağıdaki parçada büyük harflerin kullanım amaçlarını söyleyiniz.

Kısa Cevap: Parçada büyük harfler cümle başlangıçlarını göstermek için kullanılmıştır.

Detaylı Cevap: Parçada “Hatıra”, “Kuvvete” ve “Ayakta” kelimeleri cümle başında yer aldığı için büyük harfle yazılmıştır. Bu kullanım, Türkçede cümlelerin büyük harfle başlaması kuralına uygundur. Parçada özel ad olmadığı için büyük harflerin kullanım amacı yalnızca yeni cümlenin başladığını belirtmektir.


Soru: Aşağıdaki parçada yer alan noktalama işaretlerinin kullanım amaçlarını belirleyiniz.

Kısa Cevap: Noktalama işaretleri, konuşmaları belirtmek, soru anlamı vermek, açıklama yapmak ve cümleleri ayırmak için kullanılmıştır.

Detaylı Cevap:

Tırnak işareti: Kişilerin konuşmalarını doğrudan aktarmak için kullanılmıştır.

Soru işareti: Soru cümlesinin sonunda kullanılmıştır.

İki nokta: Konuşma veya açıklama başlamadan önce kullanılmıştır.

Virgül: Cümle içinde kısa duraklamaları ve ara ifadeleri belirtmek için kullanılmıştır.

Nokta: Anlamı tamamlanan cümlelerin sonunda kullanılmıştır.


Soru: Tabloda verilen cümlelerdeki anlatım bozukluklarının nedenlerini yazınız.

Kısa Cevap: Cümlelerdeki anlatım bozuklukları çatı uyumsuzluğu, gereksiz sözcük, ek yanlışlığı, özne-yüklem uyumsuzluğu ve tamlama bozukluğu gibi nedenlerden kaynaklanır.

Detaylı Cevap:

Cümle Anlatım Bozukluğunun Nedeni
Edebî eserler ait oldukları dönemin şartları içinde inceleyip değerlendirilmelidir. Çatı uyumsuzluğu vardır. Doğrusu “incelenip değerlendirilmelidir” olmalıdır.
Hepsi kendi derdine düşmüş, bizim içinde bulunduğumuz kötü durumla ilgilenmiyor. Özne-yüklem uyumsuzluğu vardır. Yüklem “ilgilenmiyorlar” olmalıdır.
Yazarın tabiata ait tasvirleri, betimlemeleri oldukça gerçekçi. Gereksiz sözcük kullanımı vardır. “Tasvir” ve “betimleme” aynı anlamdadır.
Şiirlerinde bol bol abartılmış kelimeler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır. Özne-yüklem uyumsuzluğu vardır. Hitabet havası taşıyan şair değil, şiirleridir.
Basımı bitmek üzere olan kitabın birinci cildinde deniliyor ki… Yüklem kullanımında anlatım bozukluğu vardır. Daha doğru ifade “şöyle denilmektedir” olabilir.
Büyüklerimizin nasihat ve öğütlerini dikkate almamız gerekir. Gereksiz sözcük kullanımı vardır. “Nasihat” ve “öğüt” eş anlamlıdır.
İnsanların bir araya geldiklerine vesile olan bayramlarımızın kıymeti bilinmiyor. Ek yanlışlığı vardır. “Geldiklerine” yerine “gelmelerine” denmelidir.
İnsanları çoğu zaman mutlu eden şeyler kimi zaman hüzünlenmelerine sebep olabilir. Tamlama / ek yanlışlığı vardır. “İnsanları” yerine “insanların” kullanılmalıdır.

Soru: “Biz ailece onu seviyor ve çok güveniyoruz.” cümlesindeki anlatım bozukluğunun bağdaşıklık açısından ele alınmamasının sebebini açıklayınız.

Kısa Cevap: Bu cümledeki sorun anlam uyuşmazlığından değil, sözcük eksikliğinden kaynaklanır.

Detaylı Cevap: Cümlede “seviyor” fiili “onu” sözcüğüyle kullanılabilir. Ancak “güveniyoruz” fiili “ona” sözcüğünü gerektirir. Bu sözcük eksik olduğu için cümlede anlatım bozukluğu oluşur. Doğru cümle “Biz ailece onu seviyor ve ona çok güveniyoruz.” şeklindedir.

Bu bozukluk, kelimeler arasındaki anlam uyumsuzluğundan değil, cümlenin yapısında gerekli bir ögenin eksik olmasından kaynaklanır. Bu yüzden sorun bağdaşıklık değil, bağlaşıklık açısından değerlendirilir.


11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 296

Yazma

Soru: Verilen bilgiler doğrultusunda bir mülakat metni hazırlayınız.

Kısa Cevap: Aşağıda çevre sorunları konulu örnek bir mülakat metni verilmiştir.

Detaylı Cevap:

Mülakat: Çevre Sorunları ve Bireysel Sorumluluk

Konu: Çevre kirliliği ve çevre bilinci
Görüşülen kişi: Çevre mühendisi
Yer: Okul kütüphanesi

Soru 1: Günümüzde en önemli çevre sorunu sizce nedir?

Cevap: En önemli sorunlardan biri atıkların bilinçsizce doğaya bırakılmasıdır. Plastik atıklar, hava kirliliği ve su kaynaklarının kirlenmesi ciddi sorunlar oluşturmaktadır.

Soru 2: Çevre kirliliğinin canlılar üzerindeki etkileri nelerdir?

Cevap: Çevre kirliliği insanların sağlığını, hayvanların yaşam alanlarını ve bitkilerin gelişimini olumsuz etkiler. Doğal denge bozulduğunda bütün canlılar zarar görür.

Soru 3: Öğrenciler çevreyi korumak için neler yapabilir?

Cevap: Geri dönüşüme dikkat edebilir, çöpleri yere atmaktan kaçınabilir, suyu ve elektriği tasarruflu kullanabilirler. Ayrıca çevre konusunda arkadaşlarını bilinçlendirebilirler.

Soru 4: Geri dönüşüm neden önemlidir?

Cevap: Geri dönüşüm, doğal kaynakların daha az tüketilmesini sağlar. Atıkların tekrar kullanılması hem doğayı korur hem de enerji tasarrufu sağlar.

Soru 5: Ailelerin çevre bilincine katkısı nasıl olabilir?

Cevap: Aileler çocuklarına örnek davranışlar göstererek katkı sağlayabilir. Evde atıkları ayrıştırmak, gereksiz tüketimden kaçınmak ve doğaya saygılı davranmak önemlidir.

Soru 6: Sizce çevre sorunlarının çözümünde en etkili yol nedir?

Cevap: En etkili yol eğitimdir. İnsanlar çevreye verdikleri zararın sonuçlarını öğrenirse davranışlarını değiştirmeye daha istekli olur.

Sonuç: Bu mülakat, çevre sorunlarının yalnızca kurumların değil, her bireyin sorumluluğu olduğunu göstermektedir. Doğayı korumak için küçük görünen davranışlar bile büyük değişimlere katkı sağlayabilir.


Sözlü İletişim - Dinle-Yorumla

Soru: Hıfzı Topuz ile Necip Fazıl Kısakürek arasında yapılan mülakatın içeriği ile ilgili düşüncelerinizi paylaşınız.

Kısa Cevap: Bu mülakat, Necip Fazıl’ın sanat anlayışını, düşünce dünyasını ve şiire bakışını tanımak açısından önemlidir.

Detaylı Cevap: Hıfzı Topuz ile Necip Fazıl Kısakürek arasında yapılan mülakat, sanatçının görüşlerini doğrudan öğrenmemizi sağlar. Necip Fazıl’ın şiir, sanat, toplum ve düşünce hakkındaki fikirleri kendi sözleriyle aktarılır. Bu da metni daha samimi ve güvenilir kılar.

Mülakatın içeriği, okuyucuya yalnızca bilgi vermekle kalmaz; aynı zamanda dönemin edebî ve düşünsel atmosferini de hissettirir. Bu nedenle metin, sanatçının kişiliğini ve eserlerine yön veren düşünce dünyasını anlamak için değerli bir kaynak niteliğindedir.


11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 297

Sıra Sizde

Soru: Aşağıda verilen bulmacayı çözünüz.

Kısa Cevap: Bulmacada mülakat, röportaj, öğretici metin, yazım ve anlatım bozukluğu konularıyla ilgili kavramlar yer almaktadır.

Detaylı Cevap:

Yukarıdan Aşağıya

  1. Öğretici
  2. Çatı Uyumsuzluğu
  3. Oysaki
  4. Yayımlama
  5. Uluslararası
  6. Ruşen Eşref
  7. Röportaj

Soldan Sağa

  1. Yaşar Kemal
  2. Payitaht
  3. Diyorlar Ki
  4. Mülakat
  5. Nokta
  6. Özne
  7. Gazete

👍 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.

SORU & CEVAP Haberleri