12. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Sayfa 251-252-253-254-255 Cevapları Ordinat Yayınları

12. Sınıf Ordinat Yayınları Edebiyat Ders Kitabı Sayfa 251, 252, 253, 254, 255 Metni Anlama ve Çözümleme Cevaplarını yazımızın devamından okuyabilirsiniz.

Metni Anlama ve Çözümleme

1. “Akasyalar Açarken” adlı metnin ana düşüncesini ve bu ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri belirleyiniz.
Cevap: Metnin ana düşüncesi, mevsimlerin kitap okuma üzerindeki etkisinin ve kitap okuma biçimlerinin mevsimlere bağlı olduğunu belirlemektir. Yazın geniş imkanlar sunduğu, rahat ve özgür okuma olanağı sağladığı; kışın ise bunun tam tersi olarak kitap okumanın sınırlandığı ve güçleştiği; yazın gece gündüz hiçbir ilke tanımadan kitap okunabileceği yardımcı düşünceler ana fikri desteklemektedir.

2. Metne göre yazar, kış mevsimini neden sevmiyor? Açıklayınız.
Cevap
: Yazar kış mevsimini, soba başında usukumru yemek, tandır şenlikleri gibi iç açıcı olmayan etkinlikler nedeniyle sevmiyor. Kalorifer kullanılmaya başlanılması bile bu rahatsızlığı gidermedi. Bu durum yazarlar ve orta sınıf için uygun değildir.

3. Yazar bu metinde kitap okuma ile mevsimler arasında nasıl bir bağ kurmuştur? Yazarın bu düşüncesine katılıyor musunuz? Görüşlerinizi belirtiniz.
Cevap
: Yazar, kitap okuma ile mevsimler arasında okuma imkanı ve kolaylığı açısından bağ kurmuştur. Yaz kitap okumayı cömertçe ve konukseverce imkan tanırken; kış okumayı sınırlandırmaktadır. Ben bu düşünceye katılıyorum. Mevsimler okuma alışkanlıklarımızı ve tercihlerimizi etkilemektedir.

4. “Okumak başka bir iştir. Okuyorum, okuduğumu sanıyorum. Bir kitabı yeniden okuduğum vakit de onu daha önce okumadığımı sezinliyorum.” cümlesiyle anlatılmak isteneni yorumlayınız. Sizin de defalarca okuduğunuz veya okumak istediğiniz bir kitap var mı? Arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap
: Bu cümleyle, ilk okuma ile tekrar okuma arasındaki fark vurgulanmak istenmiştir. İlk okuma gözükürken, tekrar okuma gerçek anlayışı sağlar. Ben dedefalarca okuduğum kitaplar olduğu gibi tekrar okumak istediğim kitaplar da vardır.

5. Yazar her ortamda, her şekilde kitap okunabileceğini söylüyor. Onun bu düşüncesine katılıyor musunuz? Tartışınız.
Cevap
: Yazar her yerde kitap okunabileceğini savunuyor ancak ben katılmıyorum. Kitap okuma için uygun zaman ve mekan olmalıdır. Her ortam kitap okumaya uygun değildir. Tartışılabilir ancak benim görüşümden kitap okuma disiplini önemlidir.

6. “Akasyalar Açarken” adlı metnin yazıldığı dönemi yansıtan sosyal ve kültürel ayrıntıları belirleyiniz.
Cevap
: Metin 1950’li yıllarda yazılmış olmalı. Zira kalorifer ve orta sınıf gibi ifadeler bu dönemi yansıtmaktadır.

7. Okuduğunuz denemede hangi anlatım biçimlerinden faydalanıldığını örnekler vererek açıklayınız.
Cevap
: Metinde betimleme (“Kaloriferin ortaya çıkması, belki bu sobalı odaların rahatsızlığını bir parça olsun gidermiştir.”), karşılaştırma (“Bana sorarsanız, kışın soba başı eğlencelerinin, tandır şenliklerinin pek iç açıcılığı yoktur.”), benzetme (“Yaz ayları ise tam tersine, sizi kitaba yaklaştırmak için her türlü şaklabanlığı yapar.”) ve açıklama (“Yazın, her biçimde ve her zaman, geceleyin, gün ağarırken, kuşluk vakti, ikindi, gece yarısından sonra, bağdaş kurarak, bükülerek, uzanarak, yana kıvrılarak, arkaüstü yatarak, eğilerek, diz çökerek, yuvarlanarak, şarkı söyleyerek kitap okunabilir.”) anlatım biçimlerinden faydalanılmıştır.

8. Okuduğunuz metinde yazar ile anlatıcı aynı kişi midir? Açıklayınız.
Cevap
: Metinde yazar ile anlatıcı aynı kişidir. Yazar kendi kitap okuma deneyiminden hareketle düşüncelerini aktarmaktadır.

9. Okuduğunuz metin ile kurmaca metinler arasında ne gibi farklılıklar vardır? Açıklayınız.
Cevap
: Metin deneme türündedir ve biyografik-tarihsel unsurları içerir. Kurmaca metinler ise eserin konusunun gerçeklikle ilgisi olmayan bir dünyayı anlatması bakımından farklıdır. Denemeler yaşantıdan yola çıkarken; kurmaca metinler hayal ürünüdür.

10. “Akasyalar Açarken” adlı metnin konusunu, amacını ve hedef kitlesini saptayınız. Bunların arasındaki ilişkiyi değerlendiriniz.
Cevap
: Metnin konusu mevsimlerin kitap okuma üzerindeki etkisidir. Amacı farklı mevsimlerin okuma imkanı ve tarzı üzerine düşüncelerini paylaşmaktır. Hedef kitlesi okuma alışkanlıkları üzerine düşünen ve tartışmayı seven okurlardır. Konu, amaç ve hedef kitlesi arasında uyum vardır.

11. Metinde geçen “yeğ tutmak, hoppaca söz” kelime gruplarının anlamını bağlamdan hareketle açıklayınız.

“Yeğ tutmak”: Tercih etmek, daha çok beğenmek anlamındadır.

“Hoppaca söz”: Boş, anlamsız, abartılı söz anlamındadır. Cümlede kitaplar arasında tercih yapmaktansa, boş sözlerle vakit geçirmeye daha çok eğilim olduğu vurgulanmak istenmiştir.

1. ETKİNLİK

Genel ağdan “Gün Dökümü: Salah Birsel” adlı belgeseli bularak sınıfta izleyiniz. Belgeselden hareketle Salah Birsel’in sanat anlayışı hakkında çıkarımda bulununuz.

“Gün Dökümü: Salah Birsel” adlı belgeselinden Salah Birsel’in sanat anlayışı hakkında şu çıkarımlarda bulunduk:

Salah Birsel varoluşçu bir sanatçıdır. Eserlerinde insanın varoluşsal sorunları ve kaygıları ön plandadır. Sanatı yaşamın anlamı üzerine düşünmektir onun için.

Birsel hayata ve insana yabancılaşma karşıtı bir tavır sergiler. Eserlerinde inşa edilen dünya, insanın varoluşsal gerçekliğiyle bağlantılıdır. Evrensel varoluş sorunlarını işler.

Birsel yapıtlarında ironi, trajedi ve absürdü kullanır. Bunları insanın çıkmazı ve sıkıntısını ifade etmek için kullanır. Eserleri yalnızlık, yabancılaşma ve umutsuzluk gibi temaları işler.

Birsel görselliğe değil, düşüncelere ve anlamlara önem verir. Resimden ziyade fikir işleyen bir sanatçıdır. Yapıtları kavramlar üzerine kuruludur. İnsanı ve onun sorunlarını düşündürmek amaçlarındandır.

Belgeselden Birsel’in yapıtlarını oluştururken izlenimlerden ziyade bilişsel süreçleri kullandığı anlaşılır. Düşüncelerini ve kaygılarını ifade etmeye yönelik bir anlayışı vardır. Resimden ziyade fikir ve kavramı önceleyen bir sanat anlayışına sahiptir.

Böylece Salah Birsel’in varoluşçu ve kavramsal bir sanat anlayışı olduğu; yaşamı, insanı ve onun sorunlarını düşündürmeye yönelik, fikir ve kavram odaklı bir yaklaşımı benimsediği çıkarımlarında bulunduk. Belgeselden elde edilen bilgiler, Birsel’in sanat anlayışı hakkında genel bir değerlendirme yapmamıza olanak tanımıştır.

2. ETKİNLİK

Deneme türünün tarihî gelişimi ve temsilcileriyle ilgili hazırladığınız çalışmayı sınıfta sununuz.

Deneme, kişisel görüş, düşünce ve tecrübelerin anlatıldığı, genellikle edebî bir tarzda kaleme alınan bir türdür. Deneme türü, 16. yüzyıl İngiltere’sinde ortaya çıkmıştır ve 17. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Daha sonra, deneme türü Avrupa’da ve dünya genelinde popüler hale geldi.

Deneme türünün en önemli temsilcileri arasında Montaigne, Francis Bacon, Samuel Johnson, Ralph Waldo Emerson, Virginia Woolf, George Orwell, Albert Camus ve Michel de Montaigne gibi yazarlar sayılabilir.

Montaigne, deneme türünün öncüsü olarak kabul edilir ve kendisini “Denemeler” adlı kitabında tanımlar. Bacon ise, bilimsel deneylere dayalı düşünce tarzıyla deneme türüne yeni bir boyut getirdi. Samuel Johnson, İngiliz edebiyatının en önemli eleştirmenlerinden biridir ve deneme türünde çok sayıda eser kaleme almıştır. Ralph Waldo Emerson, Amerikan deneme geleneğinin öncülerinden biridir ve doğa, kişisel özgürlük ve insanın doğası hakkında yazdığı eserleriyle tanınmaktadır.

Virginia Woolf, modernist edebiyatın önde gelen isimlerinden biridir ve deneme türünde özellikle kadınların rolü, feminizm ve edebi yaratıcılık gibi konuları ele almıştır. George Orwell, politik denemeleriyle tanınmaktadır ve özellikle totalitarizm, faşizm ve komünizm gibi konularda yazmıştır. Albert Camus, felsefi denemeleriyle tanınır ve varoluşçu düşünceleri ele almıştır. Michel de Montaigne ise, deneme türünün öncülerinden biri ve “Denemeler” adlı kitabıyla tanınmaktadır.

Dil Bilgisi

1. Bütün medeni ülkelerde aynı şikâyet( ) Okumuyoruz. Kitaplar çoğaldıkça okuma sevgisi azalıyor. Ama yine de birçokları için okuma bir hastalık. Böyleleri incelemek, düşünmek, dinlemek, eğlenmek için okumaz( ) okumak için okur. Ne sanat heyecanı ararlar ne zekâlarını geliştirme emelindedirler. Çok okurlar, ellerine geçeni okurlar. Sabırsızdırlar, sırtlarından bir yük atmak isterler sanki. Okuduklarını reddetmek veya tartışmak ihtiyacını duymazlar. Kitap kapanır kapanmaz içindekiler unutulur. En büyük zevkleri kitap değiştirmektir. Her matbuaya saldırırlar. Kimi yarısını okur kitabın, kimi yalnız sonuna bakar. Kimi de bir baştan bir başa okur (meselâ gazete tiryakileri). Okur gibi yapanlar da caba. Hepsi de rüya görür gibi okur. Bu tiryakilik tembelliğin marazî bir şeklidir, yazara göre. Okuma delisi birçok şeyleri anladığını vehmeder. Başkalarının sözleriyle yetinmek, her konuda başkasının anlayışına, başkasının fikirlerine başvurmak, alışkanlıkların en kötüsü. “Kitapta okudum, gazete yazıyor.” gibi sözler iradenin ve kişiliğin yokluğunu gösterir. Aşırı ve düzensiz okuma hafızayı, düşünce mekânizmasını bozar. Hasta gündelik hayattan kopar, çevresinde olup bitenleri göremez, anlayamaz. Marazi okumanın belirtilerinden biri hafıza zayıflamasıdır( ) Hasta gerçek hadiseleri unutur, okuduklarını hatırlar. Realiteden uzaklaşır( ) kitaptaki olaylara bağlanır. Düşünceleri birbirine karışır. Kendi başına muhakeme edemez olur.

Cemil Meriç, Bu Ülke (Metnin orijinaline uyulmuştur.)

a. Paragrafın ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini yazınız.

Ana düşünce: Aşırı ve düzensiz okuma marazi bir durumdur ve kişinin zihinsel ve sosyal hayatını olumsuz etkiler.
Yardımcı düşünce: Kitap okuma sevgisi azalmış olsa da, birçok insan okumayı hastalık gibi yaparak sadece kitap değiştirmek ve sabırsızlık göstermek için okur.
Yardımcı düşünce: Bu tür okuyucular sadece matbuayı yutup geçerler ve okuduklarını tartışma veya değerlendirme ihtiyacı hissetmezler.
Yardımcı düşünce: Marazi okuma hafıza zayıflaması ve gerçek hayattan kopmayla sonuçlanabilir.
Yardımcı düşünce: Başkalarının fikirlerine ve anlayışına sürekli olarak başvurmak alışkanlıkların en kötüsüdür ve kişinin iradesi ve kişiliği yok olur.

b. Metindeki parantez içindeki ( ) yerlere uygun noktalama işaretleri getiriniz.

“Bütün medeni ülkelerde aynı şikâyet(:) Okumuyoruz. Kitaplar çoğaldıkça okuma sevgisi azalıyor. Ama, yine de birçokları için okuma bir hastalık. Böyleleri incelemek, düşünmek, dinlemek, eğlenmek için okumaz(;) okumak için okur. Ne sanat heyecanı ararlar, ne zekâlarını geliştirme emelindedirler. Çok okurlar, ellerine geçeni okurlar. Sabırsızdırlar, sırtlarından bir yük atmak isterler sanki. Okuduklarını reddetmek veya tartışmak ihtiyacını duymazlar. Kitap kapanır kapanmaz içindekiler unutulur. En büyük zevkleri kitap değiştirmektir. Her matbua’ya saldırırlar. Kimi yansını okur kitabın, kimi yalnız sonuna bakar. Kimi de bir baştan bir başa okur (meselâ gazete tiryakileri.) Okur gibi yapanlar da caba. Hepsi de rüya görür gibi okur.” Bu tiryakilik tembelliğin marazi bir şeklidir, yazara göre. “Okuma delisi birçok şeyleri anladığını vehmeder. Başkalarının sözleriyle yetinmek, her konuda başkasının anlayışına, başkasının fikirlerine başvurmak, alışkanlıkların en kötüsü. “Kitapta okudum, gazete yazıyor” gibi sözler iradenin ve kişiliğin yokluğunu gösterir. Aşın ve düzensiz okuma hafızayı, düşünce mekanizmasını bozar. Hasta gündelik hayattan kopar, çevresinde olup bitenleri göremez, anlayamaz. Marazı okumanın belirtilerinden biri hafıza zayıflamasıdır(.) Hasta gerçek hâdiseleri unutur, okuduklarını hatırlar. Realiteden uzaklaşır(,) kitaptaki olaylara bağlanır. Düşünceleri birbirine karışır. Kendi başına muhakeme edemez olur.”

c. Metindeki altı çizili sözcüklerin imlasını “TDK Yazım Kılavuzu”ndan kontrol ediniz. Kelimeler üzerinde telaffuz çalışması yapınız.
Cevap
: meselâ, Marazi, hadiseleri, muhakeme… bu kelimelerin telaffuzunu öğretmeninizle birlikte yapabilirsiniz.

Denemenin başarısı, yazarının dildeki ustalığı kadar, geniş bir dünya görüşüne sahip olması ve kültürü ile doğru orantılıdır.

Deneme yazarken şu hususlara dikkat etmek gerekir:

• Ortaya konan düşünceler, okuyucuyu da düşündürecek nitelikte olmalıdır.
• Yazar, gereksiz felsefi derinliğe girmemelidir.
• Öne sürülen düşünceler, makalede olduğu gibi ispatlanmaya çalışılmamalıdır.
• Anlatım, sade ve açık olmalıdır.

Deneme yazarken aşağıdaki basamaklara dikkat ediniz.

I. Hazırlık

• Konu ve ana düşünceyi belirleyiniz.
• Metinde ele alınabilecek bilgi ve düşünceleri belirleyiniz.

II. Planlama

• Metnin temel bölümlerini ve bu bölümlerde değinilecek bilgi ve düşünceleri sıralayınız.

III. Taslak metin oluşturma

• Hazırladığınız plan doğrultusunda metni yazınız.
• Metni yazarken düşünceyi geliştirme yollarını kullanınız.

IV. Metni düzeltme ve geliştirme

• Metnin tutarlılığını değerlendiriniz.
• Varsa anlatım bozukluklarını düzeltiniz.
• Varsa yazım ve noktalama hatalarını düzeltiniz.

V. Yazılan metni paylaşma

• Yazdığınız denemeyi çeşitli araçları (sınıf panosu, okul panosu, dergi, gazete, sosyal medya…) kullanarak sergileyiniz.
• Ürettiğiniz ve paylaştığınız metinlerin bir sorumluluğu olduğunu unutmayınız.
Cevap: Sınıf içi yapılması gereken bir etkinlik.

b. Uygulama

Aşağıdaki metni yazı planı ve deneme türünün özelliklerine uygun olarak tamamlayınız. Bu uygulamayı dikkate alarak defterinize bir deneme yazınız. Yazdığınız metinleri çeşitli ortamlarda (sınıf veya okul panosu, sosyal medya vb.) arkadaşlarınızla paylaşınız.

Şiir Burçları

Hangi burçta doğdunuz? Şu veya bu! Burç yorumlayıcılarının, yıldız fallarına bakarak insanlara, yakın gelecek müjdeleri vermelerine ya da yaklaşan bir felakete karşı onları uyarmalarına inanmam. Şiirdeki burçların, olasılıklardan ötede, az değişir bazı gerçeklerin göstergesi olduğu görüşündeyim.

Bence her şair, şiir hayatı boyunca, üç burçtan: Gurbet, hasret ve hikmet burçlarından geçer. ilki gurbet burcudur; şair önce bir süre bir gurbeti yaşar.

Bir dönem yalnızlığı ve yabancılığı deneyimler. İç genişliğini hayli derinlerde bulur. Benliği ile doğrudan başbaşa kalır.

Sonra sıra ikinci döneme, hasret burcuna gelir.

O zaman geriye bakar, özlediklerini hisseder. Anavatanın ve sevdiklerinin değerini anlar. Geçmişe yönelik duyguları şiirlerinde yoğunluk kazanır.

O zaman hikmet burcuna girer. Hikmet çapraşıktır ve çok az değişir. Geçmişin büyük şairlerini o zaman anlar.

Ölüme yaklaşmanın verdiği olgunluk ve dinginlikle şiirlerine bir felsefi derinlik katar. Yaşadıklarını değerlendirme ve anlamlandırma çabası içinde olur.

Behçet Necatigil, Bile/Yazdı

DENEME ÖRNEĞİ

Şairlerin hayatı boyunca, üç burçtan geçtiğini düşünüyorum. İlk burçları gurbet burcudur. Şairler önce bir süre bir gurbeti yaşarlar. Gurbet, yalnızlık ve yabancılık hissi verir. Şairler de bu duyguları şiirlerine yansıtırlar. Kimi zaman şairler, doğdukları yerden uzakta yaşamak zorunda kalırlar ve bu da onları etkiler. Örneğin, Nâzım Hikmet, sürgünde olduğu dönemlerde yaptığı şiirlerde gurbetin acısını dile getirir.

Sonra sıra ikinci döneme, hasret burcuna gelir. Şairlerin hasret burcuna girdiği dönemde, genellikle biri ya da bir şey özlenir. Hasret, özlem ve ayrılık hissi verir. Şairler de bu duyguları şiirlerine yansıtırlar. Örneğin, Orhan Veli, İstanbul’u özlediği için “İstanbul’u Dinliyorum” şiirini yazmıştır.

O zaman hikmet burcuna girerler. Şairler, hikmet burcuna girdiklerinde, geçmişteki büyük şairleri anlamaya başlarlar. Hikmet, bilgelik ve derin düşünce anlamına gelir. Şairler de bu dönemde, tecrübelerini şiirlerinde kullanarak, okuyucuları derin düşüncelere sevk ederler. Örneğin, Yahya Kemal, şiirlerindeki derin anlamlarla, okuyuculara hikmet dolu sözler sunar.

Sonuç olarak, şairlerin burçlarına göre farklı dönemlerden geçtiğini görüyoruz. Burçların şiirlerdeki önemi de oldukça büyük. Şairler, bu burçlardan geçerek, şiirlerinde derin anlamlar yaratarak, okuyucuları etkilerler. Şiir burçları, aslında olasılıklardan ötede, bazı gerçeklerin göstergesidir.

Sözlü İletişim

a. Sözlü İletişim Tür ve Tekniklerini Tanıma

Etkili bir sunum topluluk karşısında konuşma alışkanlığı kazanmaya, disiplinli ve aralıksız çalışmaya bağlıdır. Bunun için dilin yapısı, doğru telaffuz, tonlama ve vurgu düzeni bilinmelidir. Ayrıca sesli kitap okuma veya topluluk karşısında konuşma gibi uygulamalar yapılmalıdır.

Sunum yaparken konuşmanın akışını kesen, anlamsız ve gereksiz kelimeler kullanmaktan kaçınılmalıdır. Söylenişi zor kelimeler tercih edilmemelidir. Konuşma sırasında, ona anlam ve güç kazandıracak jest ve mimiklere yer verilmelidir.

b. Uygulama

Yazma çalışmalarınızda kaleme aldığınız denemeyi yukarıdaki açıklamaları dikkate alarak sınıf ortamında sununuz. Arkadaşlarınızın sunumunu dinlerken kendinizi tabloya göre değerlendiriniz.

• Sunumu not alarak veya empati kurarak dinledim. ()
• Konuşmanın konu ve ana düşüncesini tespit ettim. ()
• Konuşmadaki konu akışını takip ederek açık ve örtük iletileri belirledim. ()
• Dinlediklerimi özetleyip daha önceki bilgilerle karşılaştırdım. ()
• Konuşmanın tutarlılığını sorguladım. ()
• Konuşmada öne sürülen fikirlerin geçerliliğini sorguladım. ()
• Arkadaşlarımın sunduğu metinlerinde beğendiğim yerleri yazma yeteneğimi geliştirmek amacıyla not aldım. ()

👍 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.

SORU & CEVAP Haberleri