Doğru insan, söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmamasından utanç duyar. (Konfüçyus)
Herkes hayatında düzgün insan arar, birini överken de önce dürüstlüğünün altını çizerek anlatmaya başlar. Çünkü; dürüst insan düzgün insan, düzgün insan da güvenilir insandır.
İnsanlık tarihi boyunca hiç kimse “ben dürüst değilim”, “ben yalancıyım” demedi, en sahtekarı bile…
Bu nasıl bir şey ki;
Biri diğerinde aradığını veya herkeste aradığını aramıyor kendinde…
Herkes dürüstlükten dem vururken o dürüstlük tanımını nasıl dolduruyor içinde?
Dürüstlük her şeyden önce insanın kendisine verdiği sözde durması değil midir?
Ya da özü sözü bir olması…