Geviş getiren hayvanlar

Bu hayvanlar, yuttukları besini işkembelerinden çıkarıp, ağızlarına getirir, yeniden çiğnerler. îşte, buna geviş getirmek denir. Geviş getiren hayvanlar otla beslenirler. Başlıcaları sığır, manda, koyun, keçi, deve, lama, antilop, geyik, zürafa’dır.

Gevişgetirenler (Ruminantia), çift toynaklılar (Artiodactyla) takımı içinde bir alt takım. Bu alt takıma ait otobur hayvanların sahip oldukları çok odalı mideleri mikrobiyolojik bir sindirim yöntemini mümkün kılar. Bu iyi gelişmiş sindirim sistemleri ile, çoğu diğer memelilerin tek bir odadan oluşan mideleri ile sindiremedikleri maddeleri bile (örneğin selüloz) değerlendirebilirler.

Cücegeyikgiller (Tragulina),sığır ve davarlar (Pecora) topuktabanlılar (Tylopoda) olmak üzere üç üst familyası bulunur. Geyikler, antiloplar, zürafalar, deve ve lamalar, koyunlar, keçiler, sığırlar (boğa, Tibet sığırı, misk sığırı, Hint mandası, yaban sığırı) ve Amerika bizonu geviş getiren başlıca hayvanlardır. Başlıca geviş getiren hayvanlar ise; sığır, lama, manda, geyik, keçi, koyun, deve, antilop, zürafa’dır. Bu hayvanlar, besinlerini midelerinde topladıktan sonra, tekrar ağıza getirerek, “geviş getirme” olarak da bilinen iyice çiğneyip, ezme işini yaptıkları için geviş getiren hayvanlar ismi ile bilinirler.

Geviş getiren hayvanları otçul hayvanlardır ve ot ile beslenirler. Cücegeyikliler, sığır ve davarlar, topuktabanlılar olmak üzere geviş getirten hayvanların üç familyası bulunmaktadır. Buna göre geviş getiren hayvanlar şunlardır:

  • Geyikler
  • Antilop
  • Zürafa
  • Dece ve lama
  • Koyun, keçi ve sığır
  • Amerikan bizonu
  • Manda

Adlarını veren özellikleri, çoktan yutmuş ve az sindirmiş oldukları maddeleri dinlenirken tekrar ağızlarına getirip tekrar çiğnemelerinden kaynaklanmaktadır. Buna geviş getirmek denir. Sonra bu tekrar çiğnenip yutulan maddeler asıl sindirime bırakılır.

Geviş getirenlerin, başka hayvanların midesinden çok değişik bir mide yapıları vardır. Mideleri dört bölümden meydana gelmiştir:

  • İşkembe;
  • Börkenek;
  • Kırkbayır;
  • Şirden.

Hayvan, besinini alıp tükürükle karıştırdıktan sonra, yutar. Yuttuğu lokma, doğruca midenin işkembe bölümüne gider; orada birikir. Sonra, ikinci bölüme, yani börkeneğe geçer. Besinler burada yumuşar, küçük lokmalar haline gelir. Hayvan dinlenirken, börkeneğin kasları bu yumuşamış lokmaları yeniden yemek borusundan ağıza gönderir. Hayyan geviş getirmeye başlar. Lokmaları iyice çiğnedikten sonra, gene yutar. Lokma, ikinci yutuluşunda önce kırkbayıra, oradan da şirdene geçer. Besinler şirdende mide salgılarıyla karıştıktan sonra, bağırsağa geçerek sindirilirler.

Hayvanlar nasıl geviş getirir

Geviş getiren bir hayvan otlakta elinden geldiğince çok miktarda otu iyice çiğnemeden ve çok çabuk yutar. Yuttukları önce midenin dört bölümünden biri olan ve içinde bakteriler bulunan işkembeye gider. Hayvanın tüm sol böğrünü dolduran, 200 litrelik bir depo görevi yapan bu bölümde bir kaç saat kalıp, bakteriler ve salgıların yardımıyla parçalanan besinler çalkalanarak lapa haline getirilir. Sonra hayvan bir kenara çekilir, bu lapayı tekrar ağzına getirir, arka dişleriyle ve çenenin yatay hareketleriyle iyice ezerek ikinci kez çiğner.

Ağızda bir daha çiğnenenler ikinci bölüm olan börkeneğe geçer ve biraz daha parçalandıktan sonra tekrar ağza geri döner. İşkembe ve börkenek ayrı isimlerle anılsalar da beraber çalışırlar. Bu şekilde bir çeşit bitki özüne dönüştürülmüş otlar üçüncü bölüm olan kırkbayıra geçer. Burada içlerindeki suyun büyük bir bölümü dokularca emilen besinlerden dördüncü bölüm olan ve asıl mide işlevini gören şirdene gelenler, bağırsağa geçmeden önce mide özsuyunun etkisinde bırakılır.

Hayvanlar neden geviş getirir

Geviş getiren hayvanların yayıldıkları otlaklardaki otları doğru dürüst çiğnemeden, aceleyle işkembelerine indirmelerindeki amaç, vahşi hayvanlardan kaçınmak, hayati tehlike bulanan yeri bir an önce terk etmektir. Hayvan tehlike bulunmayan bir yere geldiğine inandığında yere yayılıp, etrafı seyrederek yediklerini yeni baştan çiğneyip keyifle sindirmeye başlar.

Yediklerini ağzında tam öğütmeden aceleyle yutup sonradan güvenli bir yere geldiğinde tekrar ağzına alıp öğütebilme imkânı veren geviş getirme işlevi bir bakıma hayatlarının güvencesi olarak görülebilir. Böylece her an yırtıcı, et yiyen hayvanların saldırısına uğrayabilecekleri açık alanlarda otlarken hızla midelerini doldurup orayı terk edebilirler. İnsanlar da geviş getirme özelliğine sahip olabilselerdi, sofraya hiç oturmadan mutfaktaki tencerelerden yiyecekleri midelerine atar, sonra televizyonun karşısına geçip bir taraftan seyrederken diğer taraftan keyifle geviş getirebilirlerdi.

👍 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

HABERLER Haberleri