Kefil Metni Cevapları (7. Sınıf)

Kefil Metni Cevapları, 7. Sınıf Dörtel Yayınları Türkçe Ders Kitabı Sayfa 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144 Etkinlik Cevaplarını yazımızın devamından okuyabilirsiniz.

Kefil Metni Cevapları

7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Dörtel Yayınları Sayfa 137 Cevabı

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

1. Haksız davranışlar karşısında nasıl bir tavır sergiliyorsunuz? Sınıfta anlatınız.
Cevap
: Ben haksız davranışlar karşısında sessiz kalamıyorum. Bundan dolayı iki defa kavga etmiştim. Çünkü sessiz sakin, kendisini savunamayan bir arkadaşıma zorbalık yapıyorlardı.

2. Bir arkadaşınızın sorumluluğuna kefil oldunuz mu? Niçin?
Cevap
: Bir defasında arkadaşım kantinden bir şey alacaktı ama cüzdanını evde unutmuştu. Ben de kantinci abiye “Yarın getirip verecek.” diye kefil olmuştum. Çünkü arkadaşıma güveniyordum.

1. ETKİNLİK

7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Dörtel Yayınları Sayfa 140 Cevabı

Okuduğunuz metinde geçen aşağıdaki kelime ve kelime gruplarının anlamlarını metnin bağlamından hareketle tahmin edip yazınız.

hançer: Bir tür bıçak
tereddüt etmek: Kararsız kalmak
ceza: Bir kişiye bir suçu yönünden yapılan yaptırım
darağacı: İdam edilecek insanların asıldığı düzenek
ihanet etmek: Bir kişiyi arkasından vurmak
mühlet: Bir şey için verilen mühlet
kefil olmak: Bir işi için birisine garanti vermek

2. ETKİNLİK

Aşağıda, metinde geçen deyimler ve deyimlerin anlamları verilmiştir. Bu deyimlerle anlamlarını eşleştiriniz. Deyimlerin metne olan katkısını söyleyiniz.

zincire vurmak --> Elini ayağını bağlamak.
aman dilemek --> Önce karşı koyarken, direnirken, zor karşısında boyun eğip bağışlanmayı istemek.
deniz gibi kabarmak --> Yağışlardan dolayı taşmaya yüz tutmak.
mani olmak --> Önüne geçmek, engellemek, önlemek.
kurban etmek --> Kendi çıkarı için birini ya da bir şeyi feda etmek.

3. ETKİNLİK

7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Dörtel Yayınları Sayfa 141 Cevabı

Okuduğunuz metnin konusu nedir? Yazınız.

Konusu: Metnin konusu arkadaşı kendisine kefil olan adamın sözünü tutup vaktinde şehre ulaşması

Okuduğunuz metinden çıkardığınız sonuç (ana fikir) nedir? Yazınız. Metindeki yardımcı fikirleri belirleyiniz.

Ana Fikri: İnsan ne olursa olsun verdiği bir sözü yerine getirmelidir.

Yardımcı Fikirler:

  • İnsan doğruluğuna inandığı şeylerden vazgeçmemelidir.
  • Dostlar birbirleri için her fedakârlığı yapabilmelidir.
  • Dostlar arasında birbirine güven çok önemlidir.
  • İnsanlar zorluk zamanlarında risk alabilmelidir.
  • En kötü insanlar bile güzellikler karşısında yumuşayabilirler.

4. ETKİNLİK

Okuduğunuz metnin türünü ayırt edici aşağıdaki sorulara uygun işaretlemeyi yapınız.

5. ETKİNLİK

7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Dörtel Yayınları Sayfa 142 Cevabı

Okuduğunuz metnin içeriğine yönelik sorular hazırlayıp sınıfta arkadaşlarınıza sorunuz.

→ Meros kendisine “Bu bıçakla ne yapacaktın?” diye sorulduğunda nasıl cevap vermiştir?
→ Meros kraldan ne için üç gün süre istiyor?
→ Dalgalar kızgınlığını iyice artırınca Meros ne yaptı?
→ Şehre girerken gördüğü bekçisi Meros’a ne dedi?

6. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Cümlelerdeki anlatım bozukluklarını tespit edip bozukluğun nedenini yazınız.

Yetkililer hâlâ bir açıklama yapmadı henüz.
Anlatım bozukluğunun nedeni: Gereksiz sözcük kullanımı

Kardeşim soruları hemen çözüverdi.
Anlatım bozukluğunun nedeni: Gereksiz sözcük kullanımı

Herkes, petrol ücretlerinin yüksekliğinden yakınıyor.
Anlatım bozukluğunun nedeni: Sözcüğün yanlış kullanılması

Çok sınıfta duran öğrencilerin elbette canı sıkılır.
Anlatım bozukluğunun nedeni: Sözcüğün yanlış yerde kullanılması

Onun bize yaptığı iyiliklere hep göz yumduk.
Anlatım bozukluğunun nedeni: Deyim yanlışlığı

7. ETKİNLİK

7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Dörtel Yayınları Sayfa 143 Cevabı

Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümleleri, zarf türünde kelimelerle tamamlayınız.

• Sana üç gün müsaade ediyorum.
• Mühleti geçirmemek için mümkün olduğu kadar acele geri dönüyordu.
• Arkadaşımı kurtarmak için çok geç kalacağım.
• Bir yerine iki kişiyi kurban ederek fazilete daha çok inansın.
• Koruyucular hemen kendisini yakalayarak zincire vurdular.
• Fakat sürekli bir yağmur çabuk yürümesine mâni oldu.
Durarak dinledi.

8. ETKİNLİK

Sınıfa getirdiğiniz “Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden maddeler okuyup bu maddelerle ilgili kişisel görüşlerinizi açıklayınız. Konuşmalarınızda uygun geçiş ve bağlantı ifadelerini (oysaki, başka bir deyişle, özellikle, ilk olarak, son olarak) kullanınız. Konuşurken yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya çalışınız.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1989 yılında benimsenen Çocuk Hakları Sözleşmesi, 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeyi 196 devlet onaylamıştır. Türkiye, sözleşmeyi 14 Ekim 1990’da imzaladı ve sözleşme 27 Ocak 1995’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Sözleşmeyle çocuk haklarının korunması amaçlanmış ve taraf devletlerin bu hakların yaşama geçirilmesi için yükümlülüklere uymaları gerektiği hükme bağlanmıştır.

Bence ABD’nin bu sözleşmeyi imzalamaması çok ilginçtir. Gerçi pek çok ülkenin bu sözleşmeyi imzalaması da çok bir şey ifade etmiyor. Başta geri kalmış ülkeler olmak üzere pek çok ülkede çocuk hakları ihlalleri her geçen gün artarak devam etmektedir.

9. ETKİNLİK

Çocuk yaşta çalışmak zorunda kalan bir tanıdığınızın hayatından örnekler alarak hikâye yazınız. Yazınızı zenginleştirmek için atasözü, deyim ve özdeyişlerden yararlanınız. Uygun anlatım biçimlerini (betimleme, öyküleme vb.) kullanınız. Yazınıza başlık koymayı unutmayınız.

Garip Mehmet

Bizim mahallede Nihat diye bir çocuk vardı. Uzun, dalgalı saçları ve masmavi gözleriyle çok sevimli bir çocuktu ama garip bir hali vardı Nihat’ın.

Bazen çok neşeli hâlleri olurdu bazen de çok uzun süre ağzını açıp konuşmazdı. Meğer yaşadıklarını hep içine atar, ser verip sır vermezmiş. Çok sonraları duyduk ki Nihat’ın babası alkolik derecesinde içki içermiş. E, içki bütün kötülüklerin anasıymış. Onun için de aldığı maaşı kısa sürede bitirir, herkesten borç alır; sonra da borcunu ödeyemezmiş.

Nihat’ın annesi de babasının borçlarını ödeyebilmek için çeşitli işlerde çalışırmış. Apartman temizliğine gider , evde yorgan dikermiş. Ama yine de kazandığı para borçlara yetmezmiş. Durum böyle olunca da Nihat çalışmaya karar vermiş. Sabahları erkenden simit fırınına gidip simit alır ve bu simitleri tabakhanede deri fabrikalarının arasında, pis kokuların içinde satarmış.

Nihat’ın, annesine destek olmak için simit sattığından babasının haberi yokmuş. Bir gün tabakhanedeyken oğlunun perişan vaziyette simit sattığını görmüş ve çok üzülmüş. Nihat, “Senin borçlarını annemle birlikte ödemeye çalışıyoruz.” demiş. Babası bu duruma çok üzülmüş. “Haydi oğlum sen eve git, bir daha da buralarda simit satmanı istemiyorum.” demiş. Akşam eve gelince de hem karısına hem Nihat’a artık içki içmeyeceğine dair söz vermiş ve bir daha da içki içmemiş.

7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Dörtel Yayınları Sayfa 144 Cevabı

SONRAKİ DERSE HAZIRLIK

Sınıfa bir anayasa kitapçığı getiriniz. Anayasa’nın 42. maddesini sınıfta okuyunuz.

Anayasa’nın 42. maddesi şu şekildedir:

Madde 42- Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.

Güvenilir bilgi kaynaklarını etkili bir şekilde kullanarak eğitim öğretim haklarıyla ilgili bilgi toplayınız.
Cevap
: Eğitim hakkı bireylere anayasa ile verilmiş olan haklardan biridir ve kısıtlanması doğru değildir. Eğitim ve öğretim hakkı aslında bir özgürlüktür. Bu hakka bireyler doğuştan sahiptirler. Bu hakkı kim engellerse suç işlemiş olur. Yurdumuzda eğitimin ve öğretimin işlerini MEB tarafından yürütülmekte devam ettirilmektedir. Sosyal devlet anlayışı gereğince eğitim ücretsiz bir biçimde bütün öğrencilere sunulmalıdır. Devletin vazifesi bu haktan mahrum bırakılan bütün öğrencileri bulmak ve o öğrencileri eğitmektir. Annesi, babası dahi kimse çocukları bu haktan mahrum bırakamaz. Bırakırsa yasal suça tabii olur. Herkes eğitim-öğretim hakkına sahiptir.

Çevrenizde sevilen, örnek alınan özelliklere sahip kişiler var mı? Varsa bu kişiler bu özelliklere nasıl ulaşmış olabilirler? Araştırınız.
Cevap
: Çevremde çok sevilen ve örnek alınan mahallemizdeki Hacı Mustafa Amca ve annemin dayısı Dursun Ali Dayı var. Bu kişiler bu özelliklerini çok okuyarak ve okuduklarını hayatlarında uygulayarak ulaşmış olabilirler. Okullarındaki öğretmenleri sayesinde bu özellikleri kazanmış olabilirler.

👍 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.

SORU & CEVAP Haberleri