Yaz tatili ve ders çalışma

Yaz tatilinin en hararetli günlerindeyiz... Hava sıcak, güneş parlak… “Bu yaz vaktinde, güzel havalarda çalışmak mı!

En son yapılacak iş!” diyenlerdenseniz bu yazıya dikkat kesilin. Okulların kapanmasıyla birlikte öğrencilerin birçoğu derslerle ilişkisini neredeyse sıfıra indirdi. Peki, bu tatil süreci gerçekten sadece dinlenilerek mi geçirilmeli?

Tabii ki senenin yorgunluğunu atmak için dinlenmek her öğrencinin en temel hakkı. Gerçi bazı öğrenciler bu hakkı bütün bir yıla yaymış vaziyette. Bu yazıda tatil sürecinin geriye kalan bölümünde neler yapılmalı, çalışmaya ve kitap okumaya ne kadar vakit ayırmalı konusunu ele alacağım. 2015’te sınavlara girecek olan YGS-LYS ve TEOG adayları için yaz tatil süreci daha bir önem ifade ediyor ve etmeli. Özellikle YGS-LYS sürecinde çalışılacak olan müfredat yoğun olduğu için, ara sınıflarda derslerin hakkını vermemiş, eksiği fazla olan öğrencilerin işi kolay olmayacak. Bu öğrencilerin büyük bir çoğunluğu eğer yaz dönemini boş geçirirlerse sene içerisinde “konuları yetiştiremiyorum” şikâyetinde bulunacaklar. Testi kırılmadan uyarmak istiyorum öğrencileri.

Peki, ne yapmalı, nasıl bir çalışma programı izlemeli?

Tembellik kötü bir alışkanlıktır. Tekrar edildikçe, irade kullanılmadıkça bu alışkanlığın pençesinden kurtulmak hiç de kolay olmuyor. Biliyorum ki bünyeniz, yaz tatilinde iyice tembelliğe alıştı. Bu olumsuz alışkanlıktan kurtulabilmenin en temel yolu çok az da olsa düzenli bir şekilde uygulanan çalışma takvimi oluşturmaktan geçiyor. Gaza gelip bünyenizin kaldıramayacağı bir çalışma programı hazırlamak da doğru değil. Yapabileceklerinizden başlayın. Eğer çok yoğun bir çalışma programı oluşturursanız bu programı birkaç gün sürdürseniz bile devam ettirmekte zorlanırsınız. O nedenle her öğrenci kendi alışkanlıklarına, çalışma kapasitesine, eksiklerine göre bir çalışma hedefi belirlemeli. Yarım saate dayanabilecekse yarım saatle başlamalı çalışmaya. Çalışmaya ısındıkça, zihin ve beden adapte oldukça çalışma süresi aşamalı olarak artırılmalı. Her öğrenci kapasitesini zamanla maksimum düzeyde kullanabilecek bir çalışma sürecine girmeli.

Soru mu çözülmeli, konu üzerinde mi durulmalı?

Öncelikle her öğrencinin durumu bir değil. O nedenle her öğrencinin kendi eksiklerine ve hedeflerine göre bir çalışma takvimi belirlemesinde fayda var. Eğer öğrenci MF-3 puan türüyle tıp, eczacılık, diş hekimliği vb. bir bölüme yerleşmeyi hedefliyorsa kendisine en çok puan getirecek ve yeterli bir altyapıya sahip olmadığını düşündüğü derslere bu yaz döneminde ağırlık vermeli. Biyolojide ve kimyada altyapısının yetersiz olduğunu düşünüyorsa, bu süreci özellikle bu derslerdeki eksikleri tamamlamak için kullanmasını tavsiye ediyorum. Konu çalışmadan, soru çözümü yapılmamalı. Önce çalışılan konu eksik nokta kalmayacak şekilde öğrenilmeli, ardından çözümlü sorular incelenmeli, geçmiş yıllardaki YGS ve LYS’lerde konuyla ilgili gelmiş sorular ele alınmalı, ardından test çözümüne geçilmeli.

Ders çalışıp eksiklerimizi gidereceğimiz bir program oluşturduk ve uyguluyoruz diyelim. Bunun dışında sınavlara hazırlıkla ilgili başka neler yapabiliriz sorusu da zihinlerimizi kurcalıyor olabilir. Üniversiteye geçişte ve TEOG sınavlarında soruların ağırlıklı bir bölümü muhakeme gücünü, okuduğunu yorumlama kabiliyetini gerektiriyor. Dolayısıyla sınavlarda başarılı olmanın yolu çalışmanın yanı sıra bu yetenekleri geliştirmeye de bağlı. Bu yetenekleri geliştirmek için düzenli kitap okumak şart. Şunu da unutmamak gerekir ki sadece sınavda değil hayatımızın her safhasında bizi bir adım öne çıkaracak bir alışkanlıktır kitap okuma alışkanlığı. Özetle, ileride “beni güzel havalar mahvetti” dememek için yaz sürecini verimli bir şekilde değerlendirmek gerekiyor…

Kitap okuma üzerine…

Hem kendinizle hem de okuyacağınız kitaplarla ilgili farkındalığınızın olması önemlidir. Sizin ilgi alanınız, beklentileriniz neler; okumayı düşündüğünüz kitaplar bunları ne ölçüde karşılayabilir sorusunun cevabını bilerek okumaya başlamak gerekir.

Seçilen doğru kitaplar yepyeni dünyalar ve hayatlar getirir önünüze. Doğru seçilen her kitap okyanusa açılan bir gemidir adeta.

Okuduğunuz kitaplardaki karakterler ve olaylar sayesinde gerçek hayatta karşınıza çıkan insanları ve yaşadığınız olayları daha doğru değerlendirebilirsiniz.

Düzenli ve sürekli kitap okuyan bir kişinin yazma ve kendini ifade etme becerisi gelişir.

Hakan BAYKAL - Zirve Yayınları Rehberlik Yayın Yönetmeni

👍 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.

Rehberlik Haberleri