1. YAZARLAR

  2. Ali CÖRE

  3. Yiğit adam ve hançerlenen bir yiğidin son sözleri
Ali CÖRE

Ali CÖRE

Yönetim ve Org. Gelişim Dan.
Yazarın Tüm Yazıları >

Yiğit adam ve hançerlenen bir yiğidin son sözleri

A+A-

Ne yiğit ölsün ne de hakkı yensin.
Peki, kimdir bu yiğit? Ona bir çift sözüm var.
Önce onu bilelim. Hakkını yemeyelim.
En başta söyleyin o yiğit dediğiniz kimseye, haksızlık etmesin o da hiç kimseye.

İkinci olarak; Yiğit dediğiniz o kimseye söyleyin de, konuştuğu zaman yalan söylemesin. Olayları çarpıtmasın. Yalan söyleyerek masum insanlara suç isnat etmesin. Yalanı doğru gibi algılatmasın.

Üçüncü olarak yiğit diye iddia ettiğiniz o kimseye duyurun ki, söz verdiği zaman ya da bir şey vaat ettiğinde onu yerine getirsin.
Ya da yerine getiremediği şeyi vaat etmesin. Yerine getirmekten aciz olduğu vaatlerle kandırmasın halıkını.
Ve en önemlisi "VAATLERİNİ VAİDE ÇEVİRMESİN" (Vaid; korkutma, tehdit)

Dördüncü olarak, yiğit olduğunu iddia ettiğiniz o adama deyin ki, hiyanet etmekten vazgeçsin kendisine güvenen kimselere.
El uzatmasın kendisine teslim edilen şeylere.
Kendisine teslim edilen özgürlüğe, hürriyete, mala ve cana
El uzatmasın anayasa ile teminat altına alınan hiç bir şeye.

Göz dikmesin halkın malına.
Gasp etmesin kimsenin malını.Arkadan bunları yasalara uydurmaya kalkmasın.

Hele bir sorun bakalım o yiğit dediğiniz adama.
Yiğit adam yasalar karşısında halk ile aynı safta yan yana durur mu durmaz mı?
Adaletten kaçar mı kaçmaz mı?
Adaleti zindana atar mı, atmaz mı?

Söyleyin o yiğit dediğiniz adama ki, bir kimseyle çekiştiği zaman düşmanlıkta aşırı giderek karşısındakinden fazla kötülük yapmasın.
Orantısız güç kullanmasın.Hele de kadınlara ve çocuklara ilişmesin.
Ona buna kumpas kurup kimseyi kandırmasın. Kumpasla, tehditle kimseyi biat etmeye zorlamasın.
Halkın parasıyla yapılan hizmetleri halktan esirgemesin kendi malı gibi.

Ve söyleyin o yiğide, halktan ve yasalardan aldığı gücü muarızlarına, muhaliflerine ve düşmanlarına kullanmasın.

YİĞİT ADAM ÖLÜM DÖŞEĞİNDE BİLE YİĞİTLİĞİ ELDEN BIRAKMAZ
İşte bir yiğit adamın hançer yedikten sonraki anı.
Karşısında İranlı Yahudi bir köle.
Firuz. Bir casus ve bir hain. Aldığı emri yerine getirmek için fırsat kolluyor. Değirmen ustası.

Yiğit Adam esnaf teftişindedir. Firuz’un yanına gelmiştir.
“Duydum ki, senin değirmen yapmanda üzerine yokmuş”
Bu bir iltifattır köle için.
“Şayet sağ kalırsam, sana öğle bir değirmen yapacağım ki, doğuda ve batıda herkes ondan bahsedecek”
İşte Dünyanın en büyük makul şüphelisi.
Dünya lideri Yiğit Adam ile Dünyanın en hain, en alçak, en kalpsiz adamı karşı karşıya. Hain hür, İstediğini söylüyor, elini kolunu sallayarak dolaşıyor ortalıkta.
Fakat Dünya Lideri Yiğit Adam hür değil. Eli,dili bağlanmış adalet ile, hilm ile. Açıkça suç teşekkül etmediği için o kalleşi oracıkta cezalandıramıyor. Sadece ağzında bir cümle dökülüyor. "Vallahi bu beni tehdit etti"

Makul şüpheli kalleş yine bir gün, Yiğit Adam'a gelip efendisinin kendisinden çok para aldığını iddia ediyor.
“Senden alınan miktar fazla değildir”
diyor ve içinden ilk fırsatta kölenin efendisiyle görüşerek durumu düzeltmeyi planlıyor. Köleye dönüp,
"Sen yine de efendine iyi davran"
Bu sözler İranlı Casus Yahudinin hoşuna gitmiyor. Bu söz bardağı taşıran son cümle oluyor.

Ve günün birinde elbisesi içine bir hançer saklayıp, sabah namazı vaktinde mescide giriyor, İranlı Yahudi köle. Beklemeye başlıyor.
Yiğit Adam safları düzeltip tekbir alarak halk ile birlikte Hakkın karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Hakkın korkusundan gözü kimseyi görmüyor. O sırada safların arasına sızan kalleş İranlı bu fırsatı değerlendiriyor. Yerinden fırlayıp Yiğit Adama arka arkaya altı darbe vuruyor. Darbelerden biri karnına isabet ediyor.
Kanlar içinde namazını tamamladıktan sonra evine kaldırılıyor Yiğit Adam.
Bir müddet sonra ayılıp,soruyor;
“Katilim kim?
Bu hain Ebû Lü’lü Firuz dan başkası değildir.
Yiğit Adam şükrediyor
“Allah’a şükürler olsun ki bir Müslüman tarafından vurulmadım”
Bu şükür neden?Yani bir müslüman beni öldürerek ahiretini mahvettmedi.
“Allah müstahakını versin, ona ben iyilik yapmıştım”
Ve yanındaki İbni Abbasa dönüyor:
“Sen ve baban bu gayr-ı müslimleri Medine’de çoğaltmamızı isterdiniz. Onlara en çok acıyanı da sendin”
Bunun üzerine, “Emredin hepsini öldürelim”
Ancak buna itiraz ediyor Yiğit Adam.
“Dilinizi konuşup, dîninizi kabûl edip, kıblenize döndükten ve Haccınızı yaptıktan sonra böyle şey olur mu?”
Bu sırada hançerin açtığı karnındaki yarıktan içtiği süt akıyordu.
Ve o kalleş köleye ilişilmemesini emrediyor.
İranlı Yahudi Firüz yakalanmadan önce intihar ediyor.

İşte adalet, işte yiğitlik.
"Senden sonra gelecek kişiye ne tavsiye edersin ey Yiğit Adam?" diyorlardı başındakiler.
“Herkese iyi davranmasını vasiyet ederim!”
"Halıkın mallarından aldıkları vergileri, onların yoksullarına dağıtmalıdır. Ayrıca zimmîlere (Gayri müslimlere) karşı da iyi davranmasını, onlara karşı verdiği sözde durmasını, güçlerinin yetmeyeceği ağırlığı onlara yüklememesini tavsiye ederim” dedi.

Ve şu günlerde nasıl da arıyoruz seni Yiğit Adam.
"Kalk ey yiğit uykudan
Kalk ki gönlümde nâlân"
Ruhun şâd olsun Yiğit Adam Hz.Ömer.

Bu yazı toplam 743 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.