MEB Okul Öncesinde çuvalladı mı?

Doğan CEYLAN

Bakanlığımız, 2010-2014 Stratejik Planı temel alınarak hazırlanan, MEB 2014 yılı faaliyet raporunu geçtiğimiz günlerde yayımladı.  Sayın Bakanımızın sunuş yazısında “Bakanlığımız çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmak isteyen tüm paydaşlarımız için güvenilir bir kaynak olma niteliği taşımaktadır.” diye nitelendirdiği bu rapor bakanlığın hedeflerine ne düzeyde ulaştığını ortaya koyması açısından çok önemli. 

Raporu okulöncesi eğitimde okullaşma oranı açısından değerlendirdiğimizde; 2014 yılı itibariyle  okulöncesi (48-66 ay) çağ nüfusunda gerçekleşen okullaşma oranının % 37 olduğu açıklandı.

Bakanlığın okullaşma hedefi ne idi?

Örgün eğitimin ilk basamağı okul öncesi eğitimdir. 3-5 yaş grubundaki çocuklar bu eğitimi almaktadır.  2009 yılı itibariyle ülkemizde okulöncesi çağ nüfusunun okullaşma oranı % 33 idi. Milli Eğitim Bakanlığı 2010-2014 stratejik planında okulöncesi eğitimde okullaşma oranını artırmayı temel hedeflerden biri olarak belirledi ve stratejik planına okul öncesine yönelik aşağıdaki okullaşma hedefini koydu.

Hedef 1.1: Okul öncesi eğitimde % 33 olan net okullaşma oranını, dezavantajlı çocukları gözeterek plan dönemi sonuna kadar % 70’in üstüne çıkarmak.

Bakanlık, 48-72 aylık çağ nüfusunun okullaşması hedefine ulaşabilmek için 2014 yılı sonuna kadar resmî anaokulu sayısını 2.402’ye (anaokullarında derslik sayısı 12.010’a) resmî ana sınıflarındaki sınıf sayısı 33.397 olmak üzere 45.407 dersliğe çıkarmayı amaçladığını da  stratejik palanında açıkladı.

2014 faaliyet raporunda açıklanan  % 37’lik oran Bakanlığın, okullaşma oranını dönem sonunda % 70’in üzerine çıkarma hedefinden çok uzak.

Plan döneminde okullaşmayı % 33’ten % 70’in üzerine çıkarmak için en az 37 puanlık bir artış hedeflemesine rağmen sadece 4 puanlık bir artış sağlaması üzücü. İşin ilginç yanı raporda bu hedefe ilişkin değerlendirmede “hedefin makul düzeyde gerçekleştirildiği” kriterinin işaretlenmiş olması.

37 puanlık artış hedefleyip 4 puan artış gerçekleştirmek makul müdür?

Raporda makul düzeyin “Hedeflenen değerin %50 ile %90 arasında bir oranda gerçekleşmesini ifade ettiği” not edilmiş. Dolayısıyla % 37, % 70’in yarısından fazla olduğu için hedefin makul düzeyde gerçekleştiği sonucu çıkarılmış.  Bu mantıkla, okullaşma hedefine 100 yıl geçse de ulaşamayız. 2015 yılında hedef olarak % 70 konulsa ama gerçekleşme % 37’den % 36 ya gerilese bu mantıkla yine makul düzeyde gerçekleşmiş görünür. Böyle değerlendirme olmaz.

Değerlendirme nasıl yapılmalı?

Okullaşmada, hedeflenen artış oranı esas alınmalıdır. Plan döneminde okullaşmayı % 33’ten % 70’in üzerine çıkarmak için en az 37 puanlık bir artış hedeflenmiştir. Öyleyse değerlendirme, hedeflenen 37 puanlık artış üzerinden yapılmalıdır. Bu artış hedefinin % 50 ile %z 90’ı  arasında olması durumunda makul sayılmalıdır. Bu şekilde değerlendirildiğinde gerçekleşen okullaşma oranının makul olmadığı ortaya çıkacaktır ve geleceğe dönük daha doğru çalışmalar yapılmasına ışık tutacaktır.

Sonuç olarak; Bakanlık okul öncesine yönelik okullaşma hedefinin gerçekleştirilmesi konusunda  gerçekten bu kadar başarısız mı olmuştur ve kendini başarılı mı göstermeye çalışmaktadır? Öyleyse bu başarısızlığın sorumluları kimlerdir?

Yoksa  verilerin değerlendirilmesinde veya raporlaştırma sürecinde bir sorun mu yaşanmıştır?

Değerlendirme yazım devam edecek….

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.