YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversitelerde müfredatın ve ders sayılarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Hacettepe Üniversitesinin akademik yıl açılışında konuşan Özvar, öğrencilerin yalnızca derslerle değil; uygulama, araştırma ve gerçek hayat deneyimleriyle de desteklenmesini istedi.
Üniversitelerde ders planlamasına ilişkin yaklaşımın değişmesi gerektiğini söyleyen Özvar, “Artık hocaya göre ders değil, derse göre hoca anlayışına geçmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Ders sayısından çok içerik ve kazanımlar önemli
Özvar, Türkiye’de üniversite programlarının yaklaşık 50-80 ders içerebildiğini, Avrupa’da ise ortalama bir öğrencinin 20-30 dersle lisans eğitimini tamamladığını söyledi. Bu değerlendirmeden hareketle programların yeniden incelenmesi gerektiğini belirtti.
Program, müfredat ve ders yapılarında ciddi adımlar atılması çağrısı yapan Özvar, derslerin isimleri ve sayıları yerine içeriklerine odaklanılmasını istedi.
İhtiyaç fazlası derslerin lisansüstü eğitime kaydırılabileceğini dile getiren Özvar, böylece öğrencilerin araştırma yapmaya ve uygulamalı çalışmalara katılmaya daha fazla zaman bulabileceğini ifade etti.
Akademisyenler için yapay zekâ eğitimi önerisi
Özvar’ın gündemindeki bir diğer konu, yapay zekânın üniversitelerde kullanımı oldu. Bütün akademik alanlarda öğretim üyelerinin bu araçları kullanma konusunda eğitim alması gerektiğini söyledi.
Yapay zekâ eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesini önemli bir adım olarak değerlendiren Özvar, eğitimlerin öğrencileri de kapsayacak biçimde planlanmasını istedi.
Bu açıklama bir öneri ve çağrı niteliği taşıyor. Konuşmada, bütün akademisyenler için başlamış ortak bir zorunlu eğitim takvimi açıklanmadı.
Yapay zekâ kullanımı nasıl değerlendirilmeli?
Üniversitelerin yapay zekâ kullanımında açık kurallar belirlemesi gerektiğini vurgulayan Özvar, öğrencilerin hangi araçlardan ne ölçüde yararlanabileceğini önceden bilmesinin önemine işaret etti.
- Kullanım sınırları: Ders, ödev ve sınavlarda izin verilen destek açıkça belirtilmeli.
- Şeffaflık: Öğrenciler yapay zekâdan aldıkları desteği açıklamalı.
- Doğrulama: Üretilen bilgilerin ve kaynakların doğruluğu kontrol edilmeli.
- Veri güvenliği: Kişisel bilgiler ve araştırma verileri korunmalı.
- Erişim: Araçlardan yararlanmada adalet gözetilmeli.
Özvar, öğrencinin kendi bilgisiyle yapabildiklerini ölçen sınavların yanında, yapay zekâ kullanımının açık kurallarla serbest olduğu proje ve ödevlere de yer verilebileceğini anlattı.
Hacettepe’nin yayın ve proje verilerini paylaştı
Hacettepe Üniversitesinin araştırma kapasitesine de değinen Özvar, üniversitenin 2025 yılında araştırma ve aday araştırma üniversiteleri arasında yayın ve toplam atıf sayısında ilk sırada yer aldığını söyledi.
| Araştırma göstergesi | Paylaşılan veri |
|---|---|
| Ulusal proje | 292 |
| Uluslararası proje | 53 |
| Araştırma fonu | 250 milyon TL’nin üzerinde |
| 2025 yılı doktora mezunu | 632 |
| Patent başvurusu | 34’ten 60’a yükseldi |
| Ulusal patent belgesi | 16’dan 40’a yükseldi |
Güran’dan yeni araştırma merkezleri açıklaması
Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, üniversitenin Scopus kapsamındaki yayın sayısının 2020’de 3.045’ten 2026’da yaklaşık 4.500’e çıktığını belirtti.
Güran, Beytepe’deki Çok Disiplinli Araştırma Merkezi’nin bir ay içinde hizmete alınmasının planlandığını, Sıhhiye’deki Klinik Araştırmalar Merkezi’nin ise 2028-2029 döneminde tamamlanmasının öngörüldüğünü söyledi.
Hacettepe Çocuk Hastanesinin genişletilmesine yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Güran, hastanenin 2027 yılının ilk çeyreğinde hizmete açılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Akademik yıl açılışı, Hacettepe Üniversitesi Senfoni Orkestrasının Prof. Rengim Gökmen yönetimindeki konseriyle başladı. Törende bilimsel teşvik ödülleri verildi ve profesör olan öğretim üyelerine belgeleri takdim edildi.
Kaynak: Hacettepe Üniversitesi akademik yıl açılış törenine ilişkin paylaşılan açıklama metni.