Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aile efradına nasıl davranırdı

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aile efradına nasıl davranırdı

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aile efradına nasıl davranırdı bu konuda sizlere kısa bilgiler vereceğiz.

Sevgili Peygamberimiz örnek bir aile reisiydi. Hanımlarına ve çocuklarına karşı görevlerini en iyi şekilde yerine getirirdi. Aile hayatı ve aile içindeki davranışları, taşıdığı özellikler nedeniyle maddi alanda olduğu kadar, manevi alanda da örnek konumdaydı.

"Müminlerin iman bakımından en mükemmel olanı, onların ahlak bakımından en güzel olanıdır, onların en hayırlıları da aile fertlerine karşı hayırla muamelede bulunanlarıdır." (Ebu Davud, Sünnet, 15)

Yüce Allah, insana, erkek ve kadın olarak birbirlerine eş olmaları, huzurlu bir yuva kurmaları için aralarında kuvvetli bir muhabbet ve merhamet bağı var etmiştir. Aile kurmak, her şeyden önce yaratılışımıza uygundur. Cenâb-ı Hak, "Aranızdan bekâr olanları evlendirin." buyruğuyla kadın ve erkek için nikahı teşvik ederken, başta yakınları olmak üzere bütün bir topluma da evlenme çağına gelenlere destek olmalarını tavsiye etmiştir.

"Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O'nun varlığının ve kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır." Rûm, 30/21

Aile kurmak, aynı zamanda Peygamberimizin sünnetidir. Allah Resûlü (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurur: "Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir."

"Sizin en hayırlınız ailesine en güzel şekilde davranandır. Ben, aranızda ailesine en güzel davranan kişiyim." Tirmizî, Menâkıb, 63.

Aile olmak, sadece aynı çatı altında yaşamak değildir. Aile aynı zamanda bir duygu, ideal, umut ve fikir birlikteliğidir. Sevinci ve kederi, varlığı ve yokluğu paylaşmaktır. Aile kurmak kadar, aile kalmak da önemlidir. Ailesinin değerini bilmek ve kurduğu yuvayı korumak, kadın-erkek her Müslümanın vazifesidir. Bu sebeple Yüce Rabbimiz, "Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz." buyurmuştur.

Mümin, ailesi içinde hoşgörülü ve affedici olmaya, sabırlı ve sebatkâr davranmaya gayret eder. Zira Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bizlere şöyle nasihat etmektedir:

"Mümin bir kimse mümine olan eşine nefret beslemesin; çünkü onun bir huyunu beğenmezse de hoşlanacağı bir huyu mutlaka vardır." Müslîm, Radâ', 61

Aile, yaratılıştan itibaren var olan, insanlığın en eski ve en köklü kurumu olarak kabul edilir. Karşılıklı anlayış, saygı, sevgi ve olgunlukla yürütülebilecek insani bir müessesedir. Bu yüzden dinimiz, aile müessesesinin sağlam kurulması ve iyi işlemesi için vazgeçilmez birtakım kurallar koymuştur. Peygamberimiz de bu kuralların canlı örneği olmuştur.

Peygamberimizin bir Müslümanın aile fertlerine nasıl davranması gerektiğini emir ve tavsiyeleriyle ifade ettiği gibi, bizzat kendi uygulamaları ile de örnek olmuştur. O'nun, iman, ahlak ve aile fertlerine yumuşak davranma arasında kurduğu bağlantıyı dile getiren şu sözü çok manidardır:

"Müminlerin iman bakımından en mükemmel olanı, onların ahlak bakımından en güzel olanıdır, onların en hayırlıları da aile fertlerine karşı hayırla muamelede bulunanlarıdır."

Peygamber Efendimizin bir hadisine göre, "Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi kişiye günah olarak yeter." Ebû Davûd, Zekât, 45

Sevgili Peygamberimiz örnek bir aile reisiydi. Hanımlarına ve çocuklarına karşı görevlerini en iyi şekilde yerine getirirdi. O'nun evi örnek bir evdi. Aile hayatı ve aile içindeki davranışları, taşıdığı özellikler nedeniyle maddi alanda olduğu kadar, manevi alanda da örnek konumdaydı. O'nun aile hayatında uyguladığı prensipler her dönemde önemini kaybetmeden varlığını sürdürmüştür. Toplumların en küçük ünitesi olan ailenin mutlu ve huzurlu olmasının, toplumun huzurunu sağlayacağı gerçeğini, en güzel örnekleriyle Hz. Peygamber'in aile hayatında görmek mümkündür.

Hz. Peygamber, doğmadan önce babasını ve çok küçük yaşta annesini kaybetmiş olmasına rağmen, anne babasını ve yetişmesine katkısı olan diğer yakınlarını hiçbir zaman unutmamış, onları hep hayırla yâd etmiştir. Yetimliği ve öksüzlüğü bizzat yaşayan Peygamberimiz, ana babanın ne kadar önemli varlıklar olduğunu çok iyi fark etmiş ve onların hakkına riayet konusunda ısrarla durmuştur.

Hz. Peygamber, eşlerine, çocuklarına, torunlarına ve onların yakınlarına karşı sergilediği tutumuyla en güzel örnektir. O, bu konudaki sorumluluklarını hakkıyla yerine getirmiş ve ümmetine de bu konuda çok önemli tavsiyelerde bulunmuştur. Aile bireylerine sorumluluklarını hatırlatırken şöyle demiştir:

"Hepiniz yöneticisiniz ve hepiniz yönettiklerinizden sorumlusunuz. Kişi, ailesinin yöneticisidir ve onlardan sorumludur. Kadın, eşinin evinin yöneticisidir ve ondan sorumludur." Buhârî, Cum'a.

Bu anlamlı sözleriyle o, aile bireylerinin hepsine sorumluluklar yüklüyor ve mutlu bir aile yuvasının kurulmasında her bireyin rol ve sorumluluğuna dikkat çekiyordu.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
206
136
49
76
32
98
220
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.