10. Sınıf Biryay Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 83 Cevapları

10. Sınıf Biryay Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 83 Cevapları

10. Sınıf Biryay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 83 Metne Hazırlık Soruları ve Cevaplarını yazımızın devamından okuyabilirsiniz.

1. Edebiyatın ve sanatın değişmez konularından biri olan ölüm hakkında neler düşünüyorsunuz?

Hiç şüphesiz dünya gerçekliğinin en önemlisi en acısı ölümdür. İnsanı etkileyen her şey sanatın ve edebiyatın konusu olacaktır.
Bu yüzden insanı en derinden etkileyen olayın ölümün de sanatta ve edebiyatta yeri büyüktür.
İki önemli şiirden örnek verelim.

Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece

Aşık Veysel iki kapılı han olarak adlandırdığı dünyanın ikinci kapısı ölüm kapısı..

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber…
Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber?
Necip Fazıl Kısakürek

Burada üstat Necip Fazıl Kısakürek ise ölümün ne derece doğal ve güzel bir durum olduğunu dini bir açıdan işlemiştir.

2. “Türkler arasında güzel sanatların ve şiirin kaynağı, bütün eski milletlerde olduğu gibi din kaynağıdır.” Nihat Sami Banarlı’nın bu sözünden hareketle dinin güzel sanatların ve edebiyatın ortaya çıkmasındaki etkisini değerlendiriniz.

İnsanoğlu var olduğu günden beri kendisinden daha güçlü olanlara karşı bir tapınma ihtiyacı hissetmiştir. Bu da çeşitli evrelerden sonra bir inanışı veya dini doğurmuştur. Bu tapınma ihtiyacının doğurduğu materyaller aynı zamanda sanatında doğmasına yol açmıştır. İnsanoğlunun var oluşundan itibaren yaşama dair bütün değerleri bir şekilde din gibi sanata da yansımıştır. Bu açıdan Gombrich, sanatın başlangıcını insanlık tarihi ile eş tutar. İlk dönemlerden günümüze kadar aşama aşama, zaman ve mekanın el verdiği biçimde insan duyarlılığı olarak gelişim gösteren sanat, güzellik, estetik ve arayış duygularının bir sonucu olarak kendini göstermiştir. İlkel insanların mağara duvarlarına yonttukları çizgi ve resimler de sanat eseridir, Picasso’nun tabloları da…

Tarih boyunca din sanılanın aksine sanatın itici gücü olmuştur. Sanatçıda dinden esinlenerek birçok eser yaratmıştır. Dini konular sanat eserlerinde önemli yer tutarken, din adamları da sanatın ve sanatçının koruyucuları olmuşlardır. Tarihsel olarak geçmişten bugüne baktığımız zaman resim veya mimarlık gibi ölümsüz sanat eserlerinin neredeyse tamamı Tanrı’nın ya da Tanrı’ların adına yapılmıştır.  Hinduizm, Taoizm, Hıristiyanlık, Yahudilik ve İslâm gelenekleri arasında inanış ve dini ritüeller arasında önemli farklılıklar olmasına rağmen hepsinin kendi içlerinde sanatla aralarında sıkı bir ilişki olmuştur. Böylece sanat dinin habercisi ve simgesi olmuş, buna karşılık dinde sanatın gelişmesine katkıda bulunmuştur.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
6
1
7
1
2
17
3
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.