11. Sınıf Meb Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 122-141 Cevapları 2026-2027, Tepki temasının ölçme ve değerlendirme bölümünü içerir. Bölümdeki 65 soru, sayfa sırası korunarak cevaplanmış; sınıflandırma tabloları, deney yorumları, model tasarımları ve bağışıklık karşılaştırmaları açıklanmıştır.
İÇİNDEKİLER / SAYFALARA HIZLI GEÇİŞ
- Sayfa 122 Cevapları – Uyaran ve Tepki (Sorular: 1, 2)
- Sayfa 123 Cevapları – Canlılarda Tepki ve Bitki Hormonları (Sorular: 3, 4, 5, 6)
- Sayfa 124 Cevapları – Bitki Hormonları ve Oksin (Sorular: 7, 8, 9, 10)
- Sayfa 125 Cevapları – Oksin ve Etilenin Tarımsal Kullanımı (Sorular: 11, 12, 13, 14)
- Sayfa 126 Cevapları – Sürdürülebilir Tarım ve Bitkisel Hareketler (Sorular: 15, 16, 17)
- Sayfa 127 Cevapları – Tropizma ve Nasti (Sorular: 18, 19, 20)
- Sayfa 128 Cevapları – Koleoptil Deneyleri ve Oksin (Sorular: 21, 22, 23, 24)
- Sayfa 129 Cevapları – Oksinli Agar Deneyleri (Sorular: 25, 26, 27)
- Sayfa 130 Cevapları – Duyu Reseptörleri ve Olay Kartları (Sorular: 28, 29)
- Sayfa 131 Cevapları – Duyuların Sınıflandırılması ve Görüntünün İşlenmesi (Sorular: 30, 31, 32)
- Sayfa 132 Cevapları – Sinaps İletimi ve Loş Işıkta Görme (Sorular: 33, 34, 35 (a))
- Sayfa 133 Cevapları – Görme ve Duyu Reseptörleri (Sorular: 35 (b), 36, 37)
- Sayfa 134 Cevapları – Duyu-Sinir Sistemi İlişkisi ve Hayvanlarda Sinir Sistemi (Sorular: 38, 39, 40, 41)
- Sayfa 135 Cevapları – Sinir Sistemi Yapıları ve Görevleri (Sorular: 42, 43)
- Sayfa 136 Cevapları – Sinir Sistemi ve Refleks Yayı (Sorular: 44, 45, 46, 47)
- Sayfa 137 Cevapları – Destek ve Hareket Sistemi (Sorular: 48, 49, 50)
- Sayfa 138 Cevapları – Kas Kasılması ve Model Tasarımı (Sorular: 51, 52, 53, 54)
- Sayfa 139 Cevapları – Bağışıklığın Türleri (Sorular: 55, 56, 57, 58)
- Sayfa 140 Cevapları – Alerjik Tepkiler (Sorular: 59, 60, 61, 62)
- Sayfa 141 Cevapları – Birincil-İkincil Bağışıklık, Aşı ve Serum (Sorular: 63, 64, 65)
11. Sınıf Meb Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 122-141 Cevapları
Değerlendirme soruları, canlıların uyaranları algılaması ve uygun tepki vermesi üzerinde durur. Bitki deneyleri, duyu olayları ve kas modelleri neden-sonuç ilişkisiyle açıklanır. Araştırma tasarlama ve model geliştirme sorularında verilen örnek cevaplar, öğrencinin kendi çalışmasını oluşturmasına yardımcı olur.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 122 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Uyaran ve Tepki
1-4. soruların bağlamı: Metinde elin sıcak yüzeyden çekilmesi, köpekte tükürük salgısı, elektrikli yılan balığında elektrik boşalması, bitkilerde kapanma ve yönelme ile öglenanın ışığa hareketi örneklenmektedir.
1. Soru: Verilen örneklerden en az üçü için “uyaran → uyaranı alma → uyaranı işleme → efektör organda tepki oluşumu” akışını çıkararak yazınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Örnek 1: Sıcaklık → derideki alıcılar → omurilikte sinirsel değerlendirme → kasların eli sıcak yüzeyden uzaklaştırması.
Örnek 2: Besin kokusu → burun reseptörleri → beyin → tükürük bezlerinin daha fazla salgı yapması.
Örnek 3: Tek yönlü ışık → koleoptil ucundaki ışığa duyarlı yapılar → oksinin gölgede birikmesi → gölge tarafın daha çok uzaması ve ışığa doğru eğilme.
2. Soru: Aşağıdaki tabloda bazı canlılarda tepki türleri verilmiştir. Bu tepkilerin uyaran türünü, tepkileri algılayan reseptör/duyu organını, verilen tepkileri ve bunların gerekçelerini tablodaki ilgili alana yazınız. Kısa Cevap: Tablo, uyaranın hangi yapı tarafından algılandığını ve oluşan tepkinin canlıya sağladığı yararı göstermektedir.
| Örnek | Uyaran | Reseptör / duyu organı | Tepki | Gerekçe |
| Venüs sinekkapanın kapanması | Dokunma; mekanik uyaran | Yaprak üzerindeki dokunmaya duyarlı tüyler | Yaprakların kapanması | Böceğin yakalanması ve beslenme |
| Küstüm otunun yaprağının kapanması | Dokunma; mekanik uyaran | Yapraklardaki dokunmaya duyarlı yapılar | Yaprakçıkların kapanması | Korunmaya katkı |
| Sıcak yüzeyden elin çekilmesi | Yüksek sıcaklık; fiziksel uyaran | Derideki sıcaklık ve ağrı reseptörleri | Kol kaslarının kasılması, elin çekilmesi | Yanık ve doku hasarının azaltılması |
| Öglenanın ışığa yönelmesi | Işık | Göz lekesiyle ilişkili ışık algılama sistemi | Kamçıyla ışığa yönelme | Fotosentez için ışık sağlanması |
| Köpekte tükürük salgısının artması | Besin kokusu; kimyasal uyaran | Burundaki kemoreseptörler | Tükürük bezlerinin salgısının artması | Sindirim için hazırlık |
| Elektrikli yılan balığında elektrik akımı oluşması | Tehlikeyi bildiren çevresel uyaranlar | Uyaranın türüne uygun duyu alıcıları | Elektrik organında elektrik boşalması | Savunma; avın etkisiz hâle getirilmesi |
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 123 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Canlılarda Tepki ve Bitki Hormonları
3. Soru: Metindeki tepkileri fiziksel (ışık/ısı/mekanik) ve kimyasal uyaran kategorilerine ayırınız. Her kategori için bir örnek tepki yazınız. Kısa Cevap: Işık, sıcaklık ve dokunma fiziksel uyaranlardır; bitkinin ışığa eğilmesi, elin sıcak yüzeyden çekilmesi ve küstüm otunun kapanması bu gruptadır. Besin kokusu kimyasal uyarandır; köpekte tükürük salgısını artırır.
4. Soru: Metindeki farklı tepkilerin ortaya çıkardığı temel sonuç nedir? Örnek vererek açıklayınız. Kısa Cevap: Ortak sonuç, hayatta kalmayı destekleyen bir tepkinin oluşmasıdır. Örneğin öglena ışığa yönelerek fotosentez için uygun koşul bulur. Detaylı Cevap: Uyaranlara yanıt verilmesi, canlının değişen koşullara uyumunu kolaylaştırır. Elektrikli yılan balığının elektrik boşalması savunmaya, Venüs sinekkapanın kapanması ise böcek yakalamaya yardımcı olur.
5-8. soruların bağlamı: Etilen salgılayan olgun elmayla aynı torbada tutulan muzlar daha hızlı olgunlaşır. Absisik asit verilen tohumlarda ise kontrol grubuna göre çimlenme gecikir.
5. Soru: Metinde verilen deneylere göre hormonların bitkiler üzerindeki rolü nedir? Açıklayınız. Kısa Cevap: Hormonlar bitkideki gelişim olaylarının hızını düzenler. Deneyde etilen olgunlaşmayı hızlandırmış, absisik asit çimlenmeyi geciktirmiştir.
6. Soru: Metinde verilen deneyden yola çıkarak meyve olgunlaşmasında etilenin, bitki gelişiminde absisik asidin etkilerinin ortak rolü üzerinden çıkarım yapınız. Kısa Cevap: Ortak görevleri gelişim süreçlerini koşullara göre düzenlemektir. Etilen ve absisik asit genel büyüme üzerinde baskılayıcı etki gösterebilir; deneyde ise etilen olgunlaşmayı hızlandırırken absisik asit çimlenmeyi geciktirmiştir.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 124 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Bitki Hormonları ve Oksin
7. Soru: Bitki hormonlarının dengeli çalışmaması durumunda bitki yaşamında hangi sonuçlar ortaya çıkabilir? Açıklayınız. Kısa Cevap: Hormon dengesizliği gelişme bozukluklarına ve verim düşüşüne neden olabilir. Detaylı Cevap: Bitkide hormonların miktarı ve birbirleriyle dengesi önemlidir. Dengenin bozulması düzensiz uzama, zayıf kök gelişimi, geciken çimlenme veya erken meyve dökülmesi gibi sonuçlara yol açabilir.
8. Soru: Metinden hareketle absisik asit hormonunun kurak bölgelerde yetişen bitkilerin yaşamını sürdürmesindeki önemini açıklayınız. Kısa Cevap: Kuraklıkta absisik asit, suyun korunmasına ve gelişimin elverişsiz koşullarda yavaşlatılmasına yardımcı olur. Detaylı Cevap: Absisik asit su kıtlığına karşı koruyucu bir düzenleyicidir. Stomaları kapatarak su tüketimini sınırlar; tohumun elverişli koşullar oluşuncaya kadar beklemesini destekler.
9-11. soruların bağlamı: Çiftçi, doğal oksinin büyüme ve köklenme etkisini dikkate alır. Domateste döllenmesiz meyve oluşumu ve buğday tarlasında yabancı ot kontrolü için sentetik oksin uygulamalarından yararlanır.
9. Soru: Çiftçinin uygulamalarında doğal oksin yerine tarımsal amaçlı sentetik oksin kullanımının amacını açıklayınız. Kısa Cevap: Sentetik oksinler, çiftçinin istediği tarımsal etkiyi uygun zamanda ve dozda oluşturmak için kullanılır: çekirdeksiz meyve üretimi ve yabancı ot kontrolü. Detaylı Cevap: Bitkinin doğal oksin üretimine ek olarak sentetik maddelerle gelişim düzenlenebilir. Domateste döllenmesiz meyve elde edilmesi ve buğday tarlasında yabancı otların seçici biçimde kontrolü metindeki amaçlardır.
10. Soru: Çiftçi, tarımsal üretimde oksini fazla veya eksik kullansaydı ne gibi sorunlar yaşardı? Açıklayınız. Kısa Cevap: Uygun dozun altında kullanım istenen tarımsal etkiyi azaltır; aşırı kullanım ise bitkiye zarar verip verimi düşürebilir. Detaylı Cevap: Oksin uygulaması arttıkça yararının sürekli artacağı düşünülmemelidir. Yüksek dozlar gelişimi bozabilir; düşük dozlar ise üreticinin amaçladığı köklenme ve meyve oluşumu etkisini sağlayamayabilir. Doğal hormon miktarı da sonuç üzerinde etkilidir.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 125 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Oksin ve Etilenin Tarımsal Kullanımı
11. Soru: Oksin hormonunun tarımsal üretimde kullanılmasının avantajlarını ve dezavantajlarını yazınız. Kısa Cevap: Yararları: Fide ve çeliklerde kök gelişimi, döllenmesiz meyve oluşumu ve uygun herbisitlerle yabancı ot mücadelesi.
Riskleri: Aşırı veya yanlış kullanımda gelişme bozuklukları, verim düşüşü ve çevresel zararlar.
12-14. soruların bağlamı: Etilen özellikle klimakterik meyvelerde olgunlaşmayı etkiler. Kontrollü kullanım yarar sağlarken fazlası erken yumuşamaya ve raf ömrünün kısalmasına yol açabilir.
12. Soru: Etilenin tarımda kontrollü kullanımının getirdiği avantaj ve riskleri yukarıdaki paragrafı dikkate alarak değerlendiriniz. Kısa Cevap: Kontrollü etilen uygulaması olgunlaşmayı ve pazarlamayı planlamayı sağlar. Fazlası erken yumuşama, bozulma ve ürün kaybına yol açabilir. Detaylı Cevap: Etilen, uygun meyvelerin daha benzer olgunlukta satışa sunulmasını kolaylaştırır. Doz ve süre kontrol edilmezse meyveler gereğinden önce olgunlaşıp bozulabilir; bu da ekonomik kaybı artırır.
13. Soru: Etilen üretiminin stres koşullarında artmasının bitkinin yaşamını sürdürmesine nasıl katkı sağlayabileceğini açıklayınız. Kısa Cevap: Stres altında artan etilen, büyümenin ve dökülmenin düzenlenmesiyle bitkinin elverişsiz koşullara uyumunu destekleyebilir. Detaylı Cevap: Etilen bitkinin stresle ilişkili yanıtlarında görev alır. Bazı koşullarda yaprakların dökülmesi ve büyümenin sınırlanması yaşamı destekler. Bu etki her durumda aynı değildir; çok fazla etilen bitkiye olumsuz etki de gösterebilir.
14. Soru: Etilen hormonunun bitkilerin olgunlaşması ve çürümesi üzerindeki etkilerinden hareketle gıda israfının azaltılması için hangi stratejiler geliştirilebilir? Açıklayınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Meyveler uygun sıcaklıkta saklanmalı, etilen birikimi azaltılmalı ve olgunlaştırma işlemi ihtiyaca göre planlanmalıdır. Detaylı Cevap: Etilen filtreleri ve uygun havalandırma depodaki etilen miktarını sınırlar. Ürüne uygun soğuk zincir korunur ve partiler farklı zamanlarda olgunlaştırılır. Bu uygulamalar raf ömrünü destekleyerek atılan ürün miktarını azaltabilir.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 126 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Sürdürülebilir Tarım ve Bitkisel Hareketler
15-16. soruların bağlamı: Çekirdeksiz üzüm üretiminde giberellin ve bitki gelişim düzenleyicileri dikkate alınarak sürdürülebilir bir üretim modeli tasarlanması istenmektedir.
15. Soru: Bu durumda hangi uygulamalara yer verirsiniz? Açıklayınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Çekirdeksiz üzümde uygun çeşit, dengeli sulama ve besleme, kontrollü giberellin uygulaması ve biyolojik mücadele kullanırım. Detaylı Cevap: Üretim modelinde damla sulama, analizlere uygun gübreleme ve hastalık-zararlı takibi bulunur. Giberellin, her çeşitte aynı sonucu vermeyeceği için kontrollü uygulanır. Bitki gelişim düzenleyicileri ihtiyaç kadar kullanılır; verim, kalite ve çevresel etki birlikte değerlendirilir.
16. Soru: Bitki gelişim düzenleyicilerinin aşırı kullanımının insan sağlığı ve ekosistem üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkileri göz önüne alarak tarımsal üretimde hormon ve bitki gelişim düzenleyicilerinin kullanımının etik boyutunu açıklayınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Etik kullanım, verim kadar tüketici sağlığını ve ekosistemi de korumayı gerektirir. Detaylı Cevap: Üreticinin sorumluluğu yalnızca daha fazla ürün elde etmek değildir. Güvenli kullanım koşullarına uyulması, şeffaflık ve kaynakların korunması da gerekir. Kontrolsüz uygulama yerine gereksinime dayalı ve izlenebilir üretim benimsenmelidir.
17-20. soruların bağlamı: Tropizma uyaranın yönüne bağlı, nasti ise uyaranın yönünden bağımsız bitkisel harekettir.
17. Soru: Metinde verilen bitkisel tepkileri sınıflandırmak için iki ölçüt belirleyerek ölçütleri açık ve işlevsel cümlelerle yazınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) a) Hareketin yönü, uyaranın yönüne bağlı mı?
b) Hareket kalıcı bir büyüme yönelmesiyle mi, açılma-kapanma gibi bir değişimle mi ortaya çıkıyor?
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 127 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Tropizma ve Nasti
18. Soru: Aşağıdaki olayları “uyaranın yönüne bağlı olan” ve “uyaranın yönüne bağlı olmayan” şeklinde sınıflandırarak ifadenin yanına yazınız. Kısa Cevap: Tropizma; yöne bağlı: A, B, E, G, Ğ.
Nasti; yönden bağımsız: C, Ç, D, F.
| Olay | Sınıflandırma |
| A) Cam kenarındaki filizin ışığa eğilmesi | Uyaranın yönüne bağlı |
| B) Kökün çatlak su borusuna büyümesi | Uyaranın yönüne bağlı |
| C) Dokunulan küstüm otu yaprağının kapanması | Uyaranın yönüne bağlı değil |
| Ç) Böcek temasında Venüs sinekkapanın kapanması | Uyaranın yönüne bağlı değil |
| D) Lale taç yapraklarının sıcaklıkla açılıp kapanması | Uyaranın yönüne bağlı değil |
| E) Kökün gübreye yönelip aşırı tuzdan uzaklaşması | Uyaranın yönüne bağlı |
| F) Akşamsefasının ışık şiddetiyle açılıp kapanması | Uyaranın yönüne bağlı değil |
| G) Fasulyede kökün aşağı, sürgünün yukarı yönelmesi | Uyaranın yönüne bağlı |
| Ğ) Asmanın desteğe dolanması | Uyaranın yönüne bağlı |
19. Soru: Yukarıda verilen olayları aşağıdaki tabloda uygun gruba ve her birini bilimsel adıyla yazınız. Tropizmalarda ayrıca pozitif/negatif yönü belirtiniz. Her olay için grup, alt tür ve varsa (+/–) işaretini yazarak gerekçenizi açıklayınız. Kısa Cevap: Tropizmalarda uyarana yönelme pozitif (+), uyarandan uzaklaşma negatif (–) olarak gösterilir. Nasti için bu işaretler kullanılmaz.
| Olay | Grup / hareket türü | Yön | Gerekçe |
| A | Tropizma / Fototropizma | + | Filiz ışık kaynağına yönelir. |
| B | Tropizma / Hidrotropizma | + | Kök su kaynağına büyür. |
| C | Nasti / Sismonasti | Yön işareti yok | Dokunma, yönünden bağımsız kapanma oluşturur. |
| Ç | Nasti / Sismonasti | Yön işareti yok | Temasın yönü kapanma yönünü belirlemez. |
| D | Nasti / Termonasti | Yön işareti yok | Sıcaklık değişimi açılma-kapanmayı etkiler. |
| E | Tropizma / Kemotropizma | Gübreye +; aşırı tuza – | Kök yararlı kimyasala yönelir, zararlı yoğunluktan uzaklaşır. |
| F | Nasti / Fotonasti | Yön işareti yok | Işık şiddeti açılma-kapanmayı düzenler. |
| G | Tropizma / Geotropizma | Kök +; sürgün – | Kök yer çekimi yönüne, sürgün tersine büyür. |
| Ğ | Tropizma / Haptotropizma | + | Asma dokunduğu desteğe yönelip dolanır. |
20. Soru: Aynı uyaran sınıfına ait bir tropizma ve bir nasti (Işık: fototropizma ve fotonasti vb.) seçerek aralarındaki benzerlikleri ve farklılıkları yazınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Ortak yön: Her iki hareketin uyaranı ışıktır.
Ayrılan yön: Filizin ışık kaynağına eğilmesi fototropizma; akşamsefasının ışık şiddetiyle açılıp kapanması fotonasti örneğidir. İlkinde yön önemlidir, ikincisinde değildir.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 128 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Koleoptil Deneyleri ve Oksin
21-24. soruların bağlamı: Koleoptil deneyleri, uçta algılanan ışığın taşınabilen bir kimyasal sinyalle büyümeyi düzenlediğini ve oksinin asimetrik dağılımının yönelmeye yol açtığını göstermektedir.
21. Soru: 1880-1926 yılları arasında koleoptil üzerine yapılan deneylerle ulaşılan bulgular nelerdir? Kısa Cevap: Deneyler, ışığın uçta algılandığını ve yönelmenin taşınabilen bir kimyasal madde olan oksinle düzenlendiğini göstermiştir. Detaylı Cevap: İlk bulgu, yönelmeyi başlatan ışık algısının koleoptil ucunda gerçekleşmesidir. Daha sonra uçtan taşınan kimyasal bir sinyalin büyümeyi etkilediği anlaşılmıştır. Agar ve yan yerleştirme deneyleri, bu maddenin dağılımının gövdenin iki tarafındaki uzamayı farklılaştırdığını göstermiştir. 1926 deneyleri oksinin hormon olarak tanımlanmasına katkı sağlamıştır.
22. Soru: Bu deneylerdeki bulgulardan yola çıkarak bitkilerin ışığa yönelmesinin önemini açıklayınız. Kısa Cevap: Bitki ışık kaynağına yönelerek ışığı daha etkili kullanır; bu durum fotosentez ve besin üretimi açısından yararlıdır.
23. Soru: Günümüzde bitkilerde yönelme hareketini kontrol eden yeni bir bitki hormonunun keşfi için nasıl bir deneysel süreç tasarlayabileceğinizi açıklayınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Yeni bir kimyasalın yönelmeyi düzenlediği hipotezini kurar, aynı koşullardaki kontrol ve deney gruplarını karşılaştırırım. Detaylı Cevap: Önce farklı yönelme tepkilerini gözlemlerim. Aday maddenin etkisini test ederken bitkilerin yaşı, ışık yönü, sulaması ve sıcaklığı aynı tutulur. Değiştirilen etken aday maddedir; ölçülen sonuç eğilme ve uzamadır. Maddenin uzaklaştırılması ve yeniden uygulanmasıyla etkisi doğrulanır. Son aşamada saflaştırma, tanımlama ve tekrar deneyleri yapılır.
24. Soru: Koleoptil deneylerinden elde edilen sonuçları dikkate alarak tarımda bitki gelişimini artırmak için oksin hormonunun nasıl kullanılabileceğini açıklayınız. Kısa Cevap: Deneyler oksinin hücre uzamasını düzenlediğini gösterir. Tarımda bu etkiden çeliklerin köklenmesinde ve meyve gelişiminin desteklenmesinde yararlanılabilir. Detaylı Cevap: Oksin içeren köklendirme ürünleri, uygun bitkilerde yeni köklerin oluşmasını kolaylaştırabilir. Meyve tutumunu düzenleyen uygulamalar da yapılabilir. Oksinin asimetrik etkisi nedeniyle dengesiz veya yüksek doz uygulamalardan kaçınılır.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 129 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Oksinli Agar Deneyleri
25-27. soruların görsel bağlamı: Deneyler karanlık ortamda yapılmıştır. 3 numaralı kontrol grubunda oksinsiz agar, 4 numaralı deneyde ortalanmış oksinli agar, 5 numaralı deneyde ise yana yerleştirilmiş oksinli agar bulunmaktadır.
25. Soru: Yukarıdaki görseli bitkide yönelmenin olup olmadığı ve yönü açısından inceleyiniz. Görseldeki her bir düzenek için (Kontrol Grubu, 1. Deney Grubu, 2. Deney Grubu) tabloda verilen boşlukları doldurunuz. Kısa Cevap: 3 numaralı kontrol: Yönelme yok. 4 numaralı deney: Yönelme yok. 5 numaralı deney: Sağa yönelme var.
| Özellik | Kontrol grubu (3) | 1. deney grubu (4) | 2. deney grubu (5) |
| Yönelme | Yok | Yok | Var |
| Yönelme yönü | Yön yok | Yön yok; dik uzama | Sağa |
26. Soru: 3 ve 4 numaralı düzeneklerin sonuçlarını karşılaştırınız. Karşılaştırma sonuçlarına göre yönelme olayında uç mu yoksa gövde mi daha önemli görünmektedir? Gerekçelendirerek açıklayınız. Kısa Cevap: 3’te oksin olmadığı için belirgin uzama yoktur; 4’te dışarıdan oksin verilince dik uzama vardır. Bu durum gövdenin oksine yanıt verdiğini gösterir. Detaylı Cevap: 3 ve 4 karşılaştırması, ucun fiziksel varlığı olmadan da uygun oksinle uzama oluşabildiğini gösterir. Ancak bu iki grupta da eğilme yoktur; bu nedenle yalnız bu karşılaştırma yönelmenin bütün koşullarını açıklamaz. 5 numaralı deneyle birlikte bakıldığında gövdedeki asimetrik oksin dağılımının yönelmeyi oluşturduğu anlaşılır.
27. Soru: 5 numaralı düzeneğe bakarak ışık olmaksızın yönelmenin oluşabilmesini oksin dağılımı ve hücre uzaması açısından yorumlayınız. Kısa Cevap: 5 numaralı deneyde oksin tek taraftan verildiği için iki taraf farklı hızda uzar. Daha çok uzayan sol taraf, koleoptilin sağa bükülmesine yol açar. Detaylı Cevap: Yönelme için her zaman dışarıdan tek yönlü ışık gelmesi gerekmez. Bu deneyde ışığın oluşturduğu dağılım farkı yapay olarak sağlanmıştır. Oksin verilen taraftaki daha fazla uzama, karşı tarafa doğru eğilmeye neden olur.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 130 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Duyu Reseptörleri ve Olay Kartları
28-31. soruların bağlamı: A-H olay kartları sıcaklık, ses, koku, tat, ışık, ağrı, basınç, denge ve nane şekerinin oluşturduğu serinlik hissiyle ilgilidir.
28. Soru: Olay kartlarından hareketle aşağıdaki tabloda yer alan boşlukları doldurunuz. Kısa Cevap: Her olay için uyaranın niteliği ve bu uyarana yanıt veren alıcı tabloda belirtilmiştir.
| Kart / olay | Uyaranın enerji türü | Reseptör tipi | Duyu organı | Gerekçe |
| A – Sıcak fincana dokunma | Fiziksel / termal | Termoreseptör; aşırı sıcaklıkta nosiseptör de | Deri | Sıcaklık artışı; gerekirse doku hasarı algılanır. |
| B – Siren sesini duyma | Fiziksel / mekanik | Mekanoreseptör | Kulak; iç kulaktaki salyangoz | Ses titreşimleri tüy hücrelerini uyarır. |
| C – Limonu koklama | Kimyasal | Kemoreseptör | Burun; koku epiteli | Uçucu koku molekülleri algılanır. |
| Ç – Tuzlu tadı alma | Kimyasal | Kemoreseptör | Dil; tat tomurcukları | Çözünmüş iyonlar tat reseptörlerini uyarır. |
| D – Karanlıkta yıldızları görme | Elektromanyetik / ışık | Fotoreseptör; özellikle çubuk hücreleri | Göz; retina | Çubuk hücreleri düşük ışığa duyarlıdır. |
| E – Diken batması | Fiziksel / mekanik | Nosiseptör; ağrı reseptörü | Deri | Doku zedelenmesi ağrı oluşturur. |
| F – Rüzgârın yüzü serinletmesi | Fiziksel / termal | Termoreseptör | Deri | Deri sıcaklığının azalması algılanır. |
| G – Parmak ucunda basınç | Fiziksel / mekanik | Mekanoreseptör | Deri | Basınç ve dokunma algılanır. |
| Ğ – Asansörde dengenin bozulması | Fiziksel / mekanik | Mekanoreseptör; denge tüy hücreleri | İç kulak; özellikle otolit organları | Doğrusal ivme değişimi denge alıcılarını uyarır. |
| H – Nane şekerinin serinliği | Kimyasal | Cevap anahtarında kemoreseptör; mentole duyarlı soğuk algılama alıcıları | Ağız ve dil mukozası | Mentol, sıcaklık düşmeden de soğuk hissi oluşturabilir. |
H kartı için açıklama: Cevap anahtarı, nane şekerinin etkisini kimyasal uyaran ve kemoreseptör başlığı altında sınıflandırır. Serinlik hissi sıcaklığın gerçekten düşmesini gerektirmez; mentol soğuğa duyarlı alıcıları da etkinleştirebilir. Mentol ve soğuk algısıyla ilgili araştırma.
29. Soru: Olay kartlarını enerji türüne göre üç gruba ayırarak listeleyiniz. Kısa Cevap: Mekanik ve termal uyaranlar: A, B, E, F, G, Ğ.
Kimyasal uyaranlar: C, Ç, H.
Işık uyaranı: D.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 131 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Duyuların Sınıflandırılması ve Görüntünün İşlenmesi
30. Soru: Kendiniz bir ölçüt seçerek (“Duyunun işlevi: korunma/beslenme/yön bulma” ya da “Organ: göz/kulak/deri…”) ölçütünüzü bir cümleyle tanımlayınız ve kartları bu ölçüte göre gruplandırınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Ölçütüm: Duyunun temel işlevini esas alıyorum.
Korunma: A, E, F.
Beslenmeyle ilgili kimyasal ipuçları: C, Ç, H.
Yön bulma ve çevreyi algılama: B, D, G, Ğ.
31. Soru: Oluşturduğunuz her gruba kısa, anlamlı bir etiket veriniz ve bir tablo oluşturarak etiketi yazınız (“Korunma-tehlike algısı”, “Beslenme-avlanma”, “Yön bulma-denge” vb.). Kısa Cevap: (Örnek cevap) Önceki sorudaki duyunun işlevi ölçütüne göre gruplar aşağıdaki etiketlerle adlandırılabilir.
| Grup etiketi | Kartlar |
| Korunma – tehlike algısı | A, E, F |
| Beslenme – kimyasal ipuçları | C, Ç, H |
| Yön bulma – çevre ve denge algısı | B, D, G, Ğ |
32. sorunun bağlamı: Gözde retina, dijital kamerada sensör ışığı elektriksel bilgiye dönüştürür. Anlamlı görüntünün oluşması için bu bilginin iletilmesi ve işlenmesi gerekir.
32. Soru: Buna göre görüntünün “doğru” algılanmasının yalnızca algılayıcı yüzeyin (retina/sensör) çalışmasına değil sinyali işleyen birime de (beyin/görüntü işlemcisi) bağlı olduğunu nasıl açıklarsınız? Açıklamanızı retinası sağlıklı, optik sinirin iletimi bozulmuş bir göz ve sensörü sağlam ama görüntü işlemcisi arızalı bir kamera örnekleri üzerinden gerekçelendirerek yapınız. Kısa Cevap: Işığı algılamak, anlamlı görüntüyü oluşturmanın yalnızca ilk aşamasıdır. Gözde beyin, kamerada görüntü işlemcisi bu bilgiyi işler. Detaylı Cevap: Optik sinir hasarında retinanın çalışması korunmuş olabilir; ancak sinyalin beyne ulaşmaması görmeyi bozar. Kamerada da sensör ışığı kaydeder, fakat arızalı işlemci görüntüyü doğru biçimde oluşturamaz. Bu örnekler algılayıcı yüzeyin sağlamlığının tek başına yeterli olmadığını gösterir.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 132 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Sinaps İletimi ve Loş Işıkta Görme
33-34. soruların görsel bağlamı: Sinaps görselinde akson ucu, sinaptik kesecikler, nörotransmitterler, sinaps boşluğu ve karşı hücrenin reseptörleri gösterilmektedir.
33. Soru: Uyartı akson ucuna ulaştıktan sonra sinaps iletiminde gerçekleşen olayların doğru sırasını yazınız. Kısa Cevap: Akson ucuna gelen uyartı → keseciklerden nörotransmitter salınması → kimyasalın sinaps aralığında yayılması → reseptöre bağlanma → karşı hücrenin yanıtı. Detaylı Cevap: Sinaptik keseciklerdeki kimyasal haberciler akson ucundan salınır ve karşı hücrenin alıcılarına ulaşır. Reseptörlerin etkinleşmesi, karşı hücrenin zarındaki elektriksel durumu değiştirir. Uygun eşik sağlanırsa iletim yeni hücrede sürer.
34. Soru: Nörotransmitter madde salınsa bile reseptörler çalışmıyorsa iletim hangi basamakta durur? Açıklayınız. Kısa Cevap: Nörotransmitter salınabilir, fakat çalışmayan reseptörler sinyali alamaz. Bu nedenle sinaps sonrası hücrede elektriksel yanıt başlatılamaz.
35. sorunun durumu: Öğrenci loş ortamda ciddi görme güçlüğü yaşarken gündüz renk ve şekilleri normal görmektedir.
35. Soru (a): a) Öğrencinin görme sorununun nedenlerini ve sonuçlarını açıklayınız. Kısa Cevap: Bu örnek çubuk reseptörlerindeki işlev bozukluğunu düşündürür. Loşta görme zorlaşır; gündüz konilerin etkinliği sayesinde renk ve ayrıntı algısı korunur. Detaylı Cevap: Parlak ışıkta görmenin korunması koni hücrelerinin etkin olduğuna işaret eder. Düşük ışıkta çubuk hücrelerinden yeterli bilgi alınamaması ise görüşün azalmasına neden olabilir. Verilen belirtiler bir örnek olay yorumudur.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 133 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Görme ve Duyu Reseptörleri
35. Soru (b): b) Güneşli açık alan ile loş sınıf koşullarında görüntünün netlik ve renk algısı nasıl değişir? Gerekçelendirerek açıklayınız. Kısa Cevap: Öğrenci açık ve aydınlık alanda renkleri ve şekilleri normal görebilir. Loş sınıfta ise düşük ışık görüşündeki sorun nedeniyle netlik azalır ve nesneler zor ayırt edilir. Detaylı Cevap: Aydınlık koşullarda koniler ayrıntı ve renk bilgisini sağlar. Loş ışıkta çubuklara duyulan gereksinim artar; öğrencide bu hücreler yeterli çalışmadığından görüntü belirginliği düşer. Göz bebeğinin genişlemesi tek başına sorunu çözmez.
36. Soru: Aşağıdaki örnek durumlar için tabloda verilen uyaranın enerji türünü, etkilenen reseptör tipini, reseptörün duyu organında bulunduğu yeri ve gerekçesini ilgili alana yazınız. Kısa Cevap: Her durum için uyarılan reseptör ve bulunduğu yer tabloda gösterilmiştir.
| Durum | Enerji türü | Reseptör | Bulunduğu yer | Gerekçe |
| Parlak gün ışığına bakmak | Elektromanyetik | Fotoreseptör; özellikle koniler | Göz / retina | Işık algılanır; aydınlıkta koniler etkin olur. |
| Davul sesi duymak | Fiziksel / mekanik | Mekanoreseptör | Kulak / salyangozdaki Corti organı | Ses titreşimleri tüy hücrelerini etkiler. |
| Portakal kabuğunu koklamak | Kimyasal | Kemoreseptör | Burun / koku epiteli | Uçucu koku molekülleri algılanır. |
| Deniz esintisinin yüzü soğutması | Fiziksel / termal | Termoreseptör | Deri | Sıcaklık düşüşü algılanır. |
| İğne batması | Fiziksel / mekanik | Nosiseptör | Derideki serbest sinir uçları | Doku hasarı ağrı alıcılarını uyarır. |
37-38. soruların bağlamı: Parlak ışıkta göz bebeğinin küçülmesi, sıcak ortamda terleme, nezlede lezzetin tam algılanamaması ve gürültüde konuşmaları ayırt etme güçlüğü gözlenmiştir.
37. Soru: Deneyde belirtilen reseptör tiplerini (fotoreseptör, mekanoreseptör, kemoreseptör, termoreseptör vb.) ve reseptörlerin bulunduğu duyu organlarını aşağıda verilen alana yazınız. Kısa Cevap: Işık gözde, sıcaklık deride, tat-koku dil ve burunda, ses ise kulakta ilgili alıcılarla algılanır.
| Deneydeki durum | Reseptör tipi | Duyu organı |
| Parlak ışıkta göz bebeğinin küçülmesi | Fotoreseptör | Göz / retina |
| Sıcak ortamda terlemenin başlaması | Termoreseptör | Deri; iç sıcaklık denetiminde merkezî alıcılar da rol alır |
| Nezlede lezzetin tam algılanamaması | Kemoreseptör | Dil ve burun |
| Gürültüde konuşmaları ayırt etme güçlüğü | Mekanoreseptör | Kulak / iç kulak |
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 134 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Duyu-Sinir Sistemi İlişkisi ve Hayvanlarda Sinir Sistemi
38. Soru: Bu deneyden yola çıkarak duyu reseptörlerinin sinir sistemi ile etkileşiminin organizmanın çevreye uyumundaki önemini açıklayınız. Kısa Cevap: Duyu alıcıları ve sinir sistemi birlikte çalışarak çevrenin algılanmasını ve uygun tepkinin verilmesini sağlar. Detaylı Cevap: Reseptörlerden gelen bilgiler merkezî sinir sisteminde değerlendirilir ve kaslara ya da bezlere uygun sinyaller gönderilir. Böylece canlı sıcaklık, ışık ve ses değişimlerine yanıt verebilir; tehlikelerden korunup günlük etkinliklerini sürdürebilir.
39-41. soruların bağlamı: Metin, basit bağlantılardan sensör ve işlemcili karmaşık devrelere uzanan organizasyonu hayvanlardaki sinir sistemleriyle karşılaştırmaktadır.
39. Soru: Bu analojiye göre sünger, sölenter, yassı solucan, eklem bacaklı ve omurgalıların sinir sistemi yapıları; basit devreden karmaşık entegre devrelere doğru ilerleyen hangi aşamalara karşılık gelmektedir? Açıklayınız. Kısa Cevap: Analoji, sinirsel kontrolün ağ şeklindeki bağlantılardan merkezî bilgi işlemeye doğru artan organizasyonunu gösterir. Süngerlerde sinir sistemi bulunmadığı için devre benzetmesi sınırlıdır.
| Canlı grubu | Sinir sistemi | Devre benzetmesi |
| Sünger | Sinir sistemi yok | Sinir devresine doğrudan karşılık yok; hücreler arası iletişim var. |
| Sölenter | Ağsı sinir sistemi | Uyarının farklı yönlere yayılabildiği basit bağlantı ağı |
| Yassı solucan | İp merdiveni; ön gangliyonlar | Birbiriyle bağlantılı hatlar ve başlangıç düzeyinde kontrol merkezi |
| Eklem bacaklı | Baş ve segment gangliyonları | Yerel kontrol birimleriyle daha düzenli çoklu devreler |
| Omurgalı | Beyin, omurilik ve çevresel sinirler | Sensör verilerini işleyen merkezî işlemcili karmaşık sistem |
40. Soru: Bu analojiye göre omurgalı hayvanların farklı beyin yapılarındaki gelişim özellikleri ile elektrik devrelerinin basit bağlantılardan mikroişlemcili, sensörlü ve entegre devrelerle donatılmış karmaşık yapılara dönüşmesi arasında nasıl bir benzerlik kurulabilir? Açıklayınız. Kısa Cevap: Daha çok bilgiyi değerlendiren ve farklı işlevleri birlikte yöneten beyin, sensörlü ve işlemcili bir kontrol sistemine benzetilebilir. Detaylı Cevap: Kuşlarda uçuşla ilgili denge ve hareket koordinasyonu, memelilerde ise birçok bilişsel işlev açısından gelişmiş yapılar bulunur. Devrelerdeki işlemciler de farklı girişleri birlikte değerlendirir. Benzetmenin temeli iş bölümü, bağlantı ve merkezî kontroldür; bütün beyin bölgelerinin her grupta aynı şekilde artması gerekmez.
41. Soru: Bu analoji üzerinden sinir sisteminin karmaşıklığı arttıkça canlıların davranış çeşitliliği ve çevreye uyum becerisinde nasıl bir değişim olabileceği hakkındaki çıkarımınızı yazınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Daha örgütlü bir sinir sistemi, öğrenme, hareket koordinasyonu ve karmaşık tepkiler için daha fazla olanak sağlayabilir. Detaylı Cevap: Merkezî kontrol ve özelleşmiş bölgeler, canlının tepkilerini daha esnek düzenlemesini sağlayabilir. Örneğin öğrenme ve deneyime göre davranış değiştirme mümkün olur. Bu çıkarım, farklı canlıların kendi ortamlarına özgü uyumlarını değersizleştirmez.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 135 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Sinir Sistemi Yapıları ve Görevleri
42-44. soruların bağlamı: Görsellerde bir nöronun bölümleri, beyin-omurilik yapıları ve refleks yayındaki nöronlar ile efektör kas gösterilmektedir.
42. Soru: Öğrencinin araştırmasında ulaştığı tespitlerden yararlanıp, insanda sinir sistemine ait yapısal parçaları aşağıdaki görseller üzerinde isimlendirerek bunların işlevlerini açıklayınız. Kısa Cevap: Numaralı kutular nöron, merkezî sinir sistemi ve refleks yayı yapılarını göstermektedir. İsimler ve kısa görevleri şöyledir:
| Numara | Yapı | Temel işlev |
| 1 | Dendrit | Diğer hücrelerden gelen uyarıları alıp hücre gövdesine iletir. |
| 2 | Schwann hücresi | Çevresel sinir sisteminde akson etrafında miyelin kılıf oluşturur; iletimin hızlanmasına yardımcı olur. |
| 3 | Akson | Uyartıyı hücre gövdesinden akson ucuna doğru iletir. |
| 4 | Akson ucu | Nörotransmitter salgılayarak sonraki hücreye sinyal aktarır. |
| 5 | Beyincik | Dengeyi, duruşu ve kas hareketlerinin koordinasyonunu düzenler. |
| 6 | Pons | Beyin bölgeleri arasında bağlantı kurar; solunumun düzenlenmesine katkı sağlar. |
| 7 | Omurilik soğanı | Solunum, kalp-damar etkinliği ve yutma gibi yaşamsal olaylarla refleksleri düzenler. |
| 8 | Omurilik | Beyin-vücut arasında iletimi sağlar ve birçok refleksin merkezidir. |
| 9 | Duyu nöronu | Reseptörlerden aldığı uyartıyı merkezî sinir sistemine taşır. |
| 10 | Ara nöron | Merkezî sinir sisteminde nöronlar arasında bağlantı ve bilgi işlenmesine katkı sağlar. |
| 11 | Motor nöron | Merkezî sinir sisteminden gelen sinyali kas veya salgı bezine iletir. |
| 12 | Efektör organ (kas) | Sinyale yanıt vererek kasılır; gözlenen hareket tepkisini oluşturur. |
43. Soru: İsimlendirdiğiniz bölümlerin işlevlerini açıklayınız. Kısa Cevap: 1: Dendrit, bilgiyi hücre gövdesine getirir.
2: Schwann hücresi, çevresel aksonu miyelinle sarar.
3: Akson, uyartıyı hücreden uzaklaştırır.
4: Akson ucu, kimyasal habercilerle sonraki hücreye ulaşır.
5: Beyincik, hareket ve dengeyi eş güdümler.
6: Pons, beyin bölgelerini bağlar ve solunuma katkı sağlar.
7: Omurilik soğanı, solunum ve dolaşım gibi olayları düzenler.
8: Omurilik, beyinle vücut arasında iletim ve refleks kontrolü yapar.
9: Duyu nöronu, alıcıdan merkeze bilgi taşır.
10: Ara nöron, merkezde bilgiyi aktarır ve işler.
11: Motor nöron, merkezden kasa sinyal götürür.
12: Efektör kas, kasılarak yanıt oluşturur.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 136 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Sinir Sistemi ve Refleks Yayı
44. Soru: İnsan sinir sisteminin yüksek düzeyde organizasyona sahip olmasının canlı için avantajlarını açıklayınız. Kısa Cevap: Organize sinir sistemi uygun tepki, koordinasyon, düşünme ve homeostazi açısından avantaj sağlar. Detaylı Cevap: Bilginin alınması, değerlendirilmesi ve tepkinin iletilmesi birbiriyle bağlantılı yürür. Bu düzen, çevre koşullarına uyumun yanı sıra vücut sıcaklığı ve dolaşım gibi yaşamsal süreçlerin kontrolüne de katkı verir.
45-47. soruların bağlamı: Sıcak nesneden elin çekilmesi üç nöronlu refleks yayına örnektir. Metinde diz kapağı refleksinde duyu ve motor nöronların görev aldığı da belirtilmektedir.
45. Soru: Metindeki üç nöronlu refleks yayıyla ilgili örnek olayda refleksin gerçekleşme sürecini aşamalar hâlinde açıklayınız. Kısa Cevap: Uyarının alınması → duyu nöronuyla omuriliğe taşınması → ara nöronla aktarılması → motor nöron → kol kaslarında kasılma ve elin geri çekilmesi. Detaylı Cevap: Bu örnek üç nöronlu refleks yayını gösterir. Alıcıdan gelen bilgi merkezde ara nöronla motor yola aktarılır. Kol kaslarının kasılması tehlikeden uzaklaşmayı sağlar. Olayın bilinçli algılanması tepkiyle birlikte veya tepkinin ardından gerçekleşebilir.
46. Soru: Refleks yayında görev yapan nöronların işlevlerini birbirleriyle ilişkili olarak ifade ediniz. Kısa Cevap: Duyu nöronu bilgiyi omuriliğe getirir, ara nöron motor yola aktarır, motor nöron ise kas veya beze götürür.
47. Soru: Reflekslerin vücudu korumada ve homeostaziye katkı sağlamada nasıl bir rol oynadığını kendi cümlelerinizle ifade ediniz. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Bilinçli karar beklemeden oluşan refleksler korunmayı ve iç dengenin sürdürülmesini kolaylaştırır. Detaylı Cevap: Örneğin göze yaklaşan cisim karşısında göz kırpılması koruyucudur. Dolaşım ve sindirimle ilgili refleks yanıtlar ise vücudun değişen gereksinimlerine uyum sağlar. Böylece refleksler hem dış tehlikelere hem iç değişikliklere karşı işlev görür.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 137 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Destek ve Hareket Sistemi
48-50. soruların bağlamı: Ağırlık kaldırma ve topa vurma örneklerinde kaslar, kemikler ve eklemler eş güdümlü çalışır.
48. Soru: Sporcuların gözlemlerinden hareketle iskelet, kas ve eklemlerin birlikte çalışmasının hareketin oluşumu açısından neden gerekli olduğunu açıklayınız. Kısa Cevap: Kasın kasılması tek başına yeterli değildir. Kuvvetin kemiğe aktarılması ve kemiğin eklem çevresinde hareket etmesi gerekir. Detaylı Cevap: Topa vururken kaslar bacağı hareket ettirir, kemikler kuvveti taşır ve eklemler uygun açılarda dönüşe izin verir. Kas, kemik ve eklem arasındaki eş güdüm hareketin güçlü ve kontrollü olmasını sağlar.
49. Soru: Kas, kemik ve eklemlerin kaldıraç sisteminde olduğu gibi uyumlu şekilde çalışmasının biyolojik açıdan insana sağladığı kolaylıkları açıklayınız. Kısa Cevap: Eklemin destek, kemiğin kaldıraç ve kasın kuvvet kaynağı olması yük taşımayı ve farklı hareketleri yapmayı kolaylaştırır. Detaylı Cevap: Bu mekanizma ağırlık kaldırma, koşma ve çiğneme gibi farklı görevleri mümkün kılar. Kasın tutunma noktası, eklemin konumu ve yükün uzaklığı hareketin özelliklerini belirler. Uyumlu çalışma gereksiz hareketi azaltır ve kontrolü artırır.
50. Soru: Farklı hareketlerde (örneğin ağırlık kaldırma, koşma ve çiğneme) kas, eklem ve kemiklerin yapısal özelliklerinin nasıl değişebileceğini açıklayınız. Kısa Cevap: Hareket türüne göre görev alan kaslar, kemikler, eklemler ve kaldıraç düzeni farklıdır. Güç, hız veya kısa mesafede kuvvet uygulama öne çıkabilir. Detaylı Cevap: Kolun yük kaldırması, bacağın koşması ve çenenin besini öğütmesi aynı mekanik gereksinime sahip değildir. Kasların büyüklüğü ve bağlantıları, kemiklerin şekli ve eklemlerin hareket yeteneği bu işlere uyumludur. Anlık hareket sırasında temel yapı değişmez; çalışan yapıların görevleri ve etkinlik düzeyleri değişir.
51-54. sorular için hazırlık: Kitaptaki perde modeli, kasılma sırasında sarkomerin kısalmasını ve gevşeme sırasında uzamasını açıklamak amacıyla kullanılır. Bu sorular 138. sayfadadır.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 138 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Kas Kasılması ve Model Tasarımı
51-54. soruların bağlamı: Perdenin iki ucunun yaklaşması sarkomerin kısalmasına, uzaklaşması uzamasına benzetilmektedir. Modelin bilimsel mekanizmayı ne ölçüde açıkladığı sorgulanmaktadır.
51. Soru: Bu modeli kullanarak iskelet kaslarının kasılma ve gevşeme mekanizmasını kendi cümlelerinizle açıklayınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Kasılma, perdenin iki ucunun yaklaşmasına benzer: sarkomer kısalır. Gevşemede sarkomer yeniden uzar; iplikler kısalmaz, birbirleri üzerinde kayar. Detaylı Cevap: Perde örneği uçların yaklaşmasını gösterir; gerçek kasta bu, aktinlerin miyozin üzerinde kaymasıyla oluşur. Kasılmada iplik boyları aynı kalır, örtüşmeleri değişir. Miyozin başlarının döngüsü ATP ve kalsiyumla düzenlenir; basit perde modeli bu kimyasal ayrıntıları tek başına göstermez.
52. Soru: İskelet kaslarının kasılma ve gevşeme mekanizmasını açıklamak için günlük hayatla ilişkilendirebileceğiniz bir model tasarlayarak yazınız (makara sistemi, cırt cırt bant vs.). Kısa Cevap: (Örnek cevap) Cırt cırt ve şerit modeli: Ortadaki şeridi miyozin, yanlardan gelen iki şeridi aktin kabul ederim. Kısa cırt cırt parçaları tutunup ayrılmayı temsil eder. Detaylı Cevap: Aktin şeritlerini sırayla cırt cırt bağlantısına tutturup merkeze doğru küçük adımlarla kaydırırım. Bağlantının ayrılıp yeniden tutunması miyozin başlarının döngüsünü temsil eder. Dış uçlara Z çizgisi etiketi eklerim; böylece sarkomerin kısalması ve örtüşmenin artması görünür olur.
53. Soru: Geliştirdiğiniz model ile bilimsel bir model olan Huxley’in kayan iplikler modelini karşılaştırarak modellerin benzerliklerini ve farklılıklarını yazınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Benzerlik: Şeritlerin kayması ve tutunma-ayrılma hareketi kasılmayı temsil eder.
Farklılık: Cırt cırt modeli gerçek aktin-miyozin bağlarını ve ATP-kalsiyum düzenlemesini ancak basitleştirerek gösterir. Detaylı Cevap: Cırt cırt bağlantıları çapraz köprüleri temsil edebilir; şeritlerin merkeze kayması Z çizgilerini yaklaştırır. Buna karşılık gerçek kasılmada başların çalışması biyokimyasal olarak düzenlenir. Bu nedenle günlük model açıklayıcıdır, ancak bilimsel mekanizmanın birebir kopyası değildir.
54. Soru: Karşılaştırma sonucunda ulaştığınız bulgulara dayanarak metinde verilen örnek modeli nasıl geliştirebileceğinize dair öneriler yazınız. Kısa Cevap: (Örnek cevap) Perde modelinde ipliklerin boylarının sabit kaldığını gösterir; hareketli tutunma parçaları ve enerji-kalsiyum etiketleri kullanırım. Detaylı Cevap: Z çizgilerini dış uçlara yerleştiririm. Aktin ve miyozini farklı renklerle göstererek kayan parçaların boy değiştirmediğini belirtirim. Cırt cırt benzeri bağlantılarla çapraz köprü döngüsünü, ayrı kartlarla ATP ve kalsiyumun görevini açıklarım.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 139 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Bağışıklığın Türleri
55-58. soruların bağlamı: Doğuştan savunmalar, antijene özgü yanıt ve aktif-pasif bağışıklık yolları değerlendirilir.
55. Soru: Öğrencinin araştırmasında belirlediği bağışıklığın temel niteliklerini tanımlayınız. Kısa Cevap: Bağışıklık doğal ve kazanılmış savunmaları kapsar. Kazanılmış bağışıklıkta aktif ya da pasif yolla koruma sağlanabilir. Detaylı Cevap: Doğal savunma belirli tek bir antijene yönelik değildir. Kazanılmış savunma ise özgüllük gösterir. Hastalık geçirmek ve aşı olmak aktif; serum almak ve anneden antikor almak pasif bağışıklık örnekleridir. Aktif bağışıklık genellikle daha uzun, pasif bağışıklık geçici koruma sağlar.
56. Soru: Bağışıklık sistemi yapılarından (deri, fagositoz yapan hücreler, B lenfositleri, T lenfositleri, antikorlar) her birinin hangi bağışıklık türünde görev yaptığını yazınız. Kısa Cevap: Deri ve fagositler doğal savunmada; B ve T lenfositleri ile antikorlar antijene özgü kazanılmış savunmada görev yapar.
| Yapı | Bağışıklık türü | Temel görevi |
| Deri | Doğal bağışıklık | Patojenlerin girişine karşı engel |
| Fagositoz yapan hücreler | Doğal bağışıklık | Yabancı maddeleri yutma ve parçalama |
| B lenfositleri | Kazanılmış; humoral bağışıklık | Plazma hücresine dönüşerek antikor üretimine katkı |
| T lenfositleri | Kazanılmış; hücresel bağışıklık ve düzenleme | Enfekte hücrelere karşı savunma; bağışıklık yanıtının düzenlenmesi |
| Antikorlar | Kazanılmış; humoral bağışıklık | Belirli antijenlere bağlanma |
57. Soru: Doğal-kazanılmış ve aktif-pasif bağışıklığı bir şema üzerinde gruplandırınız. Kısa Cevap: Ana gruplar doğal bağışıklık ve kazanılmış bağışıklıktır. Aktif-pasif ayrımı kazanılmış bağışıklığın altında gösterilir.
BAĞIŞIKLIK - Doğal bağışıklık – Doğuştan; özgül olmayan savunma.
- Deri, mukoza, fagositoz, doğal katil hücreler.
- Kazanılmış bağışıklık – Antijene özgü savunma.
- Aktif bağışıklık – Vücut kendi yanıtını oluşturur; hafıza gelişebilir.
- Hastalık geçirmek: doğal yolla aktif.
- Aşı olmak: yapay yolla aktif.
- Pasif bağışıklık – Hazır antikor alınır; alıcıda bu yolla hafıza oluşmaz.
- Anne sütü ve plasentadan antikor geçişi: doğal yolla pasif.
- Bağışıklık serumu: yapay yolla pasif.
58. Soru: Şemanızdaki grupları uygun kavramlarla (örneğin “doğal bağışıklık”, “aktif bağışıklık”, “pasif bağışıklık”) etiketleyiniz. Kısa Cevap: Şemadaki her dala ilgili bağışıklık türünün adı ve temel özelliği yazılır.
| Etiket | Anlamı | Örnek |
| Doğal bağışıklık | Doğuştan gelen, özgül olmayan savunma | Deri, fagositoz |
| Kazanılmış bağışıklık | Belirli antijene özgü savunma | B ve T lenfositleriyle ilişkili yanıtlar |
| Aktif bağışıklık | Vücudun kendi yanıtını oluşturması | Hastalık geçirmek, aşı olmak |
| Pasif bağışıklık | Hazır antikor alınması | Serum, anne sütü, plasentadan antikor geçişi |
Kavram ayrımı: Buradaki doğal bağışıklık, doğuştan gelen özgül olmayan savunmadır. Doğal yolla aktif/pasif kazanım ise kazanılmış bağışıklığın elde edilme yolunu anlatır; bu iki kullanım karıştırılmamalıdır.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 140 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Alerjik Tepkiler
59-62. soruların bağlamı: İlkbaharda pikniğe giden öğrencide göz sulanması, burun tıkanıklığı ve akıntısı, hapşırma ile kaşıntı oluşur. Alerji tanısından sonra öğrenci nedenleri ve ilacın etkisini araştırır.
59. Soru: Öğrenci araştırma yapmadan önce belirlediği konu ile ilgili hangi soruları sorabilir? Kısa Cevap: (Örnek cevap) Piknikte hangi alerjenle karşılaşmış olabilirim? Neden hapşırıp kaşınıyorum? Antihistaminik ilaç nasıl etki eder? Belirtiler yeniden ortaya çıkabilir mi?
60. Soru: Aşağıdakilerden hangisi öğrencinin alerjik durumu ile ilgili topladığı bilgilerden biridir?
A) Alerjiler çoğunlukla vücutta hafif belirtilerle seyreder.
B) Alerjinin herhangi bir sebebi olmaz.
C) Alerjiler bir kere geçirildikten sonra alerjiye bağışıklık kazanılır.
D) Alerji vücuda ait olmayan çeşitli etkenlerden kaynaklanır.
E) Bağışıklık sistemi birçok kez alerjenle karşılaştıktan sonra ondan etkilenmez. Kısa Cevap: Doğru seçenek D’dir: Alerji vücuda ait olmayan çeşitli etkenlerden kaynaklanır. Detaylı Cevap: Alerjik belirtiler polen, küf veya bazı besinler gibi dış etkenlerle ilişkili olabilir. Aynı alerjenle tekrar karşılaşılması yeni belirtilere yol açabilir; alerjilerin her zaman hafif olacağı da söylenemez.
61. Soru: Öğrencide görülen alerjinin olası nedenleri nelerdir? Kısa Cevap: İlkbahar pikniğinde polen ve küf sporları başta olmak üzere toz veya bazı yiyecekler alerjiyi tetiklemiş olabilir. Detaylı Cevap: Göz sulanması, hapşırma ve burun akıntısı solunumla alınan alerjenlerle ilişkili olabilir. Besin ve diğer çevresel etkenler de olasılıklar arasındadır. Verilen olay kesin nedeni değil, araştırılabilecek nedenleri gösterir.
62. Soru: Bu süreçte öğrencinin vücudunda gerçekleşen hücresel olayları alerjik tepki oluşumu ile ilişkilendirerek açıklayınız. Kısa Cevap: Önce antikor üretimiyle duyarlanma oluşur. Aynı alerjen tekrar geldiğinde mast hücreleri histamin salgılar ve belirtiler ortaya çıkar. Detaylı Cevap: Alerjenle ilk temas bağışıklık sistemini duyarlı hâle getirir. Mast hücresi üzerindeki antikorlarla alerjenin sonraki bağlanması histamin salınmasını tetikler. Bu kimyasal haberci belirtilerin oluşumunda etkilidir. İlaç, histaminin reseptörlerine etkisini sınırlayarak belirtileri hafifletebilir.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 141 Cevapları
1. Tema Ölçme ve Değerlendirme – Birincil-İkincil Bağışıklık, Aşı ve Serum
63-65. soruların grafik bağlamı: Grafik, aynı antijenle ilk ve ikinci karşılaşmadaki kandaki antikor derişimini zamana göre gösterir. İkinci karşılaşmada antikor artışı daha erken ve daha yüksektir.
63. Soru: Grafikte görülen birincil ve ikincil bağışıklık tepkilerini başlangıç süresi, antikor üretim hızı ve antikor derişimi bakımından analiz ediniz. Kısa Cevap: Aynı antijenle ikinci karşılaşmada yanıt daha kısa sürede ve daha güçlü oluşur; ilk karşılaşmada gecikme daha fazla ve antikor düzeyi daha düşüktür.
| Ölçüt | Birincil bağışıklık tepkisi | İkincil bağışıklık tepkisi |
| Başlangıç | Daha uzun gecikme | Daha kısa gecikme |
| Antikor üretim hızı | Daha yavaş | Daha hızlı |
| Antikor derişimi | Daha düşük | Daha yüksek |
64. Soru: Grafikteki farklılıklardan yola çıkarak hafıza hücrelerinin bağışıklık sistemindeki rolünü açıklayınız. Kısa Cevap: İlk karşılaşmada oluşan hafıza hücreleri, ikinci karşılaşmada antikor düzeyinin kısa sürede artmasına katkı verir. Detaylı Cevap: Hafıza hücreleri, bağışıklık sisteminin önceki antijene özgü bilgiyi korumasını sağlar. Yeniden karşılaşmada uygun hücreler hızla çoğalıp yanıt verir. Grafik bu hafızanın hız ve antikor miktarı üzerindeki etkisini göstermektedir.
65. Soru: Aşağıdaki tabloya aşı ve serumun genel özelliklerini karşılaştırarak yazınız. Kısa Cevap: Aşı vücudun kendi bağışıklık yanıtını geliştirir. Bağışıklık serumu ise hazır antikorlarla kısa süreli koruma sağlar.
| Özellik | Aşı | Bağışıklık serumu |
| Verilen madde | Antijen veya antijen üretimini sağlayan bileşen | Hazır antikor |
| Bağışıklık türü | Aktif | Pasif |
| Temel amaç | Hastalığa karşı önceden koruma | Acil koruma veya tedaviye destek |
| Etkinin başlaması | Yanıtın gelişmesi için süre gerekir | Hazır antikorlar nedeniyle hızlı |
| Koruma süresi | Genellikle daha uzun; ek doz gerekebilir | Geçici; antikorlar zamanla azalır |
| Hafıza hücreleri | Oluşumuna katkı sağlar | Alıcıda bu yolla hafıza oluşturmaz |
| Örnek | Tetanos aşısı | Tetanos antikorları içeren preparat |
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.