İhlâs ve iyi niyet

İhlâs ve iyi niyet

İhlâs ve iyi niyet ile ilgili hadisler, İslam’da ihlas ve niyetin önemi nedir, amellerde ihlas ve niyetin fazileti nedir, İhlas ve niyet ile ilgili hadisler nelerdir, hadislerde ihlas ve niyet nasıl geçer bu konuda sizlere kısa bilgiler vereceğiz.

Oysa kendilerine yalnızca Allah’a kulluk etmeleri, içtenlikle sadece O’na iman ederek batıl olan her şeyden uzak durmaları; namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir. (Beyyine, 98/5)

O kurbanların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız ulaşır... (Hac, 22/37)

De ki: İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir... (Âl-i İmrân, 3/29)

1Mü’minlerin emîri Hz. Ömer -radıyallahu anh-, Resûlullah’ı -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyururken dinledim, dedi:

“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.” (Buhârî, Bed’ü’l-vahy 1, Îmân 41, Nikâh 5, Menâkıbu’l-ensâr 45, İtk 6, Eymân 23, Hiyel 1; Müslim, İmâret 155. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Talâk 11; Tirmizî, Fezâilü’l-cihâd 16; Nesâî, Tahâret 60; Talâk 24, Eymân 19; İbni Mâce, Zühd 26)

  • Yapılan işlerden sevap kazanabilmek için o işlere iyi niyetle başlamak gerekir.
  • Niyetin kalben yapılması önemli olduğu için, bunu ayrıca dille söylemek şart değildir.
  • Allah rızası gözetilmeden yapılan işlerden sevap kazanılamaz.
  • İnsan göründüğü gibi olmalı, dünyevî bir çıkar için dini kullanmamalıdır.
  • İhlâs, niyet sağlamlığı demektir.

2) Mü’minlerin annesi Ümmü Abdullah Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

- “Bir ordu Kâbe’ye saldırmak üzere yola çıkacak; bir çöle geldiklerinde baştan sona bütün ordu yere batacaktır.”

Hz. Âişe der ki, bunun üzerine ben, Yâ Resûlallah, onların arasında ticaret için yola çıkanlar ve kötü niyetli olmayanlar varken niçin hepsi birden yere batacaktır? diye sordum.

Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

- “Hepsi birden yere batacak, âhirette yeniden diriltilip niyetlerine göre hesaba çekileceklerdir” buyurdu. (Buhârî, Büyû` 49; Hac 49, Müslim, Fiten 4-8. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 21; Nesâî, Menâsik 112; İbni Mâce, Fiten 30)

  • Ameller, niyetlere göre değer kazanır. Bir işi iyi niyetle yapanlar, onun mükâfatını görürler. Kötü bir işi istemeden yapanlar ise, kötü niyetli olmadıkları için, cezaya çarptırılmazlar.
  • Zâlimlerin ve günahkârların arasında bulunmak, onların sayısını çok gösterir; taraftarlarının artmasına yol açar.
  • Zâlimlerden uzak durmayanlar, onların başına gelecek cezaya da ortak olurlar.

3) Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

“Mekke fethinden sonra artık hicret yok; fakat cihad ve niyet vardır. Allah yolunda savaşa çağrıldığınız zaman hemen katılın.” (Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 45, Cihâd 1, 27, 184; Müslim, Hac 445, İmâret 85. Ayrıca bk. Tirmizî, Siyer 32; Nesâî, Beyat 15)

  • Mekke fethedildikten sonra Medine’ye hicret etme mecburiyeti kalkmıştır.
  • Bir ülke İslâm diyarı olunca, orayı bırakıp başka yere gitmemelidir. Orada kalıp kötülerle ve kötülüklerle savaşılmalıdır. Bu da bir fayda sağlamıyorsa, İslâmiyet’in rahatça yaşanacağı bir yere hicret edilebilir.
  • Müslümanların, cihad aşkını hep canlı tutmaları, savaşa çağırılınca koşarak gitmeleri gerekir.
  • Yaşadığı yerden ayrılarak ilim tahsil etmek için başka yerlere ve ülkelere giden Müslüman, hicret etmiş gibi sevap kazanır.

4) Ebû Hüreyre Abdurrahman İbni Sahr’dan -radıyallahu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

- “Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalblerinize bakar.” (Müslim, Birr 33. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 9.)

  • Allah Teâlâ ibadetleri ve güzel davranışları değerlendirirken samimiyet derecesini, ihlâs ve iyi niyeti esas alır.
  • Kalb, Allah’ın çok değer verdiği, devamlı surette bakıp kontrol ettiği bir merkezdir. Bu sebeple onu kötü duygulardan arındırmak, dinin tavsiye ettiği güzel hâl ve davranışlara sahip kılmak gerekir.
  • İbadetleri makbul ve değerli kılan kalbdir. Bu sebeple öncelikle kalbi kin ve haset gibi mânevî ve ictimâî hastalıklardan arındırmalı, mükemmel hâle getirmeye çalışmalıdır.

Kaynak:Haber Kaynağı

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
2
45
1
0
0
2
114
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.