1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Selde sürüklenen eğitim gemimiz
Selde sürüklenen eğitim gemimiz

Selde sürüklenen eğitim gemimiz

Türkiye nüfusunun % 3.5’unun girdiği YKS sonuçları belirlenen tarihte açıklandı. Sonuçlar açıklanır açıklanmaz eğitimin takkesi düştü, keli göründü.

YKS, ÖSYM tarafından hazırlanan ve tamamen Türkiye eğitim sistemine göre hazırlanan lise son sınıf öğrencinin başarısını ölçen bir sınav. Hakeza LGS’ de 8. sınıf öğrencilerin başarılarını ölçen ve MEB tarafından hazırlanan bir sınav.

İki sınavın sonuç değerlendirmesi Türkiye eğitim sisteminin içler acısı halini insan elinin değmediği bir objektiflikle belgeledi.

Uluslararası kuruluşların hazırladığı PİSA sonuçlarında, Türkiye’nin sondan üçüncü olma başarısızlığını Türk eğitim bürokratları, Türkiye eğitim sistemine uygun olmayan bir değerlendirme olarak ifade edip eğitimimizdeki haller acısı durumu kapatmaya çalıştılar. Ayrıca OECD ülkeleri arasında zaman zaman yapılan eğitim değerlendirmelerinde sonlardaki halimizi de aynı gerekçeleri ileri sürerek kapattılar.

YKS sonuçlarına bakarak eğitimin selde sürüklen içler acısı halini rakamlarla somutlaştırıp değerlendirelim.

Bu yıl kaç aday sıfır çekti, kaç aday TYT ve AYT’de 180 barajını aşamadı? ÖSYM eskiden sıfır çeken ve barajın altında kalan öğrencileri açıklardı. ÖSYM, tercih yapamayacak durumda olanları ve sıfır çeken adayları açıklamadı. Burdan durumun içler acısı olduğunu anlayabiliriz.

Aşağıda verdiğim TYT’nin İlk rakamları soru sayısı, ikincisi ise Türkiye ortalamasıdır.

Türkçe: 40, 16.179
Sosyal Bilimler: 20, 6.003
Temel Matematik: 40, 5.642
Fen Bilimleri: 20, 2.8

180 barajını aşıp AYT’ye girme hakkı kazanan

1 milyon 299 bin 378 kişi. Yani 970 bine yakın kişi barajı aşamadı. Başka bir sayısal rakamla 120 sorudan 16 net yapamayıp AYT’ye girmeye hak kazanamadı bunlar.

TYT soruları, 9. ve 10. sınıf müfredatından seçiliyor. Ana dersler Türkçe ve matematik. Bu iki ders üzerinden bir değerlendirme yapalım. Türkçede, 12 soru dil bilgisinden soruldu. Geri kalan 28 soru okuduğunu anlama soruları. Günlük hayatı doğru yaşayan, karşısındakini dinleme sabrı gösteren, meramını insan fıtratına uygun bir şekilde anlatan, okuyup düşünen herkesin bilgi gerektirmeden yapabileceği sorulardı. Hakeza matematikte, günlük hayatımızı sürdürmek için bize lazım olan sayısal bilgilere dayalı yapılabilir sorular çoğunluktaydı.

Sosyal bilgiler ve fen bilimleri de yüzde yüz bilgi gerektiren sorular değildi. Bilginin düşünülerek yorumlamasını gerektiren sorulardı.

Naif şair Gülten Akın’dan mealen: “Durup ince şeyleri anlamaya vakit ayıranların” başarıya başarı demeyeceği sorulardı.

TYT’de durum böyle de Alan Yeterlilik Sınavı AYT’de durum farklı mı? TYT’ye göre daha çok bilgi gerektiren AYT’de durum daha beter.

Türk Dili Edebiyatı: 24, 4.743 Tarih-1: 10, 1.617
Coğrafya-1: 6, 2.271 Tarih-2: 11, 1.465
Coğrafya-2: 11, 2.856 Felsefe Grubu: 12, 2.017
Ek Felsefe Soruları: 6, 2.098 Matematik: 40, 3.923
Fizik: 14, 0.467 Kimya: 14, 1.109 Biyoloji: 13, 1.669
Almanca: 80, 31 Arapça:80, 11 Fransızca: 80, 29
İngilizce: 80, 24 Rusça: 80, 27

Türk edebiyatına baktığımızda okuma kültüründen uzak bir neslin okullarda yetiştirildiğini görüyoruz. Ayrıca MEB, öğrencilere okutmadığı analizini etmediği yazarın, kitabın adını sorarak adını bil okumasan da olur misali davranış ve düşünce yanlışlığına itiyor öğrencileri. Okuyup düşünce geliştirme ihtiyacı duymayan öğrenci, son sınıfa gelince ezber ile kısıtlanmış oluyor.

Matematik ve fizik ortalaması yerlerde. 21. asrın sayısal rakamlar üzerine inşa edildiği ülkemizde ve dünyada bu sayısal verilerle dünyanın ilkleri arasında yerimizi almak mümkün mü ? Eğitim; ekonomi ve nitelikli insan gücünü besliyor. Bu rakamlarla ülkemizin ekonomisini de insan kalitesini de demokrasisini de beslemek büyütmek ne kadar mümkün?

Milliyetçiliğin tavan yaptığı, siyasetin milliyetçilik üzerinden iktidar olduğu Türkiye’de tarih ortalamamız bırakın tarih öğrenmeyi tarih öğrenmek istemenin de uzağında. Coğrafya ve felsefenin de bunlardan aşağı kalır yanı yok.

AYT’de 180 barajını aşıp 4 yıllık fakülteleri tercih etme imkanı yakalayan aday sayıları:

Sözel: 912.284
Sayısal: 434.358
Eşit Ağırlık: 745.485
Yabancı Dil: 66.898

Analizlere bakıldığında, özellikle Sayısal puan türünde, sınava başvuran adaylardan dörtte birinin Sayısalda barajın altında kaldığını görüyoruz.

Özellikle Fen ve Matematik’te başarı yerlerde. 2 milyon 300 bin öğrenciden 434.358 öğrenci sayısal tercih etme imkanı kazanmış. Yazılımda, sanayide, tıpta ve katma değeri yüksek sayısal zeka gerektiren diğer sektörlerde bu halimizle ne kadar çağın enleri arasında yerimizi alabiliriz?

MEB, 4 bazı okullarda 5 yıl boyunca haftada ortalama 35-40 saatlik derslerde öğrencilere ne anlatıyor? Öğrencilere bırakın bilgi vermeyi doğru davranış, düşünme kazandırsa dahi öğrencilerin başaracağı sınavlarda MEB kendini sorumluluğun neresinde görüyor?

MEB, her yıl 8. ve 12. sınıfları merkezi sınava tabi tutuyor. Bu sınavlarda öğrencilerin aldığı puanlara göre öğrencileri okullara yerleştiriyor. Sınavlardan yola çıkarak türkiye eğitim sistemini masaya yatırıp mevcut aksaklıkları giderme değerlendirmesi bu güne kadar yapılmadı. Finlandiya, aralıklarla ülke genelinde eğitimin aksayan yanlarını tespit etmek için sınav yapıp eğitim sistemini günün koşullarına göre güncelliyor.

Eğitimin dört ayağı var: okul, aile, öğretmen ve öğrenci. LGS ve YKS ‘deki vahim durumdan başta MEB olmak üzere herkes sorumlu. Toplumun yozlaşması eğitimin yozlaşmasından kaynakla yayılıyor. Eğitime yapacağımız yatırım insana ve ekonomiye yapacağımız yatırım demek.

MEB, YÖK, ÖSYM, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin de bulunduğu büyük eğitim şuralarına ihtiyaç var. Müfredattan öğretmene, öğrenciden velilere; toplumun değişen dinamiklerinden öğrencilerin zihinsel haritasına kadar güncellemeye ihtiyaç duyulan bir eğitim sistemi lazım. Yıkıp yeniden yapmak değil mevcut eğitimi işlevine uygun hale getirmek.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Bey’den mealen selden sürüklenmemek için eğitim gemisini inşa etmek lazım.

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz. Tıklayınız

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.