Süleymaniye’de Bayram Sabahı adlı şiirden hareketle edebiyatın mimari, resim, musiki gibi sanat dalları ve coğrafya, tarih gibi bilim dalları ile ilişkisi

Süleymaniye’de Bayram Sabahı adlı şiirden hareketle edebiyatın mimari, resim, musiki gibi sanat dalları ve coğrafya, tarih gibi bilim dalları ile ilişkisi

Yahya Kemal Beyatlı’nın Süleymaniye’de Bayram Sabahı adlı şiirini okuyunuz, okuduğunuz şiirden hareketle edebiyatın mimari, resim, musiki gibi sanat dalları ve coğrafya, tarih gibi bilim dalları ile ilişkisini değerlendiriniz.

Süleymaniye`de Bayram Sabahı

Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
Bir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye`de
Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
Gecenin bitmeye yüz tuttuğu andan beridir,
Duyulan gökte kanat, yerde ayak sesleridir.
Bir geliş var!.. Ne mübârek, ne garîb âlem bu!..
Hava boydan boya binlerce hayâletle dolu...
Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık
Yürüyor, durmadan, insan ve hayâlet karışık;
Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
Giriyor, birbiri ardınca, ilâhî yapıya.
Tanrının mâbedi her bir tarafından doluyor,
Bu saatlerde Süleymâniye târih oluyor.

Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı
Adamış sevdiği Allah`ına bir böyle yapı.
En güzel mâbedi olsun diye en son dînin
Budur öz şekli hayâl ettiği mîmârînin.
Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi,
Seçmiş İstanbul`un ufkunda bu kudsî tepeyi;
Taşımış harcını gâzîleri, serdârıyle,
Taşı yenmiş nice bin işçisi, mîmâriyle.
Hür ve engin vatanın hem gece, hem gündüzüne,
Uhrevî bir kapı açmış buradan gökyüzüne,
Taa ki geçsin ezelî rahmete ruh orduları..
Bir neferdir, bu zafer mâbedinin mîmârı.

Ulu mâbed! Seni ancak bu sabah anlıyorum;
Ben de bir vârisin olmakla bugün mağrûrum;
Bir zaman hendeseden âbide zannettimdi;
Kubben altında bu cumhûra bakarken şimdi,
Senelerden beri rüyâda görüp özlediğim
Cedlerin mağfiret iklîmine girmiş gibiyim.
Dili bir, gönlü bir, îmânî bir insan yığını
Görüyor varlığının bir yere toplandığını;
Büyük Allah`ı anarken bir ağızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses;
Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,
Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!

Gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri
Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbîr`i
Ne kadar saf idi sîmâsı bu mü`min neferin!
Kimdi? Bânisi mi, mîmârı mı ulvî eserin?
Taa Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu
Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu,
Yüzü dünyâda yiğit yüzlerinin en güzeli,
Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli;
Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz
Her zaman varlığımız, hem kanımız hem etimiz;
Vatanın hem yaşayan vârisi hem sâhibi o,
Görünür halka bu günlerde teselli gibi o,
Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde,
Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde.

Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri,
Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri.
Gökte top sesleri var, belli, derinden derine;
Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine.
Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?
Üsküdar`dan mı? Hisar`dan mı? Kavaklar`dan mı?
Bursa`dan, Konya`dan, İzmir`den, uzaktan uzağa,
Çarpıyor birbiri ardınca o dağdan bu dağa;
Şimdi her merhaleden, taa Bâyezîd`den, Van`dan,
Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan.
Ne kadar duygulu, engin ve mübârek bu seher!
Kadın erkek ve çocuk, gönlü dolanlar, yer yer,
Dinliyor hepsi büyük hâtırâlar rüzgârını,
Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını.

Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor?
Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor:
Kosova`dan, Niğbolu`dan, Varna`dan, İstanbul`dan..
Anıyor her biri bir vak`ayı heybetle bu an;
Belgrad`dan mı? Budin, Eğri ve Uyvar`dan mı?
Son hudutlarda yücelmiş sıra dağlardan mı?

Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!..
Adalar`dan mı? Tunus`dan m, Cezayir`den mi?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pâre gemi
Yeni doğmus aya baktıkları yerden geliyor;
O mübârek gemiler hangi seherden geliyor?

Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine.
Çok şükür Allaha, gördüm, bu saatlerde yine
Yaşayanlarla beraber bulunan ervâhı.
Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.

Yahya Kemal Beyatlı

Yahya Kemal bu şiirinde mükemmel bir mimarisi olan Süleymaniye Camii’nin kendisinde uyandırmış olduğu duyguları coşku ve mutlulukla anlattığını okumaktayız. Bu duygular, coşku ve mutluluk tarih ve geçmiş ile iç içe olan bir olgudur. Bunu edebiyat ve müzik sanatına benzetebiliriz. Bunun nedeni bu her iki sanat da fonetik işitsel sanatların birer dalıdır. Bunun yanı sıra bir heykeltıraş bir taşı  nasıl yontarak işliyor ise bir edebiyatçı da kelimeleri o şekilde kullanır. Edebiyatın malzemesi sadece dil olduğundan yazar bunda zorluk çekmez. Duygu ve düşüncelerini de olduğu gibi anlatır. Yaşar ve yaşatılmasını sağlar.

Yahya Kemal Beyatlı bu şiiri ile bizlere, Süleymaniye Camisi'nin kendisinde uyandırmış olduğu hisleri, duyguları ve heyecanı anlatmaya çalışmıştır. Bunu aktarırken çeşitli sanat dallarından da yararlanmıştır.

Biz bu coşku, heyecan ve mutluluğu müzik sanatı ile bağdaştırabiliriz. Bağdaştırmamızın sebebi ise, edebiyat ve müzik sanatının da fonetik işitsel sanatların birer dalı olmasıdır.  

Yahya Kemal bu şiirde, tarih dalından da faydalanmaktadır. Süleymaniye Camisi'nin kim ve nasıl yapıldığı hakkında bilgisi tarih sanatı ile benzetilebilir.

Bilim ile olan ilişkisi ise, edebiyatın malzemesi dildir. Dil sayesinde karşı tarafa aktarılmaktadır. Dil ile bilim iç içedir. Dil olmadan edebiyat olmaz. Süleymaniye Camisi'nin mimari özellikleri bilim ile ilişkilendirilebilir. Mükemmel bir mimari ancak iyi bir bilim ile olabilir.

Günümüzde dahi bu kadar iyi bir şekilde düşünülmüş cami yoktur. O dönemin şartlarına göre mükemmel bir mimari bilgisi bizlere bu eser sayesinde aktarılmaktadır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
349
145
417
79
34
71
81
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.