Üniversiteye hazırlık öğrencisinin velisi olmak

Üniversiteye hazırlık öğrencisinin velisi olmak

Sınavlara hazırlanan öğrencinin motivasyonunu arttırmak isteyen aileler, öğrencinin yapamadıklarını değil yapabildiklerinin üzerinde durmalıdır ki, takdir edildiğini ve desteklendiğini gören öğrenci bu davranışı daha sık göstersin.

OLUMLUYU GÖRME;

Örneğin hafta içinde bir kez oturup ders çalışan çocuğa “oturup ders bile çalışmıyorsun, ne zaman otursan bir bahaneyle kalkıyorsun, bakalım sınavda ne yapacaksın?” gibi bir ifade kullanmak yerine” geçen gün kendi başına oturup ders çalışabilmen çok hoşuma gitti, seninle gurur duydu. Belki ilk başta biraz zorlanırsın ama hiç moralini bozma, bunun da üstesinden gelebilirsi,” şeklinde bir ifade kullanmak, gencin kendi başına çalışma davranışını sıklaştıracaktır.

SONUCA BAĞLI OLARAK YERMEME;

Sınavla ilgili olarak, gencin değerini sınavdaki başarısıyla eş tutmak, sonuçlarla ilgili olarak, korkutmak, tehdit etmek, “sen hele bir kazanama o zaman görüşürüz” ya da “ kazanmazsan arkadaşlarının yüzüne nasıl bakarsın, aile dostlarımızın hepsine rezil oluruz! “ gibi ifadeler gencin motivasyonunu değil kaygısını arttırır. Genç ailesinin ve başkalarının gözünde kendisinin değil, sınavdaki başarısının önemli olduğunu düşünür ve sınava gerçek dışı bir anlam yükler. Kaygı, öğrenmenin ve öğrendiğini kullanmanın önündeki en önemli engeldir. Kaygısı artan sınava olduğundan farklı anlamlar veren öğrenciler için her sınav bir krizdir. Kendini ispatlaması gereken, değerli olduğunu herkesin görmesi gereken ve mutlaka kazanılması gereken bir sınavların sonuçlarını yorumlarken de “bak kaç tane yanlışın var, bu yanlışlarla sınavı nasıl kazanacağını merak ediyorum” veya “bak yine yanlış yapmışsın, nasıl kapanacak bu açıklar?” demek yerine; “doğru cevapların geçen sınava göre artmış, demek ki bir önceki sınavdaki açıklarını kapatmaya başlamışsın” şeklinde bir ifade kullanmak gencin motivasyonunu arttıracak, derslere daha sıkı sarılmasını sağlayacaktır.

BEKLENTİ DÜZEYİNİ YÜKSEK TUTMAMA;

Her zaman anne babalar genci tehdit etmeyebilir, bazen de genci olumlu etkilemek düşüncesiyle “ben sana güveniyorum sen en iyi bölümlere layıksın, senin kazanmaman gibi bir ihtimal düşünemiyorum bile” gibi ifadeler kullanırlar, bu da gence taşıyabileceğinden fazla yük yükler. Kendisinden ne kadar büyük beklentiler olduğunu gören genç gerçekçi olmayan hedefler belirler ve bu hedefe ulaşmak için tüm gücüyle çalışır. Ancak bir süre sonra taşıyamayacağı kadar ağır olan bu yükün altında ezilmeye başlar. Yükün ağırlığını hissettikçe öğrenmesi ve öğrendiklerini kullanmasın zorlaşır, çok çalışmasına rağmen beklediği karşılığı alamaz. Gencin bunları yaşamaması için, aile gençten verebileceğinden fazlasını beklememelidir.

YGS – LYS SINAV HAYATTA HERŞEY DEĞİL;

Hiç kuşkusuz, gençlerinin bu önemli dönemlerinde onlara en iyi şekilde destek olmak her anne babanın isteğidir. Ancak önemli olan gencin “ doğru ve onun başarısını arttırabilecek şekilde” destek vermektir. Bunun içinde sınavın asla dönüm noktası olamadığını ama yaşamdaki amaçlara ulaşmayı kolaylaştıracak bir fırsat olduğunu vurgulamalı ve onlara sınavdan alacakları sonuca değil, kendilerine değer verdiğimiz mesajını iletebilmeliyiz. Onlara içtenlikle “sen benim için her şeyde önemli ve değerlisin. Hayatındaki bu önemli dönemde, sana istediğin desteği vermeye hazırım. Senin kendi üzerine düşeni en iyi şekilde yapacağını biliyorum, ben de üzerime düşenleri yapmaya hazırım.” diyebilmeliyiz. öğrencinin motivasyonunu arttırmak isteyen aileler, öğrencinin yapamadıklarının değil, yapabildiklerinin üzerinde durmalıdırlar.

İLİŞKİLERİ UZUN VADELİ DÜŞÜNME;

Öğrenci olan çocuğunuzla olan ilişkinin sadece sınav ve ders düzemlinde kalmamalı onu bir insan olarak da değerlendirmeleri ve yaklaşımlarınızı ona göre şekillendirmelisiniz. Sosyal aktiviteleri birlikte yapmalı. Buna sosyal bilimciler “nitelikli birliktelik” olarak isimlendiriyorlar. Anne babalar çocukları ile nitelikli birliktelikleri önceden planlamalı kendiliğinden gelişmemelidir. Çocuğunuz kendini özel hissetmelidir. Kendini özel hissetmenin yolu,varsa kardeşleri kıskandırılmadan yapılmalı. Bu öğrencinin rahatlamasının sen içinde yaşayacağı firtınalı atmosferlerin varlığını bilirken, onu bekleyen bir limanında olduğunu bilmelidir. Ailelerin evleri bir dingin liman atmosferinin taşımalıdır. Bir anlamda liman bir anlamda beklide şarj merkezi olmalıdır.

EĞER ZAMANI YÖNETEBİLİRSENİZ SONUCU ÖNGÖREBİLİRSİNİZ.

Aile bireylerinde ebeveynler sürecin her tarafında ya bizatihi olmalı yâda kontrollü devretmeli. Kontrollü devir eğitim işinin bir kısmını eğitim kurumlarına bırakmalı. Bu bırakma terk etme olarak değerlendirilmemeli. Eğitim ve öğretim, helede sınavların öncesinde sorumluluğu devredilemez bir durumdur

Kaynak:Haber Kaynağı

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.
1 Yorum