1. HABERLER

  2. SORU & CEVAP

  3. Zimem defteri nedir
Zimem defteri nedir

Zimem defteri nedir

Osmanlı'da Ramazan ayında zenginler, hiç tanımadıkları insanların borçlarını öder; borcu olanın borcunu kimin ödediğini, borcu ödeyen de kimin borcunu ödediğini bilmezdi.

Sizler için kültürüyle dünyada parmakla gösterilen Osmanlı medeniyetinin, en güzel dayanışma ve yardımlaşma örneklerinden biri olan Zimem defteri hakkındaki bilgileri derledik.

Osmanlı'nın en güzel geleneklerinden biri olan Zimem defteri, bizlere pek çok şeyi öğütleyen kıymetli bir gelenektir. Güzel ahlak, yardımlaşma, dayanışma bize atalarımızdan miras kalmış değerli birer hazinedir. Bu değerleri yaşatmak ise hepimizin sorumluluğundadır. Hz. Mevlana'nın buyurduğu gibi "İçimizi dışımızdan daha çok süsleyelim. Zira dışımız halkın, içimiz Hakk'ın baktığı yerdir."

Zimem defteri, bugünün veresiye defteridir. Ramazan günlerinde zenginler bakkal, manav gibi dükkânlara giderdi ve Zimem defterini çıkarmalarını isterdi. Defterin başından, sonundan ve ortasından rastgele sayfalar koparır ve "Silin borçlarını, Allah kabul etsin." derlerdi. Böylelikle borcu olan, borcunu kimin ödediğini; borcu ödeyen de kimin borcunu ödediğini bilmezdi.

Osmanlı'da Ramazan ayında zenginler hiç tanımadıkları insanların borçlarını öder, kimleri borçtan kurtardığını bilmezdi. "İyilik yap denize at, balık bilmezse halik bilir." demişler. İyiliğin en güzeli; gösterişe kaçmadan yaptığın iyiliğin, iyilik yaptığın kişi tarafından bile fark edilmemesidir. Bu tür iyiliklere en güzel örneklerden biri Zimem defteridir.

Zimem defteri; kültürüyle dünyada parmakla gösterilen Osmanlı medeniyetinin, en güzel dayanışma ve yardımlaşma örneklerinden bir tanesidir. Günümüzde durumu olmayan mahalle sakinleri mahalle esnafından alışveriş yapar, ödemesini de ay başında yapmak üzere veresiye defterine yazdırırdı.

İşte Zimem defteri bu defterin Osmanlı'daki adıdır. O dönemde hali vakti yerinde olan kimseler özellikle Ramazan ayında tebdili kıyafet giyer ve bir esnafa girerdi. "Sağ elin verdiğini sol el bilmeden" hayrını işlemiş olurdu.

Size “zimem defteri nedir?” diye soracak olsak veya “zimem nedirzimmet nedir” ya da “zimem defteri ve sadaka taşı arasındaki benzerlik” ne derdiniz? Osmanlı’nın unutulmuş kültürlerinden biri daha zimem defterleri ve hayırseverler…

Osmanlı’da Ramazan günlerinde zenginler, hiç tanımadıkları mıntıkalardaki bakkal, manav, kasap vb. dükkânlara girer, onlardan zimem defterini yani veresiye defterini çıkarmalarını isterdi. Baştan, sondan ve ortadan rastgele sayfaların yekununu (toplamını) yaptırıp, Silin borçlarını… ALLAH kabul etsin”der, çeker giderlerdi. Borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu; borcu sildiren, kimi borçtan kurtardığını bilmezdi.

Zimem” zimmet kelimesinin çoğuludur. Borç anlamına da gelir. Zimem defteri de borç defteri manasındadır. Veresiye defteri demek daha doğru olacaktır.

Pek çoğumuz mahallemizde bakkal amcanın daha sonra bizden tahsil emek için tuttuğu defteri hatırlarız. “Deftere yaz amca” diyerek alışverişimizi yapıp çıkmışlığımız vardır. Sizce de o günler geride kalmadı mı? Günümüzde her yer süper market, mega market, hiper market, alış-veriş merkezleri vb. ile doldu. Sizlerin de bildiği gibi onlar veresiye yazmıyor daima nakitsıcak para istiyorlar.

Kredi kartlarını veresiye defterine benzetemiyoruz, bankalar her ay hesap kesim günü kart bakiyesinden alacağını anında alıyor. Limit dolduğunda da vatandaş başını çevirecek bolluk bulamıyor. Nerede o eski günler…

Bu adet ve bunun gibi niceleri muvaffakiyetin, başarının, iktisadi vb konularda güçlü olmanın sırrının ihlâsta olduğunun en güzel delillerindendir. Sırf ALLAH rızası için yapılan, içine zerre kadar riya girmeyen hareketler ve davranışlarla dolu böyle bir cemiyette, toplumda ve devlette elbette ki kolay kolay ne hırsızlık olur, ne de suç işlenir.

Ecdadımızın bu güzel âdeti unutulmaya yüz tutmuştur. Her kim bu yazıyı okur ve akabinde anlayıp  derin bir iç çekiyorsa, temennimiz odur ki fakiri fukarayı sevindirir, ALLAH rızası gözetir ve insanlara elinden geldiğince ikramda bulunur. Osmanlı’yı altı asır ayakta tutan dinine olan düşkünlüğü ve hizmetidir. Bizde milletçe ecdadımızın açtığı yoldan ilerleyerek bu kutlu milleti eski müreffeh ve saadetli dönemlerine tekrar döndürebiliriz inşallah.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.