Türk Dil Bayramı

Türk Dil Bayramı

Türk Dil Bayramı nedir, Türk Dil Bayramı ne zaman ve ne amaçla kutlanır, Tarihçesi, anlam ve önemi ile ilgili yazı. 1932'deki ilk Türk Dili Kurultayı'nın açılış günü olan 26 Eylül, ülkemizde “Dil Bayramı” olarak kabul edilmiştir.

Bir ulusun dilini yitirdiğinde özgürlüğünü de yitireceği Göktürk Hakanı Bilge Kağan tarafından MS 732 yıllarında yazılmış olan Orhun Yazıtları’nda da açıkça ifade edilmiştir.

Konunun bu denli önemli olmasına rağmen Selçuklu ve Osmanlı Döneminde özellikle 16. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasında Türk Dilinin ulusal bir dil olduğu unutulmuş, özellikle yöneticiler ve çağın bilim ve sanat adamları tarafından Farsça ve Arapçaya daha çok önem verilmeye başlanmıştır. Bunun üzerine ilk kez Karamanoğlu Mehmet Bey 15 Mayıs 1277 tarihli ünlü buyruğunda;

“Bugünden sonra divanda, dergahta, barigahta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır.” diyerek tarihe geçmiştir.

Türkçe bu dönemde Anadolu’da halk arasında kullanılan yaygın bir dil olurken, daha sonraları Osmanlı Devleti’nin yönetim kesimini oluşturan; aydın, ulema ve saray çevresi resmi yazılarda ve sanat eserlerinde Türkçe, Arapça ve Farsça’dan oluşan herkesin kolay kolay anlayamayacağı bugün “Osmanlıca” adı verilen yapma ve uydurma bir dil kullanılmaya özen gösteriyorlardı. bu dil öylesine yapay ve yapma idi ki halk arasından hiç bir Osmanlıca temelli bir sanat eseri (örneğin bir türkü) ortaya çıkmamıştır. Çünkü halk asla Osmanlıca dilini konuşmamıştır.

19. yy.’da Osmanlı Devleti’nin her alandaki gerileme ve çöküntüsü sırasında, bir grup aydın tarafından Türkçe’nin sadeleşmesi ve bir devlet dili halini alması için çabalar harcanmıştı. Ünlü düşünürümüz Ziya Gökalp de;

Başka dile uymaz annemin sesi
Her sözün arasan vardır Türkçesi

diyerek Türkçenin ne denli zengin bir dil olduğunu anlatmaktadır.

Atatürk’ün önderliğinde, genç cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte Türk kültürü ve Türk dili alanında önemli atılımlar yapılmıştır. Eğitim ve kültürümüz öz kaynaklarımıza yöneltilirken, Türkçeye daha uygun yeni bir alfabe kabul edilmiş, böylelikle Tükçe okuma yazma daha çabuk öğrenilir ve kullanılır duruma gelmiştir. Arap kökenli alfabe Türk dilini kendi öz benliğine kavuşturmak, diğer ülkelerin etki alanından kurtarmak, aslında var olan güzellik ve zenginliğini ortaya koymak için 12 Temmuz 1932’de Türk Dil Kurumu’nu kurdu. 20 Eylül 1932’de de “I. Dil Kurultayı” İstanbul, Dolmabahçe Sarayı’nda toplanarak bu alanda çalışmalar yaptı..

Türk Dil Kurumu’nun, Türkçenin kolay söylenir ve anlaşılır, zengin anlamlı bir dil olmasını sağlama çabalarına biz cumhuriyet çocukları da Türkçeyi severek, bu sevgimizi de 26 Eylül günü kutladığımız her “Dil Bayramı” nda biraz daha pekiştirip, yoğunlaştırarak katkıda bulunmalıyız. Günümüzde Türk Dil Kurumu dilimizle ilgili etkinliklerine devam etmektedir.

Büyük önderimiz Atatürk, güçlü bir devlet için, güçlü bir dilin gereğine inandığından Türk diline ve bu konuda yapılan çalışmalara fiilen katılmış, bu konuda da önderlik etmiştir. Atatürk, çeşitli konuşmalarında dilin devlet ve toplum hayatındaki önemini belirterek bu konuda her Türk bireyin, üstüne düşen görevi yapmasını istemiştir.

Bizler de Atatürk’ün verdiği bu görevi; Türkçe’yi en iyi şekilde öğrenip, uygulayıp yaşatarak yerine getirmeliyiz. Türkçe’mize sahip çıkamaz isek vatanımıza da sahip çıkamayacağımızı asla unutmayalım.

Kaynak:Haber Kaynağı

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.