Abim Deniz Kitap Özeti - Can Dündar

Abim Deniz Kitap Özeti - Can Dündar
Hiç Yayınlanmamış Mektup ve Fotoğraflarla Hamdi Gezmiş'in Anıları

Abim Deniz Can Dündar

Hiç Yayınlanmamış Mektup ve Fotoğraflarla Hamdi Gezmiş'in Anıları

Son zamanların en iyi belgesellerine imza atan Can Dündar yine çok ses getirecek bir esere imza atıyor ve Abim Deniz kitabı ile Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in anılarından Deniz Gezmiş’in hayat hikayesini okurlarına sunuyor.

Bir zamanlara damgasını vurmuş ve günümüzde bile hala izlerini görebildiğimiz, dahası her direniş ve mitingde hala onun adı ve resminin kullanıldığı Deniz Gezmiş’in bilinmeyen yönleri Abim Deniz kitabında yer alıyor.

Hamdi Gezmiş’in anılarından yola çıkarak oluşturulan kitapta aynı zamanda gizli kalan tarihi fotoğraflar, Deniz Gezmiş’in yazmış olduğu mektuplar, topladığı belgeler ve daha birçok tarihi gerçek bulunuyor. Deniz Gezmiş’i daha iyi tanımak isteyenler için mükemmel bir kitap.

**********

“Baharın en güzel ayı benim için de mayıs olabilirdi, eğer abim Deniz ve iki yiğit arkadaşı 72’nin 6 Mayıs’ında kin ve intikam duygularıyla idam edilmeseydi... “ diyerek başlıyor Hamdi Gezmiş söze.

Aslen Erzurumlu, öğretmen bir anne babanın ortanca çocuğu olan Deniz, 28 Şubat 1947’de Ankara’nın Ayaş Kasabasında dünyaya gelmiştir. Babasının İlköğretim Müfettişi olmasıyla önce Sivas’a, ardından İstanbul’a taşınırlar. Henüz ilkokul yıllarındayken cesareti, liderlik özelliği, kitaplara ve siyasete olan merakıyla diğer arkadaşlarından farklı olduğunu göstermiştir Deniz.

Macera dolu hayatının ilk eylemi Haydarpaşa Lisesi’nde öğretmenine atılan iftirayı aklamak için yaptıkları ayaklanmadır. Yıllar sonra öğretmeni Deniz’in babasına “Ben senin oğlun sayesinde temize çıktım hakkını ödeyemem” diyecektir.

İkinci sınıfta fizik dersinden kalınca, lise hayatına Bilir Koleji’nde devam etmiştir. İngilizcesini burada geliştirmiş hatta kendisine başka ülkelerden mektup arkadaşları edinmiştir. Türkiye’nin o dönemdeki karışıklıklarından siyasete zaten meraklı olan Deniz de etkilenmiş ve artık aktif olarak siyasetle uğraşmak adına Türkiye İşçi Partisi’ne üye olmuştur.

Liseden sonra Deniz, fen ve hukuk fakültesini kazanmış babası Cemil Bey’in kaygıları üzerine fen fakültesine başvurmuş, ancak son anda karar değiştirerek İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydını yaptırmış, böylece içinde yanan siyaset ateşini daha da alevlendirmiştir. O günden sonra Deniz’in kısacık hayatı eylemler ve göz altılarla geçecek, Deniz Gezmiş ismi duyulmaya ve göze batmaya başlayacaktır. İlk ciddi olayı 1968’in Mart ayında yasanmış, Deniz’in önderliğindeki grup bakana hakaretten tutuklanmıştır. Böylece belli aralıklarla ölümüne kadar sürecek cezaevi macerası da başlamıştır.

Bu süreçte ailesi, özellikle ayrı görüşlere sahip olsalar da Babası Cemil, Denizin her zaman arkasında durmuş onu kurtarabilmek için elinden geleni yapmıştır.

Deniz bir ay dışarıda iki ay hapishanede yaşamına devam etmiş ancak askerin yönetime el koymasıyla birlikte Deniz ve arkadaşlarının eylemleri de daha ses getirir bir hal almıştır. Artık sokaklarda kan akmaya başlamasıyla silahlanma yoluna gitmişler ve banka soygunları, Amerikan askerlerini kaçırmak gibi tehlikeli eylemler yapmaya başlamışlardır. Deniz bir süre kaçak olarak inandığı yolda devam etse de bu kaçaklık fazla sürmemiş çocukluğunun geçtiği Sivas yolunda yakalanmıştır.

Bundan sonra hem Deniz hem ailesi için daha zor bir dönem başlamıştır çünkü iktidar Deniz ve arkadaşlarının gözdağı vermek amacıyla idamını istemekte ve yargılama sürecini baskılarıyla etkilemektedir. Ailelerin ve muhalefetin de baskılarıyla bazı tutuklular beraat ettirilmiş fakat Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan Yassıada’da yaşanan idamların da karşılığı olarak kurban seçilmişlerdir. Bütün çabalara rağmen karar değiştirilememiş Deniz ve yoldaşları aslında sonunu en başından beri bildikleri ölüme kararlı, gülerek, omuzları dik ve gururla yürümüşlerdir.

5 Mayısı 6 Mayıs Hıdırellez’e bağlayan gece Deniz, Yusuf ve Hüseyin sessizce hücrelerinden çıkarılmış cezaevinin duvarlarında Deniz’in “Haydi eyvallah arkadaşlar” sesi çınlamıştır. İdamı beklerken Deniz ailesine son mektubunu yazmış,(elleri kelepçeli olduğundan polis memuru tarafından daktiloda yazılmıştır.) son isteklerini avukatlarına iletmiş, arkadaşları ile bir araya gelip vedalaşmış ve saat 01.25 te ilk olarak Deniz ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR. Arkasından Yusuf ve Hüseyin. Denizden kalan son sözler ise şunlar olmuştur;

Yenilmişsem
Elim kolum bağlı
Boynumda yağlı ip
Gelip dayanmışsam darağacına
Dudaklarımda yarın
Gözlerim yarınlarda
Unutmak mı gerek seni?
Kapılar kapalı
Tutulmuşsa gece kapkara yollar
Sıcacık bir sevgi
Sunmayacak mıyım insanlara?
Bakmayacak mıyım yarınlara?
Seslenmeyecek miyim insanlara?

Deniz Gezmiş hakkında bugüne kadar yazılan kitaplardan farklı Abim Deniz. Bugüne kadar olaya Deniz ve Yoldaşlarının tarafından baktık. Peki ya gözü yaşlı anne babalar ve kardeşler. İşte Can Dündar bu kitabında Denizin küçük kardeşi Hamdi Gezmişin anıları ve anlatımını bugüne kadar gizli kalmış ya da yanlış aktarılmış görsellerle de destekleyerek sunmuş okuyucuya.

Kitabın yazılış amacı bugüne kadar Deniz Gezmiş hakkında oluşan bilgi kirliliğini birebir aileden birinin anlatımı ve belgelerle ortadan kaldırmak. Ayrıca bir başka amaç da bu kitaptan gelecek gelirle Deniz Gezmiş Vakfının temellerini atıp ekonomik düzeyi iyi olmayan öğrencilere burs sağlamak ve onun ideolojisini yaşatmak.

1
0
0
0
0
0
0
👍
👎
😍
😥
😱
😂
😡
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.