Hz. İbrahim’den (a.s.) tevhid dersi

Hz. İbrahim’den (a.s.) tevhid dersi

Hz. İbrahim (a.s.), babasının ve halkının putlara tapmasına bir türlü anlam veremiyordu. Babasının ve toplumunun Allah’ı (c.c.) bırakıp da hiçbir şeye gücü yetmeyen cansız varlıklardan yardım dilemeleri Hz. İbrahim’i (a.s.) çok rahatsız ediyordu.

Onları kendilerini sorgulayarak yaptıklarından vazgeçmeleri için uyarıyordu. Ancak onlar atalarından öğrendikleri bu kötülüğü alışkanlık edinmişlerdi ve bundan vazgeçmek istemiyorlardı. Mesela bir gün Hz. İbrahim (a.s.) babasına ve halkına:
“Babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bir şeye niçin tapıyorsun? Bu heykellere ne diye tapınıp duruyorsunuz?” diye sormuştu. Onlar da:
“Babalarımızı (atalarımızı) bunlara ibadet ediyor bulduk.” diyerek atalarından edindikleri bu alışkanlıktan vazgeçmek istemediklerini söylemişlerdi. İbrahim Peygamber onların bu cevapları üzerine apaçık bir yanlışlık içinde olduklarını söylemiş, gerçek mabudun, gökleri ve yeri yaratan Allah (c.c.) olduğunu onlara hatırlatmıştı.
Bütün bu hatırlatmalara rağmen onlar yanlışlarından vazgeçmiyordu. Hz. İbrahim (a.s.) toplumunu Allah’tan (c.c.) başka varlıklara tapmaktan vazgeçirmek için onları şaşkına çevirecek bir plan yaptı. Tapındıkları putların olduğu alana giderek büyük put hariç geri kalan tüm putları kırıp parçaladı. Putların parçalandığını görenler:
“Kim yaptı bunu tanrılarımıza! Bunu yapan zalimdir.” dediler. İçlerinden bazıları: 
“Bunu yapsa yapsa İbrahim yapmıştır, çünkü o putlarımız aleyhine konuşuyordu.” dediler. Bunun üzerine İbrahim Peygamberi çağırıp ona:
“Ey İbrahim Tanrılarımıza bunu sen mi yaptın?” diye sordular. Hz. İbrahim (a.s.):
“Hayır! Bunu şu büyük olanları yapmıştır, konuşabiliyorsa ona sorun.” dedi.
Hz. İbrahim’in (a.s.) bu cevabı üzerine toplanan kalabalık şaşkına döndü. İçlerinden bazıları Hz. İbrahim’e (a.s.) hak verdi, bazıları da eski inanç ve alışkanlıklarında ısrar ettiler. Yanlışlarından dönmek istemeyenler Hz. İbrahim’e (a.s.):
“Bu putlar konuşamazlar, nasıl bize cevap verecekler? Bunu sen de gayet iyi biliyorsun.” diyerek aslında tapındıkları şeylerin kendisini bile koruyamayan, elinden bir şey gelmeyen varlıklar olduğunu itiraf etmişlerdi. Bu sözleri üzerine Hz. İbrahim (a.s.) onlara dönerek:

“Siz, Allah’ı (c.c.) bırakıp size hiçbir fayda, hiçbir zarar veremeyecek şeylere nasıl tapıyorsunuz? Size de Allah’tan (c.c.) başka tapındığınız şeylere de yazıklar olsun! Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?” dedi.
Hz. İbrahim’in (a.s.) bu sözlerinden hoşlanmayanlar onun ateşe atılıp yakılmasını istediler. Böylece onu tanrılarına yaptığından dolayı cezalandıracaklardı. Büyük bir ateş yakıp, içine Hz. İbrahim’i (a.s.) atmaya kalkıştılar.
Evrendeki her şey Allah’ın (c.c.) izniyle gerçekleşir. Allah (c.c.) ne dilerse o olur.
Yüce Allah ateşe “Ey ateş, İbrahim için serin ol” diye emretti. Allah’ın (c.c.) emriyle ateşin yakma özelliği ortadan kalktı, serinlik ve ferahlık kaynağı oldu. Yüce Allah Hz. İbrahim’e (a.s.) tuzak kurup ona kötülük yapmak isteyenleri engelledi. Böylece onlar kötülüğü kendilerine yapmış oldular.
(Enbiyâ suresi, 51-70. ayetler çerçevesinde bu kitap için yazılmıştır.)


Kaynak:Haber Kaynağı

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.